Korkudan tir tir titrerim ama dünya lideriyim!..

Haberleri —

Korku insanın elinde olan bişey midir ya da korku üzerine yazılanları okuduğumuzda korku esasında MAÇO bişey midir, sanırım insanlık bunu hep tartışacak. Ya da olaya başka açıdan bakmak lazım belki de, kaç türlü korku vardır, insan kendi korkusunu yaratır mı, bu da bir hastalık mıdır, bunu ARTI TV’de bir uzmanla konuşacağım. Mesela savaş halinde bir ülkedesiniz ve her an bir bomba patlamasıyla ölebilirsiniz ve dışarı çıkarken ya dikkat edersiniz ya da çıkmazsınız, bu abartmamak kaydıyla doğal bir korkudur.

Bir de refleks korku vardır, ummadığınız ve beklemediğiniz anda oluşur ve beyin salisesinde korkmanızı emreder ve vücut korku belirtisini gösterir. Burada esasında bahsedeceğim korku Recep Tamam Erdoğan’ın yaşadığı korku, ne yalan söyleyeyim Binbir Gece Erdoğan’ın Korku Masalları diye bir kitap yazsam kaç cilt olur bilmiyorum.

12 Eylül darbesi döneminde gazetecilik yaparken düşündüğüm bir yaramazlıktır bu, sıkıyönetim muhabiriydim ve arasıra da olsa Kenan Evren’in toplantılarına gidiyordum. Garip bir korkuyla gidiyordum, adam babamın düşmanıydı ve her şeyi yapabilirdi, ayrıca kod adımla fotoğrafım yayınlanmış ve aranıyordum. Bu yaşadığım insani bir korkuydu ama benim kafamda uydurduğum korku şekli başkaydı ve belki de kendi korkumu bastırmak için bilinç altım emretmişti bunu bana.

Yapmak istediğim tam olarak şuydu, Kenan Evren yine Selimiye Kışlası’na gelmişti, aşağı katta arkadaşlarım işkence görüyordu ve biz gazeteciler bir odada onun saçmalıklarını dinliyorduk. İşte tam o sırada elimde son noktasına kadar şişmiş bir balon olacaktı ve en sessiz anda onu patlatacaktım. Olayı sadece ben bildiğimden o an Evren’i kameraya alacaktım. Büyük olasılıkla yere kağıt gibi yapışmış olacaktı, altından yavaş yavaş sular gelmeye başlayacaktı ve ben her saniyesini, hatta belki de çift kamerayla hem yüzünü hem de vücudunu çekecektim. Kendimce rezil edecektim o kendini darbeyle dünya lideri zanneden korkak faşisti.

Birden korkak faşist deyince aklıma geldi, faşizm de korkunun bir eseri değil mi, kapitalizmin korkusu belki de, korkuyu mutlaka televizyonda bir psikologla konuşacağım ama siyasi anlamda bu konuyu sevgili Veysi Sarısözen yazsa ne güzel olur, nüktedan diliyle çok güzel anlatır.

Erdoğan’ın korkusu başka tür bir korku, daha önce de yazmıştım Erdoğan mazoşist diye, evet mazoşist, çünkü kendi korkusunu kendi yaratıyor, korktukça faşistleşiyor ama faşistleştikçe de korkusu artıyor. Gazeteci olarak bize de bilgiler geliyor, mesela koruma konvoyunu hepimiz biliyoruz ama nasıl uyuduğunu bilmiyoruz. Bana gelen bilgiye göre uyuduğunda 8 koruma nöbetçi varmış.

Böyle yaşamak mı olur ya da uyumak mı olur. Düşünsenize kendinizi dünya lideri sanıyorsunuz ve sizden ödü patlayan korumalarınız var, oysa onlar orada siz korktuğunuz için varlar ama korkarken sizin osuruk sesinizi bile ezberlemişler artık. Ya da tuvalete gittiğinizde, ses geçirmez tuvalet dediğinde her yere taşınmaz ki, taşınsa bile bunu dış mihraklara açıklayamazsınız. Ne diyecek dışişleri sözcüsü, “Efendim bizim başkanımızın osuruk sesi herkesten değişiktir ve taklit edilmesinden nefret eder” mi diyecek.

İşte o balon olayını yaşamak istiyorum Erdoğan ile, ne kadar cengaver bir başganım olduğunu bilmek benim de hakkım değil mi yani, ben sadece Tarkan ve Karaoğlan’la mı büyüyeceğim, Erdoğan gibi bir kahramanı yok mu sayacak bu tarih? Dünya lideri böyle mi olur, bir balon patladığında değişik kokular mı çıkartır, ben korkusuz başganımı istiyorum.

paylaş

Haberler


   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.