- Koronavirüse karşı Avrupa’nın diğer ülkelerinden farklı bir yol izleyen İsveç’te şu ana kadar 18 Kürt yaşamını yitirdi, 60’ı aşkın Asuri-Süryani hayatını kaybetti. Cenaze ve taziye törenlerine katılmak virüsün yayılmasında önemli bir faktör oldu.
REWŞAN DENİZ
Diğer Avrupa ülkelerinden farklı bir yol izlenerek sert tedbir ve yasaklara gidilmeyen İsveç’te hayat neredeyse normal devam ediyor. Sadece testi pozitif çıkanlar ve hasta olduğu tahmin edilenler karantina altında tutuluyor. Okullar, işyerleri, restoranlar açık. Ağırlıklı risk grubundakilere yönelik uyarılar yapılırken; salgın yayıldıkça başlangıçta 400 olan halka açık toplantılar 50’ye düşürüldü.
Stockholm 1. sırada
İsveç aynı zamanda Kürt, Türk, Asuri-Süryani göçmenlerin yoğun yaşadığı bir ülke. Tahminlere göre İsveç’te 150 bine yakın Kürt ve Asuri-Süryani yaşıyor. Nüfusun önemli bir çoğunluğu ise nüfusun en kalabalık olduğu ve korona vakasının en yoğun görüldüğü Stockholm’de yaşıyor. İsveç Demokratik Kürt Toplum Merkezi Eşbaşkanı Rıdvan Altun ve Asuri-Süryani gazeteci Yakup Mirza ile ülkedeki durumu, korona vakalarını, alınan önlemleri ve problemleri konuştuk.
'İsveç modeli' doğru mu?
İsveç’in diğer Avrupa ülkelerinden farklı bir strateji uyguladığını belirten Altun, "Tümden eve kapatma yerine, toplum sorumlu davranmaya teşvik ediliyor. Stockholm gibi büyük şehirlerde -vaka sayısı da en yüksek- salgının son günlerde gerilemesi, İsveç’i kendi stratejisini daha fazla savunur hale getirdi. Benim gördüğüm, devlet sermayeyi korumakla birlikte, toplumu da sorumluluğa teşvik ediyor. Toplumun kendini koruma refleksi, devletin sermayeyi koruma stratejisine rağmen daha anlamlı" dedi.
Gazeteci Yakup Mirza da İsveç’in diğer Avrupa ülkelerinden farklı olarak "otoriter bir tarz yerine tavsiyelerde bulunduğunu, keskin yasaklar getirmediğinin" altını çizerken, "Politikaları doğru mu, şimdiden bir şey söylemek mümkün değil" ifadesini kullandı.
Kriz masaları oluşturuldu
Altun, "Korona nedeniyle 30’un üzerindeki derneklerimizin tümü kapalı" diyerek, çalışmalarının merkezinde koronayla mücadele olduğunu ifade etti.
Stockholm, Göteborg, Örebro, Västerås, Gävle, Borlänge, Karlstad, Helsingborg ve Malmö şehirlerinde kriz masaları oluşturulduğunu aktaran Altun, "Meclislerimiz diğer toplum kesimleriyle birlikte kriz masaları oluşturarak yardıma ihtiyaç duyanlar için çalışmalar yürütüyor. Devlet kurumlarıyla, belediyelerle eşgüdümlü çalışıyoruz" dedi.
Örgütlü toplumun öneminin böylesi süreçlerde daha fazla açığa çıktığını da sözlerine ekleyen Altun, "Diğer göçmen gruplara nazaran kimi eksiklikler de olsa biz, toplum olarak daha hazırlıklıyız" diye konuştu.
18 Kürt ve 60’ı aşkın Asuri-Süryani
İsveç genelindeki koronadan dolayı yaşanan kayıplara ilişkin de bilgi veren Altun, Kürtler ve Asuri Süryanilerle ilgili ellerindeki verileri de paylaştı.
Altun, "Kürt toplumu olarak şimdiye kadar bize intikal eden verilere göre; 18 kişi hayatını kaybetti, 100’e yakın kişi de enfekte olmuş durumda, 7’sinin durumu ağır. Stockholm’de 12, Eskilstuna’da 3, Göteborg’da 1 Kürt hayatını kaybetti. Asuri-Süryaniler açısından ise çok daha üzücü bir tablo var. 60’ı aşkın kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor, vaka sayısı ise maalesef yüzlerle ifade ediliyor."
Yüzde 7’sinden fazlası Asuri
Gazeteci Mirza ise İsveç yetkililerinin resmi açıklamalarına göre salgından etkilenen göçmenler arasında ilk sırayı Somalilerin aldığını, ikinci sırada ise Asurilerin olduğunu söyledi. Stockholm’de hayatını kaybedenlerin yüzde 7’sinden fazlasının Asuri-Süryani olduğu bilgisini paylaşan Mirza, "60’dan fazla Süryani hayatını kaybetti" dedi.
Önceki gün itibarıyla Stockholm’de yaşamını yitirenlerin sayısı 897’yi bulmuştu. Bu sayının artışında uyarıların dikkate alınmamasının etkisi olduğunun altını çizen Altun, taziye ve benzeri kitsel etkinlerinin virüsün yayılmasında önemli bir faktör olduğunu söyledi.
Altun, "Özelikle bazı şehirlerde bu tür etkinlikler Kürt toplumu içinde virüsün yayılmasına ve birçok kişinin ölmesine sebep oldu" dedi.
Sonuçları ağır oldu
Gazeteci Yakup Mirza ise somut bir örnekle durumu özetledi: "Aslında bu biraz yaşam şekli, kültür ile alakalı bir durum. İlk başta Ortadoğulu insanlar hükümetin önlemleri ciddiye almadı. Dernekler kapanmadı, cenaze törenleri, taziyeler sürdü, kahveler çalışıyordu vs. Başta 400 kişiye kadar toplanma hakkı vardı, sonra 50’ye düştü. İlk başta 'ben nasıl kiliseye gitmem, kim camiyi kapatabilir' gibi tepkiler veriliyordu ve bunların sonuçları ağır oldu. 17 yaşında Asuri-Süryani bir genç öldürülmüştü, bu gencin taziyeye gidenlerin çoğu virüsü kaptı. Çok sayıda kişi yaşamın yitirdi."
100’ün üzerinde kişi virüs kaptı
İsveç Demokratik Kürt Toplum Merkezi Eşbaşkanı Rıdvan Altun da yakın zamanda Eskilstuna’da düzenlenen bir cenaze töreninde 100’ün üzerinde kişinin virüs kaptığını belirterek "Öyle ki bu nedenle bu kentteki vaka sayısı ciddi artış gösterdi ve en çok vakanın olduğu ikinci kente yükseldi, 3 Kürt de burada hayatını kaybetti" diye ekledi.