• Türk saldırılarının sürdüğü, BAAS rejimi ve Federe Kürdistan yönetiminin de destek vermekten imtina ettiği Kuzey-Doğu Suriye, şimdilik koronavirüsün erişmediği ender bölgelerden.

Özerk Yönetim, Mayıs ve Haziran boyunca elektrik, su ve temizlik faturalarının alınmayacağını duyurdu. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, işgal saldırıları, ambargo ve kuşatmaların yanı sıra musallat edilen DAİŞ tehdidine rağmen sosyal temas ve hijyen konusunda aldığı tedbirlerle şimdilik küresel salgının ulaşmasını engellemiş durumda. Şehba alanı dahil, Kuzey-Doğu Suriye’nin tamamında, henüz tespit edilmiş bir koronavirüs vakası yok. Özerk Yönetim, sokağa çıkma yasağını 15 gün daha uzattı.

Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi, koronavirüsü salgınına karşı tedbirleri kapsamında 23 Mart’tan başlamak üzere 15 günlük sokağa çıkma yasağı ilan etmişti. Bugün yayınlanan genelge ile sokağa çıkma yasağı 15 gün daha uzatıldı. Genelgeye göre; tarım ilaçlama dükkanları, veterinerler, tarım malzemeleri satan dükkanlar saat 17.00 ile 01.00 arasında açık bulunacak. Özerk Yönetim Yürütme Meclisi Eşbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada, Mayıs ve Haziran aylarında su, elektrik ve temizlik faturalarının alınmayacağı bildirildi.

 

12 hekimden oluşan kurul

Kuzey-Doğu Suriye'de virüsle mücadele için 12 doktordan oluşan kurulda yer alan Fırat Bölgesi Sağlık Bakanı Dr. Ehmed Mehmud, kısıtlı imkanlara rağmen salgına karşı etkili bir mücadele verdiklerini söyledi. Şimdiye kadar herhangi bir vakaya rastlanmadığını MA’dan Nazım Daştan’a aktaran Mehmud, her kent ve bölge için ayrı tedbirler uygulamaya soktuklarını ifade etti. Mehmud, bulundukları Kobanê’de karantina için üç ayrı yer tahsis ettiklerini dile getirerek, “Bu yerler salgına yakalananları karantiya alabilmek için oluşturduğumuz yerlerdir. Ayrıca acil hareket edebilecek sağlık ekipleri oluşturduk. Onun için bir iletişim hattı belirledik ve bunu tüm halkımızla paylaştık. Bu durumda bir şey olursa ekiplerimiz derhal oraya gidebilecek. Hastanın durumuna göre müdahale edilecek. Bu ekiplerimiz bu güne kadar bir çok yeri gezdi, ancak bir vakaya rastlamadı” dedi.

Salgın çevreye gelmeden

Mehmud, salgının bölgelerine sirayet etmemesinin nedeninin çok çabuk yaptıkları hazırlık ve aldıkları tedbirler olduğunu belirterek, salgın çevrelerine bulaşmadan sınırların giriş ve çıkışların kapattıklarını hatırlattı.

 

Ünrettikleri kitlerle test

Sokağa çıkmanın yanında koronaya karşı ürettikleri kitlerle testler yaptıklarını kaydeden Mehmud, “Şimdi bu testlerden bir bölümünü buraya getirdik. Bu durumun biraz daha süreceğini düşünüyorum. Halen oluşturduğumuz kriz masasında bunu tartışıyoruz. Bizim halkımızdan tek isteğimiz, şu an için evlerinden çıkmamalarıdır” dedi.

Kobanê’deki bilim kurulu

Salgına karşı Kobanê’de oluşturulan Bilim Kurulu hakkında da bilgi veren Mehmud, söz konusu çalışmanın öncülüğünü Sağlık Bakanlığı'nın yaptığını kaydetti. Mehmud, kurulun amacını ise şöyle anlattı: "Kurul olarak bir program belirledik. Olası bir durumda nasıl hareket edeceğimizi kararlaştırdık. İşte vaka olursa ne zaman karantiya alınacak, hangi ilaçlar kullanılacak, evde mi ya da karantina yerinde mi müdahale edilecek, var olan rahatsızlık korona mı değil mi, bunların hepsi aşama aşama kurulca belirlenecek ve ona göre gidilecektir. Ayrıca kurul olarak bu salgına karşı bir çözüm üretmek için de çalışmalar kaydetmek istiyoruz. Var olan imkanlara göre bizim de üzerinde çalıştığımız çözüm metotları var.”

Şehba’da vaka yok, tehdit çok

Şehla bölgesi ise Kuzey-Doğu Suriye’nin diğer kısımlarına göre daha dezavantajlı. Türk devleti ve çeteleri ile rejimin sardığı Şehla bölgesi rutin olarak Türk saldırılarıyla muhatap. Efrînlilerin büyük bölümünün de göçmen olarak kaldığı Şehba’da imkanlar çok sınırlı; basit ilaç ve malzemeler ulaşmak bile büyük çaba gerektiriyor. Avrin Hastanesi doktorlarından Osman Şêx İsa, bütün bu olumsuzluklara rağmen Şehba’da tespit edilen koronavirüs vakası bulunmadığını söyledi. ANHA’ya konuşan Dr. Şêx İsa, bunun pandemi tehlikesinin bulunmadığı anlamına gelmeyeceğini, şüpheli kişilere yapılan testlerin de negatif çıktığını belirtti.

 

15 günün önemi

Halkın sokağa çıkma yasağından memnun olduğunu ifade eden Dr. Şêx İsa, sağlık hizmetlerinin 24 saat aksamadan verildiğini kaydetti. Dr. Şêx İsa, “Önümüzdeki 15 gün çok önemlidir. Bu 15 gün içerisinde virüs tespit edilmezse kritik eşiği aşmış oluruz” diye konuştu.

Kriz masasının tavsiyelerine uyarak evinde kalanlara teşekkür eden Dr. Şêx İsa, ambargo nedeniyle kamp halkının zorlandığını da bildiklerini vurguladı. BM’nin ateşkes çağrılarına rağmen Türk devletinin kantona yönelik saldırılarda bulunmaya devam ettiğini hatırlatan Şêx İsa, Dünya Sağlık Örgütü’ne göçmenlerin durumunun göz önüne alınması için çağrı yaptı.

 

Suriye’de vakalar var

Suriye’nin diğer kentlerinde ise tespit edilen vakalar var ve salgın yayılıyor. SOHR, Suriye’nin Şam, Halep, Lazkiye, Tertus, Humus, Hema ve Dera kentlerinde vaka sayısının 30’un üzerinde olduğunu duyurdu. Dêrazor’daki 34 İranlı miliste virüse rastlandığını, durumu ağırlaşan iki milisin Irak’a gönderildiğini ve öldüklerini kaydeden SOHR, Ocak ve Şubat aylarında göğüs iltihabı ve öksürük şikayeti ile Suriye hastanelerine başvuran 8 kişinin yaşamını yitirdiğini hatırlattı. SOHR, doktorların hastaların neden hayatını kaybettiğini tespit edemediğini duyurdu.

 

Ekonomik kriz etkileyecek

Ekonomist ve yazar Çeleng Umer ise ekonomik boyutlarına da dikkat çekerek, salgının Suriye ekonomisine de büyük zararlar vereceğini söyledi. Ekonomik ambargoların ve savaşın virüsün Suriye ekonomisine olan etkisini katlayacağını vurgulayan Umer, “Suriye’nin ekonomisi savaştan dolayı yüzde 60 dolaylarında küçülmüştü. Suriye devletinin koronavirüs için ayıracağı bütçe ekonomiyi daha da zora sokacaktır. Suriye halkının yüzde 80’i açlık sınırında yaşıyor. Enflasyon yüzde 2 bin dolaylarında seyrediyor. Suriye Lirası değerini büyük oranda yitirmiş durumda. Suriye halklarının alım gücü oldukça düşük seviyelerde seyrediyor. Koronavirüse karşı alınacak her türlü tedbir Suriye halkının ekonomik yükünü ağırlaştıracaktır” dedi.

 

Özerk Yönetim’in omuzlarındaki yük

Koronavirüs nedeniyle alınan tedbirlerin Kuzey-Doğu Suriye ekonomisini de olumsuz etkileyeceğini kaydeden Umer, ANHA’daki değerlendirmesinde, şunları ifade etti: “Halkın büyük çoğunluğu geçimini günlük işlerden sağlıyor. Bu işlerin durdurulması halkın büyük zorluklar yaşamasına neden olacaktır. Uluslararası yardımların yapıldığı Til Koçer sınır kapısı kapatıldı, bu 700 bin göçmeni etkiliyor. Böylece Özerk Yönetim’in omuzlarına büyük bir yük bindirecek. Bunun üstüne bir de göçmenlerin koronavirüsten korunması için alınacak ekonomik tedbirleri eklediğimizde karşı karşıya olunan tablonun ciddiyetini daha iyi anlarız.”

 

Hasat mevsimi geliyor

Kuzey-Doğu Suriye ekonomisinin temelinin tarıma dayanıyor ve hasat mevsimi de yaklaşıyor. Özerk Yönetim’in tedbirler alması, çiftçilere destek olması gerektiğini dile getiren Umer, şu öneride de bulundu: “Özerk Yönetim yardım kolileri dağıtmak yerine fiyatları düşürmek ve yeni ekonomik kaynaklar oluşturmaya mesai harcamalı. Temel gıda maddelerinin üretimine önem verilmeli. Tarım ve sanayi projesi üreten kişiler desteklenmelidir. Gerektiğinde Özerk Yönetim bu tür projeleri kendi hayata geçirmelidir. Temel gıda maddelerinin bulunduğu stratejik bir depo oluşturulmalıdır. İhtiyaç halinde piyasaya temel gıda ürünleri ve yakıt sürülmelidir. Özerk Yönetim şu ana kadar gıda güvenliğini sağladı. Sağlık alanında atacağı adımlarla virüsün yayılmasını da engelleyebilir.”

HABER MERKEZI