DERSİM DAĞDEVİREN

Yeni Koronavirüsünün yol açtığı Covid-19 enfeksiyon hastalığı dağılmaya ve can almaya devam etmektedir. Yazıyı hazırladığım Salı akşamı itibariyle Amerika merkezli Johns Hopkins Üniversitesi’nin verilerine göre dünyanın 185 ülkesinde 2 milyon 540 bin 553 kesinleşmiş vaka var; hastalıktan dolayı yaşamlarını yitiren insanların sayısı ise 175 bin 438. Gazetenin yayınlandığı Almanya’da 148 bin 024 insanda SARS-CoV-2 virüsü tespit edilmiş, şimdiye kadar 4 bin 948 kişi hayatını kaybetmiştir.

Hem bu verilere dönük hem de vakaların ve ölümlerin ülkelere göre dağılımına ilişkin sıkça sorulan bazı sorular vardır.

Neden Almanya’da ölüm oranı diğer ülkeler ile karşılaştırıldığında daha düşüktür? Almanya’da her hafta en az 350 bin test yapılmaktadır. Böylelikle virüs enfeksiyonu tespit edilenlerin sayısı yüksektir. 100 bin kişiye – veriler bölgelere göre değişse de - hastanelerde ortalama 600 yatak düşmektedir. Yoğun bakım bölümlerinde Korona pandemisi öncesi 28 bin yatak, yani 100 bin kişi için 34 yatak vardı. Pandeminin başlamasıyla birlikte kapasite neredeyse 40 bine çıkarıldı. Pandeminin başlangıcında yaklaşık 20 bin solunum cihazı varken, şimdi ise 30 bin solunum makinesi mevcuttur. Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülkede bu sayılar oldukça düşüktür. Örneğin Türkiye’de 100 bin insana 280 hastane yatağı düşmektedir. Yoğun bakım kapasitesi için de rakamlar oldukça düşüktür. Almanya’da yoğun bakım uzmanlarının sayısı diğer ülkelere göre yüksektir. Almanya’da birçok hastanede rutin çalışmalar askıya alınmış durumdadır. Böylelikle var olan kapasite özellikle Covid-19 hastaları için kullanılabilmektedir.

Niye Güney Kore, Hongkong, Taiwan ve Singapur gibi ülkelerde vaka sayısı diğer ülkelere göre daha düşüktür? Enfeksiyonun bulaşmasını engellemek için alınan önlemler sağlık sistemlerine, yani devletlerin sağlık politikalarına göre değişmektedir. Soruda bahsettiğim ülkelerde Korona testleri yaygın şekilde yapılmaktadır. Enfekte kişiler hızlı bir şekilde karantinaya alınmaktadır. Bu insanların yakınlarına derhal test uygulanmaktadır ve test sonucu belli olana kadar bu kişiler de karantina altına alınmaktadır. Kamusal alanda, yani dışarıda ağız ve burnu kapsayan maske kullanılmaktadır. Maskesiz dışarıya çıkmak yasaktır. Eller düzenli olarak yıkanmaktadır. İnsanlar arası en az 1,5 metre mesafe bırakılmaktadır. Bu önlemlerin her biri yüzde yüz etkili olmasa bile birlikte alındığında virüsün yayılmasını ciddi anlamda yavaşlatmaktadır / durdurmaktadır.

Dikkat çeken önemli bir nokta da kadınlar tarafından yönetilen ülkelerde vaka sayısının daha düşük olması veya vaka sayılarının yüksek olduğu, ama kadınların yönettiği ülkelerde ölüm oranının düşük olmasıdır. Kadınların yaşam anlayışları, insan hayatını verdiği değer, doğa ile sıkı bağlantısı, tehlikelerin anında hissedilmesi, tedbirlerin zamanında alınması ve bilim insanlarının başından beri prosedürlere dahil edilmesi bunun başlıca nedenleridir. Finlandiya, Yeni Zelanda ve Almanya bu konuda örnek ülkelerdir.