
Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü'nün (DİSA) "Köy koruculuğu"na ilişkin 2 yıl boyunca yaptığı araştırma sonucu rapor şeklinde hazırladığı "Geçmişten günümüze Türkiye'de paramiliter bir yapılanma köy koruculuğunun sistemi" isimli kitabın tanıtımı, Cegerwxîn Gençlik Kültür ve Sanat Merkezi Konferans Salonu'nda düzenlenen panelle yapıldı. Yaklaşık 200 sayfa olarak üç ayrı dilde bastırılan kitaba ilişkin düzenlenen panele, çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile öğrenci katıldı.
Korucu alımı sürüyor
Panelin sunumunu aynı zamanda kitabın yazarları olan Prof. Dr. Şemsa Özar ile Dr. Nesrin Uçarlar birlikte yaptı. 1 Şubat 2013 günü itibari ile 22 il sınırı içinde 46 bin 195 korucu olduğunu, resmi belgelere göre ise bu sayının 20-25 bin civarında olduğunu söyleyen yazar Prof. Dr. Şemsa Özar, çözüm sürecinin başlamasının ardından devletin yeni korucu alımı yaptığının bizzat koruculuk teklifinde bulunulan köylülerin tanıklığı ile ortaya çıktığına vurgu yaptı.
Çok işlevli paramiliter yapı
Silahların sustuğu bir dönemde koruculuğu hangi yollarla tasfiye edileceğini tartışmak yerine, korucu sayısının arttırıldığına dikkat çeken Özar, var olan bu paramiliter yapılanmanın devlet nezdinde silahlı bir "güvenlik gücü" olarak görüldüğünü ifade ederek, "Aynı zamanda asimilasyon ve böl-yönet yoluyla Kürt toplumunu hizaya getirme amacını da taşıdığına işaret etmektedir. Bu çok işlevli paramiliter yapı sayesinde, devlet bir yandan askeri anlamda alan hakimiyeti sağlamayı hedeflerken, diğer yandan bu bölgede yaşayan Kürtleri hizaya getirerek, her anlamda kontrol edilebilir bir mekân yaratma çabası içine girmiştir" dedi.
Özar, kitabın saha araştırması ile ilgili bölümünden korucular, eşleri ve çocukları ile koruculuk sistemi üzerine yapmış oldukları söyleşiden bazı kısımlarda paylaştı:
* Korucu, Van: Bugün de imkan olsa, bu sorunu çözseler, ilk silahı biz bırakırız. Hepimiz zorla korucu olduk.
* Korucu kızı, Lice: Bir yere gittiğimizde korucu çocuğu olduğumuzu diyemiyoruz, sorun çıkar diye. Ağabeyim üniversitede okuyor, o da hep gizli tutuyor.
* Korucu eşi, Silvan: Benim kocam da ölmüş ama yine de korkuyoruz, çünkü biz hainiz artık.
* Korucu, Midyat: Askeriye yeri geldiğinde iyi davranıyor, yeri geldiğinde baskı yapıyor, hakaret ediyor. Bu sistem batık durumda.
* Korucu, Kulp: Ya Muş ya Bingöl ya da Şirvan, her yere; istedikleri yerlere operasyonlara götürüyorlardı bizi. Mesele budur.
Suç işleyenler yargılansın
Saha araştırmasından bazı örnekler paylaşan Özar, son olarak koruculuk sisteminin tasfiye sürecinde dikkat edilmesi gereken maddeleri şu şekilde sıraladı:
* Korucuların silahları ve her türlü imtiyazları geri alınmalı, koruculuk sistemi tümüyle tasfiye edilmelidir.
* Sivillere karşı suç işlemiş korucular derhal mahkeme önüne çıkarılmalıdır.
* Korucuların belirli bir program içinde, işgal ettikleri topraklardan ve evlerden çekilmesi sağlanmalıdır.
* Korucuların özlük hakları karşılanmalı, çalışma yaşında olanların başka iş sahibi olmaları için seçenekler sunulmalıdır.
* Koruculuk yapmış ve yapmakta olanların, orman bekçiliği, okul güvenliği, petrol hattı bekçiliği gibi, güvenlik ve koruma işlerinde çalıştırılmamaları, silah taşımayı gerektirecek ya da başkaları üzerinde imtiyaz sağlayacak herhangi bir işte hiçbir surette çalışmamaları için önlemler alınmalıdır.
AMED