Feraşin Yaylası’nda bu yıl arama noktalarını arttıran ve girişleri yasaklayan askerler, gitmek isteyen köylülerden 90’larda yaşadıklarına dair ikametgah belgesi istiyor.
Van’ın Gürpınar ile Şırnak’ın Beytüşşebap ilçe sınırları içinde kalan Feraşin Yaylası’nda havaların ısınmasıyla birlikte yaylalara çıkmak isteyen köylülerden 1990’lı yıllarda yakılmış olan köylerde oturduklarına dair ikametgah isteniyor. Köyleri tamamen yıkılmış ve haritadan silinmiş olan Feraşinliler bu yüzden yaylalara çıkamıyor.
Tarım ve hayvancılığın önemli merkezi konumunda olan Feraşin Yaylası’nda bulunan 28 köy, ağır çatışmaların yaşandığı 1990’lı yıllarda Türk ordusu tarafından yakılarak haritadan silindi. Köylerin boşaltılmasıyla birlikte Feraşin koçerleri, kentlere göç emek zorunda kaldı.
Van Valiliği, Van’da yayla ve meraların kullanımına ilişkin kuralları Mart ayında yeniden düzenlediğini açıklamıştı. Açıklamada 103 mera ve yaylanın kullanıma kapatıldığı duyurulmuştu. Van’da 103, Hakkari’de 31 bölge ‘Geçici Askeri Güvenlik Bölgesi’ ilan edilmişti.
Baskılar ağırlaşıyor
Feraşin Yaylası sakinleri, 2004’te çıkarılan Köye Dönüş Yasası ile birlikte yaz aylarında yaylalara çıkmak için çadırlar kurdu. Kurulan çadırlar ile birlikte Feraşin Yaylası’nda tarım ve hayvancılık ile arıcılık yapan köylüler, son dönemlerde yine ağır baskılarla karşılaşmaya başladı. Köylüler yaylalara gitmek için saatlerce arama noktalarında bekletiliyor.
Van Valisi Murat Zorluoğlu’nun geçen yıl gittiği Feraşin’de yaptığı "Önümüzdeki yıl herkes özgürce yaylalara çıkabilecek" açıklamasına ve yasaklı bölge olmamasına rağmen Feraşin’e girişlere izin verilmiyor.
Koruculara sorun yok
Bu yıl havaların ısınmasıyla birlikte yeniden yaylalara çıkmak isteyen çiftçiler onlarca arama noktasından geçiriliyor. Sadece saat 10.00 ile akşam arası yarım saatliğine yaylaya gidilmesine izin veriliyor. Ancak, bu uygulama korucu ve aileleri için geçerli değil. Korucular istedikleri zaman yaylalara giderek topraklarını ekiyor, hayvanlarını otlatabiliyor.
Askerden özel izin
Korucu olmayanlardan 1990’lı yıllarda yakılan köylerde ikamet ettiklerine dair ikametgah belgesi isteniyor. Çiftçilerin Beytüşebap Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı’na giderek özel izin alması gerekiyor.
Konuya ilişkin bilgi veren çiftçiler, şunları söyledi: "Köylerimizi yakıp ortadan kaldırdılar. Şimdi de o köylerde oturduğumuza dair ikametgah istiyorlar. Feraşin’e girmek tamamen yasaklanmış durumda. Önümüze bariyerler yetmemiş gibi askeri kontrol noktaları konulmuş. Sadece yarım saat için saatlerce bekliyoruz."
ANF/VAN
Hayvanlar Zap’a hapis
HAMZA GÜNDÜZ/MA/HAKKARİ
AKP hükümetinin yıllardır bölgede uyguladığı "Özel güvenlik bölgeleri" nedeniyle yaylalara çıkamayan köylüler, hayvancılığı terk ediyor. Ellerinde az sayıda hayvan kalan bazı köylüler ise, yasaklara rağmen direnmeye çalışıyor. AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın "Nisan'da yasaklar kalkacak" sözlerinin üzerinden 4,5 ay geçerken, yasaklara yeni bölgeler katıldı. Hakkari ve ilçelerinde süren operasyonlardan kaynaklı sınır hatları tamamen sivillere yasaklı. Köylerin 100 metre dışına çıkamayan birçok besici, ya göç ediyor ya da hayvanlarını satmak zorunda kalıyor. Geçim kaynağı için direnen bazı köylüler ise yazın 50 dereceyi bulan sıcak bölgelerde kalmak zorunda.
50 yıldır çobanlık yaparak geçimini sağlayan İsmail Paksoy, iki yıldır Üzümcü (Dizê) köyünde çobanlık yaptığını ve yayla yasakları nedeniyle yazın dayanılmaz sıcaklarına mahkum edildiklerini söyledi. Hayvanların iki yıldır Zap vadisine hapsedildiğini dile getiren Paksoy, sıcak havalar nedeniyle Zap vadisinin hem hayvan sağlığı hem de verim açısından çok kötü olduğunu belirtti.
İki yıldır büyük sıkıntı
Erdoğan’ın verdiği sözlerinin üzerinden aylar geçtiği halde yasakların kaldırılmadığını hatırlatan Paksoy, “Elli yıldır çobanlık yapıyorum ve bütün ömrüm sıkıntılarla geçti. Yılardır Şırnak’tan gelip buralarda çobanlık yapıyorum ama ilk kez bu kadar büyük bir zorluk yaşıyorum. Son iki yıldır da buradayım ama her taraf yasaklı olduğu için yerimizden kıpırdayamıyoruz" dedi.
Her taraf yayla ama gidelemiyor
Özellikle yaz aylarında Zap vadisinde hava sıcaklığının 50 dereceye kadar çıktığını, suyun az ve kirli olmasından dolayı hayvanların hastalandığını belirten Paksoy, “Zap vadisinin dışında kalan her tarafı yasakladılar. Burası yazın çok sıcak oluyor ve Zap’tan akan su çok çamurlu ve kirli olduğu için hayvanlar su içemiyor. Oysa yaylalarda hava serin, su temiz ve otlaklar çok iyi. Ama yasaklar nedeniyle gidemiyoruz. Güneyimizde Kanîkilê Yaylası, kuzeyimizde Berçelan yaylası, doğuda Şerefan ve Berwar yaylaları olmasına rağmen hiç birisine gidemiyoruz. Bizler bu yaylaların hepsinin serbest olmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.