Kriz koordinasyonu kurulsun
İlk koronavirüs vakasının görüldüğü 11 Mart’tan bu yana 18 kadının katledildiğini anımsatan HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, şiddete karşı önerilerini paylaştı.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, parti Genel Merkezi’nde gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Dünya gündemi olan koronavirüsün en büyük etkilerinden birinin kadına yönelik olduğunu belirten Başaran, insanların eve çekilmesiyle beraber kadına yönelik şiddetin tırmandığı kadınların, virüsün tehdidi altında iken bir taraftan da erkek şiddeti tehdidi altında yaşam mücadelesi vermeye çalıştığını söyledi.
İlk vakanın görüldüğü 11 Mart tarihinden bu yana 18 kadının katledildiğini anımsatan Başaran, bu kadınların 12’sinin güvenli alan denilen evlerin içinde katledildiğine dikkati çekti. Salgından korunmanın en güvenli biçiminin ev olduğunu bildiklerini ve bu yönde sık sık çağrılarda bulunduklarını söyleyen Başaran, “Buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: İktidar nasıl ki ilk vakanın tespitiyle beraber kriz koordinasyonu kurup, bu konuda çalışma başlattıysa hızlıca kadına yönelik şiddetin azaltılması buna karşı önlemlerin alınması için de kriz koordinasyonu kurulması gerekiyor. Bütün illerde bununla eşgüdümlü çalışacak kriz koordinasyonları olmalı. İktidarı bu koordinasyonları kadın kurumları ile ortaklaşarak, belediyelerle ortaklaşarak yürütmeli. Bu salgın bittiğinde evlere kapana kadınların katledilmesi bilançosu ile karşı karşıya kalacağız. Çünkü en nihayetinde bu salgın bittiğinde bir taraftan yaşamını yitirenler gerçeği ile yüz yüze kalacağız ama bir taraftan da erkek şiddeti ile katledilen kadınlar gerçeği gibi çok ciddi bir felaketle karşı karşıya kalacağız” diye konuştu.
İktidar sorumludur
Türkiye’de koronavirüsten kadının nasıl etkilendiğine dair bir çalışma olmadığının altını çizen Başaran, şunları kaydetti: “Bugüne kadar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından kadınlarla ilgili şu önlemi aldık, kadınlar hem dışarıda emek sömürüsü ile karşı karşıya, bir taraftan da evin içerisinde en fazla iş yükünü yüklenenlerdir, aslında büyük bir risk grubu içerisindedirler deyip, böyle bir adım atılmadı. Kadınlar şu an evlerinde en korunaksız yerde bir taraftan korana ile mücadele ederken bir taraftan erkek şiddeti ile mücadele ediyorlar. Buradan bir kez daha çağrı yapıyoruz: Evin içinde katledilen kadınlardan da iktidar sorumludur. Sadece bu cinayeti işleyen, kadınları katleden fail değildir. Evde kalın çağrısı yapıp kadınlara güvenli ortam yaratmayan iktidar ve Aile, Sosyal Politikalar Bakanlığı bu cinayetlerden sorumludur. Kendini bu sorumluluğun dışında tutamaz.”
Öz savunmayı örelim
HDP Kadın Meclisi olarak kadın kurumlarıyla geniş dayanışma ve ortaklaşmalar kurduklarını dile getiren Başaran, şöyle devam etti: “Kadın Meclisi ve diğer kadın gruplarıyla beraber oluşturduğumuz sosyal medya gruplarıyla, oluşturduğumuz haberleşme ağlarıyla, çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hiçbir kadın yalnız değildir. Bütün kadınlar dayanışma içinde olmalı, birbirinin gözü kulağı olmalıdır. Kadın arkadaşlarına yönelik şiddete karşı beraber korunma ve öz savunma mekanizmasını hep beraber kurabileceğimizi düşünüyoruz.”
Başaran diğer önerilerini şu başlıklar altında paylaştı:
* Evde kalın çağrılarıyla kapatılan iş yerleriyle en fazla kadınlar işsiz kalıyor. Bu süreçte de en fazla yoksullaşan kadının ekonomik desteği olmadığı için şiddetle yüz yüze kalıyor. O açıdan iktidarın açıkladıkları paketlerde zenginleri daha zengin edecek adımlar atacağına kadınlara daha fazla destek ayırarak, bu süreçte kadınlar için fonun oluşturması gerekiyor.
* Acilen 6284 Kanunu kapsamında, kadınların ulaşabileceği mekanizmalar daha işler hale getirilmelidir. Sığınma evlerine alınma koşullarına da darp raporu alınması getirilmesi ciddi problemlere yol açacaktır. O yüzden sığınma evlerine kabul koşulları daha da kolaylaştırılmalı.
* ‘183 Kadına Şiddet Hattı’, uzmanlar tarafından değil erkekler ve bu işin ehli olmayanlar tarafından açılıyor. Ama bu dönemde kadınlar en fazla hem hukuki hem psikolojik desteğe ihtiyaç duyuyorlar. İktidar cephesinden de özellikle kadınlara psikolojik destek sağlayacak mekanizmalar mutlaka oluşturulmalıdır.
*Bu dönem toplumun da daha duyarlı olması, ev işinin sadece kadınlara ait olmadığını, aslında yaşamın en önemli şeyinin dayanışmayla, ortaklaşmayla olduğunun bilinciyle kadınlara destek olunmalı.
Yalnız değilsiniz
Kadınlar arasında dayanışmayı büyütme çağrısı yapan Başaran, son olarak şunları belirtti: “Bütün kadın örgütlerine, tüm kadınlara, hangi meslekte çalışıyorsak çalışalım, kadın kimliğimizle dayanışmayı büyütelim. Biz hiçbir zaman yalnız değildik. Evlerin içinde olabiliriz, fiziki olarak yalnız olabiliriz ama duygumuzla ama mücadele azmimizle kadın kimliğimizle bir aradayız. Dayanışmayı farklı biçimlerde örgütleyebiliriz. Dayanışmayı sosyal mesafe içinde uygulayabiliriz. Hepimiz komşularımızla, iş arkadaşımızla dayanışarak, örgütlülüğümüzü artırarak bu süreci atlatabiliriz. Yalnız değilsiniz hem kadın derneklerine hem bizlere ulaşarak bu önümüzdeki iki saldırıya karşı ortak mücadele geliştirebiliriz. En kısa zamanda hem erkek egemen zihniyete hem koronavirüs salgınına karşı daha güçlü mücadele yürüteceğiz, sokaklarda meydanlarda tekrar el ele olacağız.”
HABER MERKEZİ