2015 genel seçimleri öncesinde ekonomik kriz verilerle kendini ele verdi. Dün açıklanan TÜİK verilerine göre, işsizlik yüzde 11.3 oranı ile son beş yılın en yüksek oranına ulaştı. Son aylarda yükselişe geçen dolar 2.70’i aşarak rekor kırdı. 

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ocak ayı verilerine göre, işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 454 bin kişi artarak 3 milyon 259 bin kişiye ulaştı. İşsizlik oranı ise 1 puanlık artış ile yüzde 11,3 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran son 5 yılın en yüksek oranı. 


Genç işsizler artıyor

Genç işsizliği de bir önceki yıla göre yüzde 2.3 puan artarak yüzde 20’yi geçti. Tarım dışı işsizlik oranı 1,3 puanlık artış ile yüzde 13,4 olarak tahmin edildi.

Ocak 2015 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,4 puan azalarak yüzde 32,4 olarak gerçekleşti.


1 buçuk milyon taşeron işçi

1.5 milyon taşeron işçi güvencesiz bir şekilde çalıştırılıyor. Gerçek rakamlar bunun çok çok üstünde. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in verdiği bir soru önergesine yanıta göre 2014 yılı sonu itibariyle Türkiye’deki taşeron işçi sayısı 1 milyon 482 bin 690. 

Dolar’daki yükseliş ise, ülkenin dış borcundan enflasyon rakamlarına, büyüme ve milli gelir oranlarından Dolara bağlı olarak ayakta kalan şirketlerde çalışan emekçilerin iş güvencesine kadar bir çok alanı kökünden etkileyen deşikliklere gebe. 


Kurtaran kaptan rolü bitti!

Ekonominin giderek kötüye giden bu tablosunu DİHA’ya değerlendiren iktisatçı Gaye Yılmaz, artık TÜİK’in bile gizleyemeyediği işşizlik verilerindeki artık, dövizlerdeki yüksek seyirle birlikte Türkiye’nin kaotik bir ekonomik tablo ile seçime gittiğini belirtti. Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıllardır seçim meydanlarında kitlelere pazarladığı “ekonomiyi kurtaran kaptan” rolünün artık yok olmaya başladığını söyledi. 

Dolar’daki yükselişi ABD’nin faiz artırımı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Merkez Bankasına yaptığı baskıya bağlayan Yılmaz, ABD’nin kendi krizini aşmak için 2000’li yılların başında  Türkiye’ye transfer etmeye başladığı nakit parayı artık 2015 yılında göndermeme kararına dikkat çekti. 


Denizin sonuna gelindi

“ABD’den transfer edilen bu para aynı zamanda AKP’nin kendi yandaşlarını beslemesinde de kullanıldı. Ama artık denizin sonuna gelindi!” diyen Yılmaz, “AKP hükümeti yüreği ağzında ABD’deki faiz arttırımının ne zaman başlayacağını bekliyor. Bu durum son derece kırılgan ve yüksek bir faiz artırımı beklentisi olduğu için en ufak bir haberde dolar hızlı bir şekilde yükseliyor” dedi. 


Sermayeyi teşvik edecek

AKP’nin seçim propagandası olarak geçen yıllarda olduğu gibi vaatlerde bulunamayacağını ancak sermayeye hitap edeceğini söyleyen Yılmaz, “Özellikle de bu seçim öncesi yeşil sermayeyi tekrar yanına çekmeye çalışıyor. AKP’nin taahhütleri seçim ekonomisi kapsamında değildir, çünkü seçim ekonomisi seçimden önce para harcamayı, parayı dağıtmayı gerektirir. Bu anlamda AKP’nin yaptığı en somut şey sermayeye yapığı teşviklerdir. CHP emeklilere noter tasdikli ikramiye sözü veriyor, karşısında Davutoğlu, ‘Hangi bütçeyle vereceksin, nereden vereceksin bu parayı’ diyor. Davutoğlu, gayet iyi biliyor bütçenin tam takır olduğunu” şeklinde konuştu. 


 DİHA/ANKARA