- Krizdeki Türk ekonomisi, savaş hükümetinin kötü yönetimine salgın da eklenince iyice çöküşe gidiyor. Mevcut yönetim krizi derinleştiriyor, gelir dağılımındaki adaletsizliğin pençesindeki yoksullar salgına da kurban ediliyor.
Ekonomi profesörü Mustafa Altıntaş’a göre; enflasyon kriziyle başlayan süreç, IMF tahminleri doğrultusunda, kriz hallerinin en kötüsü olan slumpflasyona girecek. Prof. Dr. Serdar Sayan, salgının en çok yoksulları vurduğunu belirtirken Prof. Ercan Uygur, gelir dağılımındaki adaletsizliğe dikkat çekti.
Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da salgının resmen kabul edilmesi, ikinci ayında. Yüz binlerce işletme kepenk kapattı, milyonlarca kişi işsiz kaldı. Türkiye ekonomisindeki bazı göstergelerdeki değişimler şöyle:
Döviz
10 Mart’ta 6,15 seviyesinde olan dolar/TL kuru, bugün itibarıyla 6,95 seviyelerinde hareket ediyor. 10 Mart’ta 6,94 TL olan Euro/TL de bugün itibarıyla 7,53 seviyelerinde.
Borsa
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi 10 Mart’ta 101 bin seviyelerindeydi. 23 Mart’ta 84 bin seviyelerine kadar geriledikten sonra bugün 97 bin puan üzerinde başladı.
Merkez rezervi
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) 6 Mart’ta 106,8 milyar dolar olan brüt rezervi, 10 Nisan'da sona eren haftada bir önceki haftaya göre 2 milyar 200 milyon dolar azalarak, 56 milyar 48 milyon dolara geldi. MB'nin brüt döviz rezervleri tarihi seviyelerin yarısının altına inmiş oldu.
Altın
Uluslararası spot piyasada bir ons altının dolar cinsinden fiyatı, bugün (17 Nisan) 1695 dolara yükseldi. Gram altın fiyatı da 10 Mart’ta 326 TL iken bugün itibarıyla 379,18 TL’ye kadar yükseldi.
Tüketim
TCMB verilerine göre, 28 Şubat-6 Mart döneminde 20,6 milyar TL olan banka ve kredi kartıyla yapılan toplam harcama tutarı, 27 Mart-3 Nisan döneminde yüzde 31,6’lık düşüşle 14,1 milyar TL’ye geriledi.
İşsizlik
İşkur’a kayıtlı işsiz sayısı Mart’ta 223 bin 323 kişi birden arttı. DİSK-AR’a göre geniş tanımlı işsiz sayısı 8 milyona ulaştı. CHP, salgın nedeniyle 2 milyon kişinin işsiz kaldığını açıkladı. CHP’li Kani Beko’ya göre işsiz sayısı 10 milyon.
Faizler
TCMB, politika faizini 17 Mart’ta 100 baz puan düşürerek yüzde 9,75 seviyesine çekti. Bankaların ortalama ihtiyaç kredisi faizleri 6 Mart-3 Nisan döneminde 1,6 puanlık artışla yüzde 14,50'den yüzde 16,10'a yükseldi.
İhracat
Türk Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Mart’ta geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,8 düşüşle 13 milyar 426 milyon dolara geriledi. Mart’ta ithalat yüzde 3,13 artarak 18 milyar 821 milyon dolara yükseldi. Dış ticaret açığı yüzde 181,8 artışla 5,4 milyar dolara sıçradı.
Hazine
Hazine'nin aylık nakit açığı, Mart’ta 40 milyar 445 milyon TL ile rekor kırdı. Şubat'ta 87,3 milyar TL olan Hazine'nin toplam geliri, Mart'ta 53,9 milyar TL ile son iki yılın en düşük seviyesine geriledi.
Kriz halleri
2018’den beri Türkiye’de yaşanan bir dizi kriz halleri şöyle:
- Enflasyon, kur krizinin derinleştiği 2018’e, 20,30 gibi yüksek bir rakamla girdi. Uzmanlar bu durumu enflasyon krizinin başlaması olarak değerlendirdi. Enflasyon, çift hanelerde seyretmeye devam ediyor. Ancak fiyat artışları göz önüne alındığında “sokak enflasyonunun” yüzde 30’ları bulduğu dile getiriliyor.
- Yüksek enflasyon ve sıfır ya da sıfıra yakın büyümeyi kapsayan stagflasyon 2019 yılında etkili oldu. Yılın ilk iki ayında yüzde 2,4 ve yüzde 1,6 küçülme yaşayan Türkiye ekonomisi, yüksek enflasyon altındaydı.
- Enflasyon ile ekonomideki küçülmenin iki çeyrek üst üstte devam ettiği hallerde görülen resesyon, 2019’da ilk kez etkisini gösterdi. Ekonomi 2018’in son çeyreğinde yüzde 2,8, 2019'un ilk çeyreğinde ise yüzde 2,4 daraldı.
- Yüksek küçülme ve yüksek işsizlikte ortaya çıkan, kriz hallerin en kötüsü olarak anılan slumpflasyon konusunda uzmanlar uyarıyor. Eğer IMF’nin tahminleri gerçekleşirse Türkiye slumpflasyona girecek.
Krize karşı önlem alamadı
MA’dan Selman Güzelyüz’e konuşan ekonomi profesörü Mustafa Altıntaş, Türkiye ekonomisinin kronik problemi olarak tanımladığı enflasyon ve işsizliği içinden çıkılmaz hale gelmesinin, hükümetin krize karşı önlem almamasının neden olduğunu söyledi.
Krizin 2018 yılında etkisini daha derinden gösterdiğini ifade eden Altıntaş, “O günden bu yana ekonominin daha da kötüleşmesi, ekonomi yönetiminin başarısızlığını ortaya koyuyor. Onun için mevcut ekonomi yönetimi krizi yönetemiyor ve aksine krizi daha da derinleştiriyor. Bunun için ekonomi yönetimi istifa etmelidir” dedi.
Profesör Altıntaş, slumpflasyon sürecinde işlerin daha da karmaşık hale geleceğini söyledi. Muhalefet ve demokrasi güçlerine çağrı yapan Altıntaş, “AKP hükümeti, koronavirüs salgınının faturasını emek alanına çıkarmayı planlıyor. Bunun şimdiden pek çok işaret var. Salgının etkisiyle derin bir krize doğru sürükleniyoruz. Muhalefet, işçi ve emekçi temsilcileri, konuya daha dikkatli yaklaşmalı. Faturanın emeğe çıkartılma girişimlerine karşı ciddi bir tutum içerisine girmelidir” şeklinde konuştu.
Salgın yoksulu vurur
Salgının istihdam ve işgücü piyasalarına etkisini analiz eden TEPAV Direktörü ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Sayan, Sözcü’den Mehtap Özcan Ertürk’ün sorularına verdiği yanıtlarda, Türkiye'nin zaten işsizlik oranları çok yüksek seviyelerdeyken salgına yakalandığını hatırlatarak, muhtemelen Haziran’daki işsizlik verilerinin Temmuz’da karşılaşacak vahim tabloya hazırlayacağını söyledi.
Resmi işsizlik verilerinin yüzde 25-30’u bulacağını; resmi işsiz sayısının da 7 milyonu geçebileceğini kaydeden Prof. Sayan, bunun maliyetini de şöyle ifade etti: “2018'den beri çözülemeyen sorunlar katlanarak büyüyor. Salgın 6 aydan uzun sürerse GSYİH'nin dolar bazında yüzde 20 düşmesi beni şoke etmez. Etkilerinden sıyrılmak ise aylar değil, yıllar sürer. Kimler en çok etkileniyor? En yoksul mahallelerde yaşayan, işe toplu taşıma ile gitmek zorunda olan, işyeri tatil edilememiş, küçük alanlarda yan yana çalışmaya devam etmek zorunda kalanlar. Türkiye zaten gelir dağılımı eşitliğinde hiçbir zaman örnek bir ülke olmadı. Bu krizle gelir dağılımı çok ciddi bir darbe yedi.”
Kayıt dışı çalıştırma
Kayıt dışılık oranının tarımda yüzde 87.7; tarım dışında ise yüzde 23, yani 10 milyona yakın insanın kayıt dışı çalıştırıldığını hatırlatan Prof. Sayan, “Yani istihdamda olan her üç kişiden biri kayıt dışı çalışıyor. Konaklama-yiyecek, toptan ve perakende ticaret ile ulaştırma sektörleri tarım hariç, kayıt dışı istihdamın en yüksek olduğu üç sektör. Zaten ekonomik konjonktürün kötü olduğu zamanda, yoksul ve kırılgan kesimin en yoğun istihdam edildiği sektörler etkilendi. Üstelik de zaten cılız olan destek paketleri bu insanların yarasına merhem olacak hiçbir şey sunmuyor.”
Hükümetin paketi yanlıştı
Salgının Türkiye ekonomisine etkilerini Sözcü’den Erdoğan Süzer’e değerlendiren iktisatçı Prof. Dr. Ercan Uygur ise küresel salgının bütün dünyada öncelikle bir arz şoku yarattığını belirterek, “Çünkü direkt üretim unsurlarını etkiledi. Üretimle birlikte dağıtım ve tedarik zincirleri de bozuldu” dedi. Türk hükümetinin açıkladığı paketin ise sanki talepte şok yaşanmış gibi talebi canlandırmaya yönelik önlemler olduğunu hatırlatan Prof. Uygur, “Bence onlar yanlıştı. Örneğin gayrimenkul satışlarını destekleyen, uçak biletlerinin vergisini düşüren önlemlerin yaşanan arz şokuna çare olması imkansızdı, olmadı da zaten” şeklinde konuştu.
Bin TL yeterli değil
Yoksul ailelere biner lira dağıtılacağı hatırlatılan Prof. Uygur, bunun yeterli olmadığını, en azından asgari ücretin kıstas alınması gerektiğini belirterek, şu adaletsizliği anımsatarak devam etti: “Bu insanların ne yazık ki bu süreci atlatmaya yetecek tasarrufları yok. TÜİK verilerine göre tasarrufu yüzde 20'lik en üst ve onun bir altı dilimler yapıyor. Üçüncü dilimin tasarrufu sıfıra yakın, en alttaki bir ve ikinci yüzde 20'lik dilimdekilerin tasarruf eksi. Yani hayatı borçlanarak sürdürebiliyorlar. Bu insanlara destek verilmezse aç kalamayacaklarına göre riski göze alıp dışarı çıkmak zorunda kalacaklardır. Bu süreci kırmak için ne pahasına olursa olsun hem yatırımcıya hem tüketiciye nakit desteği sağlanması lazım. Çünkü zincirin halkaları koptuktan sonra etkisi çok uzun sürer. Hiç zaman kaybetmeden, evde kalanlara kendilerini doyuracak kadar destek verilmeli. Firmalara ayakta kalmalarını sağlayacak destekler mutlaka verilmeli.” HABER MERKEZİ