
AKP ve Erdoğan'ın 24 Temmuz'dan bu yana Kürt Özgürlük Hareketine dönük
başlattığı topyekûn savaş konseptine tepkiler dinmek bilmiyor. Ağrı
Belediye Eşbaşkanı Mukkades Kubilay, çok ciddi bedellerin verildiği
mücadelenin altında Kürtlerin statü sorunu bulunduğunu ifade ederek,
Kürt halkının artık başkaları tarafından yönetilmek istemediğini
belirtti. 1990'lı yıllarda da bu "Kendimizi ve kentimizi yöneteceğiz"
şiarı ile mücadele verdiklerini aktaran Kubilay, "Kendi ekonomik, sağlık
ve eğitim sorunlarımız hakkından söz sahibi olmalıyız. Aynı şekilde
nasıl ki bu halk vekil ve belediye başkanlarını seçiyor, kendi vali ve
kaymakamlarını da seçmeli. Bundan dolayı bu halk bu onurlu mücadeleyi
veriyor ve bedel ödüyor" dedi.
Kürdistan'daki yeraltı zenginliklerine de değinen ve bunlardan
yararlanamadıklarını aktaran Kubilay, "Bu ülkede çok ciddi bir şekilde
vergi toplanılıyor. Fakat bunların hepsi tank ve topa yatırılıyor.
Demokratik bir şekilde kendi kendini yönetmek isteyen halk ise bu zengin
kaynaklarından yararlanamıyor" diye konuştu.
AKP'nin ülkede yarattığı bir kaos ortamının olduğunu ve bunu yalanlar
üzerine yürüttüğünü dile getiren Kubilay, "Gazze'de verilen özgürlük
mücadelesine karşı geliştirilen tutumun Kürdistan'da da geliştirildiğini
görüyoruz. Fakat AKP kendi medyası ile bunu kamuoyuna göstermiyor.
Kamuoyu medyanın yanlış bilgileri ile bilgilendiriliyor. Kürdistan'da
yoğun bir şekilde katliamlar gerçekleştiriliyor fakat sanki PKK yapmış
gibi lanse ediliyor" diyerek havuz medyasına tepki gösterdi.
Ağrı halkına de çağrıda bulunan ve bu mücadeleye sahip çıkmaya çağıran
Kubilay, "Ağrı halkı da bu konuda demokratik taleplerini dile
getirmelidir. Farklı demokratik eylemlerle bu onurlu mücadeleye sahip
çıkmalıdır. Bu mücadele sadece Botan'ın değil aynı zamanda Ağrı'nın bir
mücadelesidir. Bu mücadeleye sessiz kalmamak gerekir. Sessiz kalmak
onaylamak anlamına gelir" diye konuştu.