AKP iktidarı, Kürdistan’da bir yandan katliam gerçekleştirirken, diğer yandan da Kürdistan illerinde tarihi dokuyu yakıp yıkarak Kürt halkının hafızasını siliyor. Kürdistan’da tarihe zarar veren devlet, bu politikanın benzerini Türkiye metropollerinde gettolar halinde yaşayan, sol, sosyalist ve yurtseverlerin yoğun olduğu mahallelerde hayata geçiriyor. “Kentsel dönüşüm” adı altında rantsal politika güden devlet, en son bunu Küçükarmutlu Mahallesi’nde uygulamaya koydu.
İstanbul’un Sarıyer ilçesine bağlı Küçükarmutlu Mahallesi, denize nazır eşsiz manzarasıyla bilinmesinin yanı sıra devrimci geleneğin sürdüğü ve Alevilerin yoğunlukta yaşadığı bir mahalle. Küçükarmutlu, geçtiğimiz hafta polis ve zabıta ekiplerince abluka altına alınarak, iş makineleriyle binaların yıkımına başlanmasıyla gündeme geldi. Küçükarmutlu Gençlik Derneği ile Küçükarmutlu Halk Meclisi binalarının yıkıldığı mahallede, devlet Alevilerin kutsal yeri Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ne de girecekken mahallenin tepkisiyle karşılaşmıştı. Mahallelerini savunmaya alan halk, yıkılan binaları inşa çalışmalarına girişmiş ve iş makinelerini oradan uzaklaştırmıştı.
AKP’nin “yok etme” politikası şimdilerde Küçükarmutlu’da görülse de halk dayanışma ruhuyla devlet güçlerinin mahallelerine girmesine izin vermiyor. Küçükarmutlu sakinleri de, direnmeye devam edeceklerini ve evlerini terk etmeyeceklerini söyledi.
‘Dayanışma zedelenmek isteniyor’
Geçtiğimiz günlerde Gazi Mahallesi’ndeki Gazi Cemevi ile Küçükarmutlu’daki cemevine yapılan saldırılar ve yıkımlara dikkat çeken mimar Olcay Abalay, “Armutlu Mahallesi’nin mimari yapısı halkın dayanışmasına elverişli bir şekilde yapılmış. Ancak devlet bu dayanışmayı kırmak ve ranta açmak istiyor” dedi. Abalay, “Cemevleri bu halkın kültürü. Halk, yüzyıllar boyunca ibadetlerini, cem faaliyetlerini gizli yapmışlar. Cemevleri bir moral yeridir. Burası mahalleyi birbirine bağlayan bir yer. Buraya saldırılmasının sebebi de bu bağı zedelemek” diye konuştu.
Mahalle sakinlerinden Şeften Boybaş ise, AKP’nin rantçı zihniyetine tepki göstererek, “Bizim mahalleyi zenginlere peşkeş çekmeye, bizi de buradan şehir merkezlerinin sürmeye çalışıyorlar. Onların dayatmasını kabul etmeyeceğiz. Ama her koşulda zorluyorlar. 25 yıldır ben burada oturuyorum. 25 yıldır yıkım tehdidi ile buradan bizi sökmenin çabasıyla her zaman yol deniyorlar. Teknokent projesi gibi bir sürü proje duyduk. Buradaki dayanışmayı, halkın burada kendi kendine sorunlarını çözmesini kaldıramıyorlar. Boybaş, Küçükarmutlu’yu da Sur ve Cizre gibi yapmaya çalıştıklarının altını çizerek, “Çocuklara bağırırlarken kendi ağızlarından duydum. ‘Evlerini bombalayacağız. Yeni yapılan yerleri yıkacağız. Sizi buradan göndereceğiz’ gibi tehditler savuruyorlar” dedi.
‘Evlerimizi yıktırmayacağız’
Mahalle sakinlerinden Minel Kaymak da, mahalledeki polis baskısına ve evlerin yıkılmasına, “Biz buralarda çok çektik. İçeri giriyor çocuklarımızı katlediyorlar. Direnebildiğimiz kadar direneceğiz. Evlerimizi yıktırmayacağız” sözleriyle tepki gösterdi.
AYŞE KURAN/DİHA/İSTANBUL