
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, Türkiye ve Kürdistan devrimi için Mayıs ayının ağırlığına işaret ederek, “2 Mayıs Mehmet Karasungurlar, 6 Mayıs Denizler, 17 Mayıs Dörtler, 18 Mayıs İbrahimler ve Hakiler, 19 Mayıs Haliller ve daha nice yoldaşlar Mayıs ayında direnerek şehit düştüler. Bugün 6 Mayıs; Deniz, Hüseyin ve Yusufların şahsında tüm devrim şehitlerinin anısı Kürdistan devrimin de bir yaşam gerçekliğine dönüşmüştür” hatırlatmasında bulundu.
Türkiye devriminde bir çığır açan ve Kürdistan devrimi için bir kıvılcım rolünü oynayan 71 devrimci hareketi öncülerinin; Denizlerin, Mahirlerin ve Kaypakkayaların mücadelesi ve kişiliğinin kendiler için her zaman ilham kaynağı ve direniş gücü olduğunu vurgulayan KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, “Önderliğimiz, bu büyük halk kahramanı ve devrim öncülerini Kürdistan deviminde yaşatarak anılarına cevap olmayı, devrimci bir ilke ve sorumluluk gereği olarak görmüştür” dedi.
İdam sehpasında Deniz Gezmiş’in ‘Türk ve Kürt halklarının kardeşliği ve özgürlüğü için haykırıyorum’ demesi, yine Mahir Çayanlar’ın ‘Türkiye devriminin en temel sorunu Kürt sorunudur, Bu sorun çözülmeden Türkiye devrimi gelişme kaydedemez’ tespitinde bulunmasının, son derece anlamlı ve önemli olduğunun altını çizen KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Başkan Apo, İmralı esaret koşullarında bile devrim heyecanından hiçbir şey yitirmeden demokrasi ve özgürlük mücadelesini kararlılıkla geliştirip halklarımıza mal ederek, yenilmez ve geri dönülemez bir noktaya getirmeyi, şehitlerin anılarına bağlılığın bir gereği olarak görmüştür. Önder Apo’nun, 21 Mart 2013 Newroz deklarasyonuyla başlattığı Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun demokratik çözüm süreci, tam da bu büyük devrimcilere gerçek bağlılığın ifadesi olmaktadır. Türkiye devrim tarihinin en çok sahip çıkılması gereken süreci, 70’li yılların devrimci direniş süreci olmaktadır. 71 devrimci ruhu doğru anlaşılıp çözümlenmeden Deniz, Mahir ve İbrahim yoldaşların anılarını zaferle tamamlamak mümkün olmayacaktır. Bugün, Türkiye ve Kürdistan halklarının ve devrimcilerinin tam da 71 devrimci ruhuyla büyük buluşma gündür. Tüm mücadele imkanlarını karşılıklı birbirine sunarak demokrasi, sosyalizm ve özgürlük mücadelesini yükseltmek hem tarihsel hem de anın en devrimci görev ve sorumluluğu olmaktadır. Bu toprakların ve halklarımızın 90 yıldır özlemini çektiği barış, kardeşlik, demokrasi ve özgürlük ancak bu temelde gerçekleşecektir.
Artık geri dönülemez
Hareketimizin, halkların kardeşliğini ve mücadele ortaklığını ilke edinen 35 yıllık mücadelesi artık geri dönülmez ve yenilmez bir noktaya gelmiştir. Bu temelde Önderliğimizin başlattığı ‘demokratik çözüm ve özgür yaşamı inşa’ hamlesi, aynı zamanda Denizlerin, Hüseyinlerin, Yusufların, Mahirlerin ve İbrahimlerin hayallerini gerçekleştirme yolunda atılmış çok önemli ve tarihsel bir adım olmaktadır.
Devrimin bu düzeye gelmesinde, en zor koşullarda ve tüm imkansızlıklara rağmen sarsılmaz devrim inancı, cesaret ve kararlılıklarıyla mücadelenin gerçek önderleri ve birer mihenk taşları olan Mahirler, Sinanlar, İbrahimler, Hakiler, Kemaller ve Mehmet Karasungurlar gibi Deniz, Yusuf ve Hüseyinlerin tarihsel kişilikleri önemli ve belirleyicidir. Son nefeslerine kadar sosyalizm, demokrasi, özgürlük, Kürt ve Türk halkalarının kardeşliği diye haykıran Deniz, Yusuf ve Hüseyin yoldaşı mücadelemiz de yaşatarak anılarına sahip çıkmak tüm sosyalist, devrimci, demokrat ve yurtseverlerin temel görevi olmaktadır.
Bu temelde bu üç yiğit devrimci Önderi; Deniz, Yusuf ve Hüseyin İnan yoldaşın şahsında tüm devrim şehitlerini bir kez daha saygıyla anıyor ve halklarımızın eşit ve özgür birliğini gerçekleştirme sözümüzü yineliyoruz.”
ANF/BEHDİNAN
PAJK’tan açıklama
PAJK Koordinasyonu, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilmelerinin 41. yıldönümü ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 6 Mayıs 1996’da gerçekleştirilen Şam Komplosu'na ilişkin açıklama yaptı.
PAJK Koordinasyonu açıklamasında, “Kadın özgürlük hareketi olarak halkların diriliş, isyan, özgürlük ve direniş geleneğini bu güne taşırmanın onuru ve kararlılığını taşıyor, halklara karşı geliştirilmeye çalışılan her türlü komplonun önünde duracağımızı bir kez daha yineliyoruz” denildi. Geçmişten dersler çıkarıp, günümüzü inşa etmek için karanlıkta kalan tüm olayların gün yüzüne çıkarılması bir kez daha toplumlara acı, kan, gözyaşı ve ölümleri yaşatmamanın kararlılığı olduğu vurgulanan açıklamada, şöyle devam edildi: "Bu nedenle Önderliğimizin başlatmış olduğu yeni mücadele sürecinde bugün de inşa edilen tüm kardeşlik değerlerini korumak kadar, geçmişte yaşananlarla da doğru hesaplaşmak önem taşımaktadır. Biz kadınlar bu sürecin kalıcı ve sağlıklı ilerleyebilmesinin bu hakikate bağlı olduğuna inanıyoruz.
Biz kadınlar, tarihimizi bugün yazarken geçmişe anlam gücüyle yaklaşmayı bir yaşam biçimi olarak ele alıyoruz. Bu nedenle Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam sehpasında iktidarcı ve hegemonik güçlerin yüzüne haykırırcasına ifade ettiği ‘yaşasın Türkiye halklarının kardeşliği’ şiara sahip çıkacağız. 6 Mayıs komplosunun açığa çıkarılıp, komplocu güçlerin bir kez daha çıkamayacakları toplumsal sistemimizi inşa edip, korumanın ve süreklileştirmenin kararlılığını ifade ediyoruz. PAJK, ‘demokratik kuruluş ve özgür yaşamı inşa’ sürecinin Ortadoğu halklarına yeni yaşam olanakları getireceğine olan inancımızla başta kadınlar olmak üzere tüm halkımızı mücadele yükseltmeye çağırıyoruz.”