
Tam olarak ne zaman ve neden başladığı bile artık net olarak bilinmeyen bir kan davası, Kürt Özgürlük Hareketi'nin girişimleriyle sona erdi. Mêrdîn'in Midyad ilçesine bağlı Bacini köyünden Êzîdîler arasında, yaklaşık 85 yıldır süren kan davası Almanya'nın Halle kentinde yapılan barış yemeği ile sona erdirildi.
Nedeni bile net bilinmiyor!
Êzîdîlerin gelmiş geçmiş en büyük kan davası olarak bilinen Bacini Köylüleri arasındaki kan davası, başlangıcından yaklaşık 85 yıl sonra, Almanya'nın Halle kentinde yapılan barış yemeğiyle sona erdirildi. Birbirleriyle akraba olan Haynokî, Nasirkî ve Botokî aşiretleri arasında süren kan davasında, şimdiye kadar 40-50 arası insan yaşamını yitirdi. Neden başladığını bile bugün kimsenin net olarak bilmediği kan davasıyla ilgili en yaygın rivayet, bir soyguna dayanıyor. Rivayete göre bundan 85 yıl önce Bacini'den geçen deve kervanına, köyün ağası Haynokî aşiretinden Şibri Akıncı tarafından el konuluyor. Botkîliler ise, el konulan mallarının verilmemesi nedeniyle, Şibri Ağa ile damadı Bahlo Akbulut'u öldürüyor. İşte kan davası o gün bugündür, karşılıklı öldürmelerle devam ediyordu. Artık öyle bir hal almıştı ki, en yaşlılar bile ne başlangıç nedenine ne de bu süreç içerisinde kaç kişi öldürüldüğüne dair net bilgi verebiliyordu.
KNK organize etti
Bacini köylüleri, Kürdistan Ulusal Kongresi'nin (KNK) organize ettiği barış yemeğinde buluşarak 85 yıllık kanlı devrana son verdi. Almanya'nın Halle kentindeki bir düğün salonunda gerçekleştirilen buluşma, Êzîdî Çocuk Korusu'nun 'Qewl' (dua) okumasıyla başladı. Buluşmaya Bacini köylüleri dışında, Sêrt Belediye Başkanı Selim Sadak, Almanya Êzîdî Federasyonu Eşbaşkanı Zerdeşt Günay, Mir Tahsin Beg, Pêş İmam, KNK Temsilcisi Ali Yiğit, yazar Serhat Bucak, Kürt siyasetçi Hacı Çelik, Kürdistan İslam Toplumu (CİK) Başkanı Mele Şafî, Sol Parti eski milletvekili Ali Atalan, Tur Abdin Kalkındırma Dernekleri Federasyonu Başkanı Sabri Akbaba, Êzîdî Akademisyenler Birliği'nden Şefik Tagay, Êzîdî Sanatçılar Platformu üyeleri, Bielefeld Demokratik Güç Birliği bileşenleri ile Kürdistan Öğretmenler Birliği, YEK-KOM, Suriye Êzîdîler Birliği ve Tev-Çand'dan temsilciler katıldı. KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zeki Şengali ise, buluşmaya telefon üzerinden yaptığı konuşma ile katıldı. Kan davasının acısını en fazla hisseden kadınların barış buluşmasına yoğun ilgi göstermesi dikkat çekti.
‘Birîna Reş’ olmuştu
Açılış konuşmasını yapan KNK üyesi Ali Yiğit, 20 yıldır bu barış için uğraş verdiklerini belirterek şöyle konuştu: "Bacini Köyü meselesi bizim için Apê Musa'nın dediği gibi, 'Birîna Reş' olmuştu. Barışın oluşması için kurumlarımızla çalışma içindeydik. Ailelerin de rollerini oynaması ile bugün bu ortam sağlanabildi. Bu günü şehitlerimize ve Önderliğimize borçluyuz. Önderliğimiz, kendisi ile yapılan görüşmelerde özellikle bu mesele üzerinde durulması gerektiğini belirtmişti. Biz de bugünü ona armağan edelim. Birliğimizi sağladığımız sürece, bizi birbirimize öldürtemeyecekler."
Diğer davalara örnek
Ardından buluşmaya telefonla bağlanan KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zeki Şengali de, buluşmanın Êzîdîler için tarihi önemde olduğunu ve diğer kan davalarına da örnek olabileceğini vurguladı. Sağlanan barışın gelecek için bir temel olması gerektiğini söyleyen Şengali, "Bizlerin içine bu tür kan davası zihniyetini bilinçli olarak soktular, Kürt halkına empoze ettiler. Özgürlük mücadelesinin başlamasıyla ise, bu sistemleri alt üst oldu. Bugün buradaki barış hem birliğimizi güçlendirecek hem de bizi birbirimize düşürmek isteyenlere bir cevap olacaktır" diye belirtti.
Êzîdîler için ittifak çağrısı
Almanya Êzîdî Federasyonu Eşbaşkanı Zerdeşt Günay ise, güçlü olmanın birlikte olmakla başarılabileceğinin altını çizdiği konuşmasında, "Bu büyük barış Önderliğimize ve halkımıza armağan olsun" ifadelerinde bulundu.
Mir Tahsin Beg de, sağlık sorunları nedeniyle güçlükle yaptığı konuşmasında, "Tüm Êzîdîler, Kürtler artık ittifak içinde olmalılar, birlik olmalılar. Bu kan davalarını artık bir tarafa bırakalım" çağrısında bulundu. Mir Tahsin Beg'den sonra, sırasıyla Êzîdî Akademisyenler Birliği Başkanı Dr. Şefik Tagay, yazar Serhat Bucak, Kürt siyasetçi Hacı Çelik, Kürdistan İslam Toplumu (CİK) Başkanı Melê Şafî, KNK üyesi Celal Özkan (Her Bijî), Asurî-Süryanî toplumu adına Şemrun Demir, Bielefeld Civaka Azad adına Vakkas Sabancı birlik mesajları içeren konuşmalar yaptı.
Üç fidana adandı
Sêrt Belediye Başkanı Selim Sadak ise yaptığı konuşmada, gerçekleştirilen buluşmayı 'tarihi' olarak tanımladı. Saddak, katılımcılardan da onay alarak, yapılan barışı katledilmelerinin yıldönümü yaklaşan Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'e armağan ettiklerini söyledi. Bu duyuru, katılımcıların 'Şêhid Namirin' sloganlarıyla karşılandı.
Sadak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yapılacak yerel seçimler Kürtler ve Kürdistanlılar için çok önemlidir. Herkese çağrım şudur; Gelin bu seçimlerde bizlere destek sunun, gelin birlikte seçim çalışması yürütelim. Şu anda Önderliğimizle yürütülen bir barış süreci var. İşte bugünkü gibi birliktelikler de buna katkı sağlayacak. Başta Önderliğimiz olmak üzere tüm tutsaklarımızın özgür kalmasına vesile olacaktır. Kürtlerin barışı, birliği sağlanmadıkça Mezopotamya halklarına da barış gelemez."
Kadınların barışı...
Yaklaşık 85 yıl süren kan davasından palazlananlar olduğunu da vurgulayan Saddak, çok ananın gözyaşı döktüğünü, yetimlerin olduğunu, ama buna rağmen barışın sağlandığını ifade etti. Saddak, "Bu barış, kadınların barışıdır. Şimdi de sıra büyük barıştadır. 2014 yılı çözüm ve barış yılı olacak. Başta Önderliğimiz olmak üzere tüm tutsakların bırakılmasına vesile olacak" diye konuştu.
Sadak son olarak, kan davasında yakınlarını yitirmiş 3 anayı kürsüye çağırdı. Barış mesajları veren Behiye Ana, Qadriye Ana ve Xidra Ana'nın konuşmaları, duygusal anlar yaşattı. Anaların konuşmalarında, "Bizleri bugüne getiren Öcalan'a selam olsun. Artık birlik olma günüdür" ifadelerine yer verdi. Son olarak sahneye çağrılan kan davasının iki tarafından aile üyeleri birbirleriyle kucaklaştı. Ardından yemek verildi. 85 yıllık kan davası böylece, görkemli bir buluşmayla sona erdirildi.
MURAT MANG/BIELEFELD