Ortadoğu karışıyor. Kürdistan giderek dokunulmaz bir ülke oluyor.

1639 Kasri-Şirin Antlaşmasını imzalayarak, Kürdistan’ı ikiye ayıranlar kavgalı.
Pers İmparatorluğu ile Osmanlı’nın devamı İran ve Türkiye onanmaz uluslararası çıkmaza girdiler.
Sovyetler’in arka bahçesinde duran Irak’daki eski rejim devrildi.
Yerine geçen Maliki, suni tenefüse terkedilmiş durumda.
Kürdistan, idam sehpalı Saddam rejiminden kurtuldu.
Adı yasaklanan Kürdistan, Türklerin de kendileriyle hesaplaşmalarına yol açan bir bilinç devrimi gerçekleştirdi.
Tüm Kürtler’in uğrak alanı olan "Rojava” artık yol geçen hanı olmaktan kurtulmak için, konuk ettiği diğer Kürdistan parçalarının kurtuluşlarının "şifresi”ne yükseldi.
Mele Mustafa gitti, geride miras bıraktı.
ABD, Barzani’nın ABD’nin eyaleti olma arzusunu yerine getirdi:
Güney Kürdistan, İsrail’den sonra ABD'nin denizaşırı ikinci eyaleti olarak kabul görüyor.
Kuzey Kürdistan, "özgürlük” dendiğinde akla gelen dünya ilkleri arasında geliyor.
Kuzey'deki gerillalar, uluslararası ilerici güçlerin yeni idolleri.
Güney'deki Hükümet, Kürdistan’ın uluslararası pazardaki en genç devleti olmaya aday.
Güney hala yaşayan kapitalist Blok’un parlayan adayı.
Kuzey, sosyalist idealler taşıyanların mekan aradığı yer.
Güney'de Pazar serbestliği.
Küzey'de, özgür birey olma cesaretine sahip olanların "hodri meydan” diyecekleri coğrafya.
Güney Mele Mustafa’nın vasiyetini;
Kuzey Dr. Şivan’ınkini yerine getiriyor.
Güney’de Amerika'nın kalbi;
Kuzey'de hala varolmayan bir Blok’un yüreği devrede.
Başarılan ise bir iki "zıt” dünyanın "birliği”.
Bu birlik 90’lı yılların Kürtler için "kabus” savaşlarından yıllar sonar gerçekleşti.
Eskilerde, "birbirini kıran Kürtler” bu manzaraya son verdiler.
Kuzey ve Güney Kore; Kuzey ve Güney Vietman gibi olunsun istediler.
Olmadı.
Eskilerde "Kürt kanı" üzerinde hesap yapılırdı.
Şimdilerde Kürt Hareketleri, kapılarını onları başka Kürtler’e karşı kışkırtmak isteyenlere kapalı tutuyorlar.
Şimdilerde Kürtlerin ilk-baharı hakim.
Bu bahara yol açan ve Kürdistan’ı dokunulmaz kılan, Kürtler’in birliğidir.
Uluslararası etkenler var elbette.
Ve belki de Kürtler’in birliği kadar da belirleyiciler.
1923 Lozan Antlaşması'nın mimarları Fransa ve İngiltere top sahasını kenarına itildiler.
20’li yıllara gelindiğinde, Kürtler dünyaya seslenecek önderliklere sahip değillerdi.
Bu tamamen değişti.
Kürt halkı "politik bir topluluk" olarak sahnede yerini aldı.
Böylece, Pessifik’te Çin ile tüm zamanların en yüksek perdedeki ticaret savaşına hazırlanan ABD, İsrail’in yanında bir Kürdistan’a "evet" dedi.
Müttefikler, ABD’nin attığı bu adımını engellemediler.
Bu projede Güney Kürdistan var.
Kuzey başka bir diyar.
Ama kuzeydeki Kürdistan Hareketi, artık bir Kuzey Kürdistan Hareketi değil.
Güney Kürdistan bir Güney Kürdistan Hareketi olmadığı gibi.
Daha önceleri Güney, hakimdi.
Şimdi Kuzey Kürdistan Hareketi "sosyal bir epidemi" olarak yayılıyor.
Gelecek yazıda Kürdistan’ın bu iki yakasına daha yakından bakmak üzere…