YPJ şehidi Anna Campbell’in cenazesinin evine getirilmesi için arkadaşları tarafından başlatılan kampanya başka bir boyut kazandı. Londra merkezde boş binayı işgal eden Anna’nın arkadaşları ‘bu bir politik işgaldir’ şeklinde nitelendirdi.
Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) şehidi Anna Campbell’in arkadaşları tarafından 25 Mayıs’ta başlatılan ‘brign Anna home’ (Anna’yı evine getirin) kampanyası çerçevesinde işgal ettikleri binayı Kurdistan Palace (Kürdistan Mekanı) olarak isimlendirdi.
Kürdistan Mekanı olarak isimlendirilen işgal evi aynı zamanda Anna Campbell’in ailesi, YPJ ve YPG’li arkadaşlarıyla da dayanışma niteliği taşıyor. Bu eylemde Anna’nın daha önce Filistin için içerisinde bulunduğu bir projeden esinlenildi.
Filistin eylemi esin kaynağı oldu
Kurdistan Palace olarak nitelendirilen işgal evi Londra’nın ünlü Marble Arch bölgesinde bulunuyor. Merkezi bölgede boş halde bulunan bir binaya bir süreliğine izinsiz olarak giriş yapan Anna Campbell’in arkadaşları işgali politik bir eylem olarak nitelendirdi. Kürdistan Palace fikrine geçtiğimiz yıllarda yine İsrail’in Filistin’i işgali esnasında Filistinliler ile dayanışma için yapılan benzeri bir eylem esin kaynağı oldu.
Anna’nın arkadaşları gerçekleştirdikleri politik işgal ile başta Anna’nın ailesi ve YPJ-YPG’li arkadaşları ile dayanışma amacı taşırken aynı zamanda Anna’nın evine geri dönmesi için yürütülen kampanyanın da bir parçası. Politik işgal de ayrıca İngiliz hükümeti ve Erdoğan’ın işbirliği ile Türk devletinin çeteler ile işbirliği kurarak Efrîn’i işgal etmesini de protesto niteliği taşıyor. İngiliz aktivistlerin işgal evinde bir diğer öne çıkan dayanışma ise, Rojava Devriminin burada gün boyunca gelen ziyaretçilere anlatılması. Anna’nın arkadaşlarının işgal eylemi üçüncü gününde. İşgal evi Marble Arch Bölgesindeki Portsea Mews caddesinde bulunuyor, bölge İngiltere’nin oldukça varlıklı şahsiyetlerinin yaşadığı bölgelerden biri olarak da biliniyor.
Anna da katılmıştı
Anna’nın da parçası olduğu Filistin projesi bu kez Kürdistan için yapılıyor. Anna, Batı Şeria’daki Filistin topraklarının işgali ve devam eden kuşatma ile ilgili dayanışma, destek ve bilgi ihtiyacını vurgulamak üzere kurulmuş olan, Chancery Lane’deki bir binanın işgal edildiği ve ‘Filistin Yeri’ olarak adlandırılan 2012 yılında benzer bir projede yer aldı. İsrail ve Mısır tarafından Gazze’de katliam yapılıyordu. Bu alan radikal toplumsal değişimi, devrimi teşvik etmek ve bir araç olarak kullanmak için hedefleniyor.
‘Kürdistan Mekanı’ nedir?
Londra merkezde bulunan işgal evi içerisinde Şehid Mehmet Aksoy’un, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, Sakine Cansız, Anna Campbell’in büyük posterleri de bulunuyor. Duvarlara boyanmış YPJ/YPJ bayrakları, rengarenk Kürdistan yazıları ve samimi ortamı ile Kürdistan Palace aynı zamanda gençlerin sürece dair tartışmalar yürütebileceği bir mekan haline dönüştü. Mekan, Kürt Özgürlük Hareketi ve Anna Campbell’in yoldaşları ve ailesi ile dayanışma içinde politik işgal eylemi olarak işgal edildi.

Anti-kapitalist örgütlenme için
Anna’nın arkadaşları işgal evinden yazılı bir açıklamada yaptı. Açıklamada, “Kürt kültürü ve Kürt kurtuluşunun ayrıca özgürleştirici politikaları hakkında bilgi edinebilmek için dayanışmayı ve anti-kapitalist örgütlenmeyi de sağlamak için burayı politik olarak işgal ettik” ifadelerine yer verildi.
Kürtleri yok etmeye çalışıyor
Açıklamada ayrıca, “Rojava düşmanları, özellikle de Türk devleti ve İngiltere dahil NATO müttefiklerinden oluşur. Türk devleti, İngiltere’nin en büyük silah ithalatçılarından biri olmaya devam ediyor ve Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İngiltere’ye yaptığı yakın tarihli bir ziyarette, Theresa May, ‘Kürt terörizmine’ karşı mücadeleye verdiği desteği açıkladı. Erdoğan, Rojava Devrimi’ni ve Türkiye’deki Kürtlere karşı şiddetli zulüm yöntemleri ile yok etmeye çalışmaktadır. Anna’nın anısına, ilkelerimiz için savaşmaya devam eden tüm yoldaşlarımızla dayanışmalarımızı da genişletmek istiyoruz. Bu aynı zamanda, Kürt kurtuluş mücadelesine katılmış olan herkese ve bunun için savaşmaya devam edenlere onur vermesi için de gerçekleştirdiğimiz bir politik işgaldir” vurgusunda bulunuldu. 26 Mayıs Küresel Eylem Günü’nde yürüyüş ile selamlanan Anna’nın arkadaşlarının işgal eylemi bir süre daha devam edecek.
