3 Kürt kadın siyasetçinin hunharca katledilmesini vahşet olarak nitelendiren Baba Doğan şunları söyledi: "O katiller, katlettikleri o insanlarla tartışacak bir seviyede değildi. O katiller, gerçekten bir değere inanmış olsaydı, silaha başvurmazlardı. Sorunun kanla çözülemeyeceğini bilmeleri lazım. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşmelerin gerçekleştiği bir süreçte kimler bu ölümlerden ne kazanç sağlar bilmiyoruz. Asker aileleri daha önce 'vatan sağolsun' derken şimdi 'hangi vatan sağolsun, benim canım yandı' diyor. Keşke daha önceden bu söylemler var olsaydı da bu kadar kan akmasaydı.

Bizim kızımız insanlık saflarında mücadele etti ve onun bu mücadeleyle tanışmasına ben vesile oldum. Onu uğruna mücadele ettiği Kürdistan topraklarına defnedeceğiz. 78 Maraş Katliamı'nda askerdim, bir hafta sonra Kıbrıs'ta Maraş’a geçici görevle gönderildik. Orada Maraşlılara yardımcı olmamamız için Alevi ve Kürt olan askerleri disiplin koğuşuna alarak dışarı çıkmamıza engel oldular. O zamandan beri pek değişen bir şey olmadı.

'Her şart altında gülmeyi biliyordu'

Rojbin ilkokulu köyümüzde bitirdi. Başarılı ve zeki bir öğrenciydi. Ancak matematik konusunda başarısı daha barizdi. Sonradan Fransızca öğrenmesine rağmen her zaman sınıf birincisiydi. Birinci ve ikinci sınıfı aynı yılda bitirerek üstün başarı göstermiş oldu. Üstelik aynı sınıfta kendilerinden büyük Fransız vatandaşı ikinci sınıf öğrencileri olmasına rağmen. 1999 yılında Kürt Halk Önderinin yakalanmasının ardından Kürt Özgürlük Mücadelesi saflarına katıldı. Çeşitli görevler üstlendi. Bu süreçte de çok düşkün olduğu ailesini hiç ihmal etmedi ve bu yönüyle hep onların desteğini kazandı. Çok cana yakın ve yardımsever bir insandı. En zor şartlarda bile gülmeyi başarırdı. Strasbourg’da 52 gün süren açlık grevi sırasında yoldaşları gün ve gün erirken gözünün önünde o her zaman onlara moral veriyor ve onların gülmesini sağlıyordu. Kızımın mücadelesinin temeli olan fikirleri, bundan sonra ben dile getireceğim. Her zaman bu mücadeleyi sürdüreceğim."
Fidan Doğan'ın kardeşi Uzay Doğan da ablasının gülüşünü asla unutamayacağını dile getirdi: "Ablam barış için çok şey yaptı ve Avrupa ülkelerinin tutumuna dair çok şey biliyordu. Sakine Cansız, Leyla Şaylemez’in ailesine de başsağlığı diliyoruz. Umarım bunlar halkımızın son şehitleri olur."


BARAN BOZKURT / PARİS