Kürdistan ve Türkiye'den kısa kısa

.

.

  • Gazi şehitleri anıldı
  • Mersin Büyükşehir'e baskın
  • Eski başkan dahil 22 gözaltı
  • Saç örgüsüne saldırıya kadınlardan suç duyurusu
  • Sayıştay milyarlık zarar saptadı
  • Çiftçiler üretimden kopuyor

Gazi şehitleri anıldı

Gazi Mahallesi'nde 12 Mart 1995'te başlayan saldırılarda katledilenler, mezarları başında anıldı. 

İstanbul'da 12 Mart 1995'te Gazi Mahallesi'ne yönelik başlatılan ve 23 kişinin yaşamını yitirmesine 653 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan Gazi Katliamı kurbanları mezarları başında anıldı. Alibeyköy ve Okmeydanı mezarlıklarında gerçekleştirilen anmalarda, katledilenlerin anısına gulbang okunup çeraxlar uyandırıldı. Yaşamını yitirenlerin aileleri ile sivil toplum ve Alevi örgütleri temsilcilerinin katıldığı anmanın ilki Alibeyköy Mezarlığı'nda Feyzi Tunç'un mezarı başında yapıldı. Anmada konuşan Sultangazi Pir Sultan Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, katliamın üzerinden 31 yıl geçmesine rağmen adaletin sağlanmadığını belirtti. Odabaş, "Alevi kurumlarımız, mahalle muhtarlarımız, sivil toplum örgütlerimiz ve siz canlarla birlikte katliamların bir daha yaşanmaması ve şehitlerimizin davasına sahip çıkmak için buradayız. Bu ülkede herkesin arzusu laik ve demokratik bir anayasa önünde tüm yurttaşların kardeşçe yaşayabilmesidir. Ancak bu faili meçhul cinayetleri ve katliamları işleyenlerin bir gün mutlaka yargılanması ve hesap vermesi gerekir" dedi.

İkinci anma, Okmeydanı Çıksalın Mezarlığı'nda gerçekleştirildi. Gazi Katliamı'nda yaşamını yitiren Alican Yıldırım'ın mezarı başında yapılan anmada, Gazi Cemevi Pirler Meclisi'nden Haşim Kızılveren Dede gubang okuyup, çerax uyandırdı. Anmada konuşan Habibler Cemevi Başkanı Gökay Önay, şunları söyledi: "Bu ülkede adaletin, hukukun ve demokrasinin olmadığı gerçeğini yaşıyoruz. Halkımıza yapılan bu zulmü bulunduğumuz her yerde haykırmaya devam edeceğiz. Adalet gelene kadar şehitlerimizi her yıl anmaya ve mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz."

Anma, katledilenlerin anısına yapılan duaların ardından sona erdi. İSTANBUL

 

* * *

Mersin Büyükşehir'e baskın

Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik “ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet” iddiaları kapsamında operasyon düzenlendi.

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, dün sabah saatlerinde belediyeyi basarak arama yaptı. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Özel Kalem Müdürü'nün evinde ve belediyedeki ofisinde arama yapıldığını söyledi. Seçer, Belediyedeki alımlarla ilgili soruşturma yürütüldüğünü belirtti. Seçer, “Bu süreçte böyle bir soruşturma benim için sürpriz değil. Bana dair bir soruşturma yok” dedi.

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Operasyon neticesinde olayla bağlantısı olduğu değerlendirilen şüpheliler gözaltına alınmış olup, 21 adet taşınmaza, 3 adet araca, 1 adet deniz aracına el konulmuştur." MERSİN

 

 * * *

Eski başkan dahil 22 gözaltı

Antalya’nın Döşemealtı Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında aralarında eski Belediye Başkanı Turgay Genç’in de bulunduğu 22 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

Antalya Döşemealtı Belediyesi’nde gerçekleştirilen 'Bitümlü sıcak asfalt ve kaldırım' ihalesine yönelik başlatılan soruşturma kapsamında operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında kamu zararında sorumluluğu bulunduğu değerlendirilen eski Belediye Başkanı Turgay Genç ile birlikte hareket ettiği belirlenen 2 belediye başkan yardımcısı, 8 belediye personeli, 6 yüklenici firma çalışanı ve 5 belediye meclis üyesi olmak üzere toplam 22 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Hakkında gözaltı kararı verilen kişilerden birinin cezaevinde bulunduğu, ikisinin ise yurt dışında olduğu öğrenildi.

Döşemealtı Belediyesi'ne Aralık 2025'te de operasyon düzenlenmişti. Mali suçlar iddiasıyla 10 kişi gözaltına alınmıştı. ANTALYA

 

 * * *

Saç örgüsüne saldırıya kadınlardan suç duyurusu

DEM Parti Antalya Kadın Meclisi, 8 Mart'ta pankartlarına el koyan polisler hakkında suç duyurusunda bulundu.

Kadın Meclisi, pankart ve materyallere herhangi bir resmi belge gösterilmeden el konulduğunu belirterek, dün polisler hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusu öncesi Antalya Adliyesi’nde açıklama yapan DEM Parti Antalya Eşbaşkanı Vahide Doğan, pankartta yer alan "8" rakamının saç örgüsü şeklinde tasarlanmasının "Örgüt propagandası" olarak gerekçe gösterildiğini söyledi. Aynı görsellerin Türkiye'nin birçok ilinde düzenlenen 8 Mart etkinliklerinde kullanıldığını anımsatan Vahide Doğan, Antalya'da yaşanan saldırının keyfi olduğunu ifade etti. Saç örgüsü sembolünün, Suriye'de bir DAİŞ mensubunun katledilen bir kadının saç örgüsünü keserek teşhir etmesine karşı protesto amacı taşıdığını belirten Vahide Doğan, kadın düşmanı zihniyete karşı mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı. ANTALYA

 

* * *

Sayıştay milyarlık zarar saptadı

Sayıştay’ın kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik denetimlerinde 1 milyar 387 milyon 708 bin TL’lik kamu zararı saptandı.

Kamu kurum ve kuruluşlarını Meclis adına denetleyen Sayıştay'ın 2025'e ait kamu idarelerine yönelik denetim raporları, “makaslandığı” halde kamudaki çürümeyi gözler önüne serdi. 2025 yılında gerçekleştirilen yargılamalarda toplam 1 milyar 387 milyon 708 bin 212 TL’lik kamu zararının tazminine karar verildi. Kamu zararı iddiasıyla yargıya taşınan 816 milyon 230 bin 657 TL’lik tutar için ise “Yasal düzenlemelere uygun” kararına hükmedildi. Kamu zararına konu toplam 229 milyon 707 bin 688 TL’nin ise yargılama öncesinde tahsil edildiği ifade edildi.

Sayıştay raporuna, “Bu tutarlar, Sayıştay dairelerince verilen hükümlere ilişkin olup bunlara ilişkin kanun yolları tükenmediğinden, kesinleşmiş miktarlar değildir” notu düşüldü. ANKARA

 

 * * *

Çiftçiler üretimden kopuyor

Uygulanan politikalar çiftçiyi borçlandırdı ve üretimden kopuşu hızlandırdı. Üretici ile market arasındaki fiyat farkı yüzde 229’a ulaştı.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, düzenlediği basın toplantısında tütünde alımların geciktirilmesi, sözleşme fiyatlarının tek taraflı olarak düşürülmesi ve şirketlerin belirsiz alım politikalarının üreticiyi ciddi mağduriyetle karşı karşıya bıraktığını söyledi. Ürünlerin hala depolarda beklediğini belirten Sarıbal, "Sözleşmeler çiftçinin aleyhine düzenleniyor. Alım takvimi belirsiz, fiyat tek taraflı aşağı çekiliyor. Bu, üreticiyi çaresiz bırakma düzenidir" dedi. Tütün üreticisinin maliyet baskısı altında olduğunu kaydeden Sarıbal, üretim maliyetinin kilogram başına ortalama 260 TL olduğunu hatırlatarak, "Sözleşme fiyatı 300 liraydı. Şimdi şirketlerin 220– 250 lira bandında alım planladığı konuşuluyor. Bu, çiftçinin emeğinin ve alın terinin yok sayılması demektir" ifadelerini kullandı. Sarıbal, depolarda bekleyen tütünün çiftçinin sırtında borç yüküne dönüştüğünü savundu.

Çiftçilerin bir yandan zirai don, kuraklık ve sel felaketleriyle mücadele ederken, diğer yandan ürününü maliyetinin altında satmak zorunda bırakıldığını dile getiren Sarıbal, şunları kaydetti: "Uygulanan politikalar üretimi caydırdı, çiftçiyi borçlandırdı ve üretimden kopuşu hızlandırdı. Çiftçiyi zarar ettirip toprağından koparan, mülksüzleştiren, verimli tarım arazilerini ve meraları imara açan iktidarın politikası sonucunda tüketici pahalı gıdaya mahkum edildi. Üreten kazanamadı, tüketen ucuz gıdaya erişemedi. Üretici ile market arasındaki fiyat farkı yüzde 229’a ulaştı. Tarımda planlı üretim, kamusal destek mekanizması kurulmazsa her uluslararası kriz Türkiye'de gıda krizine dönüşür." ANKARA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.