Kürtçe yazım öğelerinin ele alındığı kitapta, 1935 yılında dönemin Başbakanı İsmet İnönü ve siyasetçi Abidin Özmen'in Kürt dili ve kültürünün asimile edilmesi ile ilgili hazırladığı rapor ve önerilere yer veriliyor. Asimile edilen bir halkın coğrafi açıdan temsilini bulduğu "Kürdistan" ismiyle yayın hayatına başladıklarını söyleyen Kürdistan Yayınları sahibi Mehdi Tanrıkulu, bastıkları ilk kitabı ve yayınevlerinin amaçlarını anlattı.


'Soykırım sürüyor'

Geçtiğimiz dönemlerde "Kürt" ve "Kürdistan" ismi söz konusu olduğunda devlet tarafından çok fazla baskıya maruz kaldıklarını belirten Tanrıkulu, "Bizleri sadece kullandığımız dilden kaynaklı 'bölücü' olarak görüyor ve Kürdistan kelimesini kullandığımız için bize yargı yolunu gösteriyordu. Bizler dilimizle, kültürümüzle var olduğumuz gibi coğrafyamızla da bütünlük içindeyiz" dedi. "Bütün olan bir şey parçalanmaz" diyen Tanrıkulu, "Dilimizden, kimliğimizden kaynaklı sürekli Türkiye'nin parçalanacağı söz konusu ediliyor. Parçalanma korkusu taşıyan bir bütünlüğün aslında bütün olduğu şüphelidir" dedi.

Sansürün resmi belgeleri

Kürt dili ve kültürü üzerinde geliştirilen asimilasyonu somut anlamda ortaya çıkarmak için "Kürtçe dil ve eğitim hakları" isimli kitabı bastıklarını belirten Tanrıkulu, "Asimilasyon belgeleriyle birlikte Kürt dilinin somut sansüre uğratılması için yayınlanan belgeleri bu kitapla açığa çıkarttık. Şimdiye kadar hiç yapılmamış bir alanda inceleme ve araştırmayı belgelere dökerek Türkiye ve dünya kamuoyuna sunmak istedik" diye konuştu. 2011 yılında kurulan yayınevi ile bu coğrafyada binlerce yıldır yaşanan insanlık dışı uygulamaları ve akademik çalışmaları kamuoyuna duyurmayı hedeflediklerini kaydeden Tanrıkulu, birinci kitaplarının bu açıdan dikkat çekici olduğunu ifade etti.

Anayasa Komisyonu'na gönderildi

Kürt dil bilimci Çeto Özel'in araştırmalarından oluşan kitabın önemli belgelerden oluştuğunu dile getiren Tanrıkulu, kitap hakkında şu bilgileri verdi: "Kuşkusuz asimilasyon politikalarının en önemlileri İsmet İnönü ve Abidin Özmen'in yaptığı önerilerdi. Tespit ve önerileriyle Kürt toplumu eşi benzeri görülmemiş bir asimilasyon cenderesine alınarak yok edilmek istenmiştir. Bu politikalar hala devam etmektedir. Bu politikalarla Kürt toplumunun imha edilmesi hedeflenmiş ve adım adım hayata geçirilmişti. Öyle ki Kürtlüğünün bilincinde olmayan bir neslin yetişmesine yol açmıştır."
Bastıkları ilk kitabı Meclis Anayasa Komisyonu'na öneri olarak gönderdiklerini söyleyen Tanrıkulu, son olarak şunları dile getirdi: "Yayınevi olarak amacımız Kürt dili eğitim ve edebiyatına ilişkin inceleme ve araştırma yapmak, yayınlamak ve bunu demokratik mücadele ekseninde yürütmektir."

DİHA/İSTANBUL