Bugüne kadar Alevi ve Kürt tarihinde resmi ideolojinin tabulaştırdığı konularda yaptığı bilimsel araştırmalarla özgür ve bilimsel düşüncenin gelişimine katkıda bulunan Alevi-Kürt araştırmacısı Mehmet Bayrak, yeni kitabı ‘Êzîdî-Kızılbaş-Yaresan Kürtler’de bu geleneğini yine sürdürüyor. Bayrak bu kez kendisine araştırma konusu olarak ‘Kürdistan’daki gizli dinleri’ alıyor. Türkçe yayınlarda bugüne kadar hiç yer almayan ve resmi ideolojinin tabulaştırdığı din konusunu, Batı kütüphanelerindeki İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, Rusça, Arapça ve Kürtçe kaynaklardan yararlanarak bir araya getirdiği belgeleri, araştırmacıların bilgisine sunuyor. Bayrak Özge yayınlarında çıkan kitabını, Êzîdîler’e yönelik ilk çalışmalarına 30 yıl önce başlamış, bu alanda onlarca eski görsel ürün yayınlamış bir araştırmacı olarak, asırlık Êzîdî görsel ürünleriyle de besliyor.

Sorunun inkarı

Türkiye’de resmi ideoloji, devletin kuruluşundan günümüze kadar Alevi ve Kürt Sorunu’nu bir yandan tabulaştırarak kendi mecrasında akışının önüne set çekmiş, öte yandan ırkçı ve baskıcı politikalarla Alevi ve Kürt aydınlarının seslerini keserek, kendi kalemşörleri aracılığıyla ‘sorunun inkarı’nı egemen kılmaya çalışmıştır. Böylece resmi ideoloji tarafından binlerce yıllık tarihi geçmişi bulunan ‘Kürtlük’, ‘dağ Türk’lüğüne;  Alevilik de ‘Türk Müslümanlığı’na dönüştürülerek sorunun inkarına çalışılacaktı. 
Özellikle 1970’li yıllarda gerek Kürdoloji çalışmalarındaki yoğunlaşma, gerekse 1980’ li yılların ortalarından itibaren Alevilik’le ilgili araştırmalardaki artış kendi içerisinde bir aydınlanma yarattı ise de, yetersizlikleri barındırıyordu. Ancak, resmi ideolojinin koyduğu tabuların aşılma uğraşı ve şoven politikaların sorgulanması sonucu;
Alevilik, iddia edildiği gibi, Şamanizm’den kaynaklanan bir ‚‘‘göçebe Türkmen‘‘ öğretisi midir, yoksa Ari inanç ve kültürden kaynaklanan bir halk inanç ve kültürü müdür? Alevilik, Müslümanlık hatta ‚‘hakiki Müslümanlık‘‘ mıdır, yoksa İslamdışı bir öğreti midir? Alevi toplumunun devlet içindeki konumu nedir? Türkiye, laik bir devlet midir, yoksa Sünni inancın egemen olduğu dini bir devlet midir? Alevilikle Kürt sorunu arasındaki bağıntı nedir? sorularına cevap arayışları çerçevesinde, resmi ideolojinin ve kafalardaki tabuların yıkılmasına yönelik eğilimler artmaktaydı.
İşte yukarıdaki sorulara bilimsel cevap olabilecek araştırmalarıyla tanınan Alevi ve Kürt tarihi, kültürü araştırmacısı Mehmet Bayrak yeni kitabında, bugüne kadar yaptığı araştırmalarına labaratuvarda çalışan bilim adamı titizliğiyle tarihin ve farklı coğrafyaların tozlu raflarından bulduğu belgeleri ekleyerek, araştırmacıların hizmetine sunuyor. Bayrak, ‘Êzîdî-Kızılbaş-Yaresan Kürtler’ adlı yeni kitabında Kürdistan’da gizli dinleri belgelere dayalı olarak gözler önüne seriyor. Bayrak kitabını yayınlamaktaki temel amacını ise, ‘bir bakıma zorla dayatılan bu bilimdışı resmi kültür politikalarını sorgulamaktır. Çünkü yaşadığımız sancıların büyük bölümü, red-inkar ve saptırmaya dayalı bu politikalardan kaynaklanmaktadır. Bu bilimdışı, zoraki tezlerin bertaraf edilip yerine bilimsel doğruların ikame edilmesiyle, kuşkusuz, tarihsel ve toplumsal gerçekliğe uygun bulgu ve belgelerden geçmektedir’ diyerek açıklamaktadır.

Korkmadan öğrenmeliyiz

Bayrak’ın  ‘Êzîdî-Kızılbaş-Yaresan Kürtler’ ana başlığı altında topladığı araştırmaya ve belgelere dayalı çalışmasında; kendi incelemelerinin dışında bugüne kadar Türkçe literatürde yer verilmemiş ilginç belge ve araştırmalara yer veriyor. Bayrak kitabında yer verdiği belgelerin 19.yüzyıldan itibaren İçasya, Yakındoğu ve Ortadoğu(Anadolu, Kürdistan,Mezopotamya,İran, Ermenistan,Kafkasya, ve Arap ülkeleri) üzerinde Batılı misyoner çalışmalarının yüzyılın özellikle ikinci yarısına kadar olan belgelerin misyoner raporları olduğuna dikkat çekerek, 19.yüzyıl sonları ve 20.yüzyıla ilişkin belgelerinse bilimsel nitelikli olduğuna vurgu yapıyor. Bayrak, resmi görüşle hemen bütünüyle çelişen ve birçok ilginç gözlemler içeren bu belgelerin, konuyla ilgilenen herkesçe bilinmesi gerektiğine vurgu yaparak, ‘bu nedenle bulgu ve belgelerden korkmadan, onları irdelemeyi ve yeni sentezlere varmayı öğrenmeli, becermeliyiz’ diyor. Bayrak kitabını Êzîdîlerin son dönemde yaşadıkları trajediden kaynaklı olarak, ağırlıkla ‚‘asırlık‘‘ Êzîdî görsel ürünleriyle de besliyor.

Üç bölümden oluşuyor

‘Êzîdî-Kızılbaş-Yaresan Kürtler’ kitabı üç  bölüm ve birbirine bağlı altbaşlıklar halinde okura sunuluyor. Birinci bölümün üst başlığı ‘Özgün kimliğiyle Kürt Aleviliği, Yaresanlığı ve Êzîdîliğe’ ayrılıyor. Bu başlık altında ise, änanç ve kültür kaynaklarıyla Kürt Aleviliği, İslam öncesi şiirinde Yaresan Aleviliği, Alevi/Yaresan ve Êzîdî Kürtlerin Müziği ve dinsel şarkıları belgeleriyle sunuluyor. 

Ermiş şair Baba Tahir Uryan ve Ahlê–Hak dini üzerine G.Le Leszczynski’nin yazısı ile  Horasan’da Kızılbaş-Kürt edebiyatının büyük ismi Cafequlî üzerine Dr. Zohrab’ın yazısı da bu bölümde yer alıyor. Kitabın ikinci bölümünde, Kürdistan’da ve Kürtler de gizli dinler başlığı altında Kızılbaşlık, Alevilik, Ahlê-Haqlık, Kakailik, Yaresanlık, Êzîdîlik, Şemsilik ve Zerdüştîlik batılı kaynaklara dayanılarak aktarılıyor. Bu bölümün altbaşlığında yer alan diğer bir konu ise, Kürtler ve Hıristiyanlık. Kitabın üçüncü bölümünde ise, Kürtlerde Batınîlik ve tasavvuf yer alıyor.


ERDOÐAN YENER