
DBP Van İl Kongresi’nde konuşan DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek, Kürdistan’ın yüz yıllık geleceğinin belirleneceği tarihi bir süreçten geçildiğini belirterek, “Bizi yıllardır yok sayan dünya artık yavaş yavaş arkamızda durmaktadır” dedi.
Kamuran Yüksek, dün yapılan DBP Van İl Örgütü 3. Olağan Kongresi’nde konuştu. Yüksek, tarihi bir süreçten geçildiğini; bu süreci doğru mücadeleyle yürüttükleri takdirde Kürdistan’ın yüz yıllık geleceğinin de sağlanacağını söyledi. Sömürgeci devletlerin sömürge halkı inkar etmediklerini, Türkiye’nin ise hem sömürüp hem inkar ettiğini hatırlatan Yüksek, “Kürt halkı yıllardır varlık ve özgürlük mücadelesini veriyor. Artık kimse Kürt halkının haklarını çiğneyemez, varlığını yok sayamaz. Bizi yıllardır yok sayan dünya artık yavaş yavaş arkamızda durmaktadır” dedi.
Kürtler ulus bilinci kazandı
Kürtlerin mücadele sonucunda ulus bilincini kazandığını kaydeden Yüksek, onurlu bir halka, öncü bir partiye ve bir önderliğe sahip olduklarını ifade etti. Öcalan tarafından başlatılan ‘diyalog süreci’ne de değinen Yüksek, Türkiye’nin halen Kürt halkının elde ettiği kazanımları engelleyici bir pozisyonda olduğunun altını çizdi.
Kürt halkının alternatifsiz olmadığına dikkat çeken Yüksek, her şeye rağmen Öcalan’ın Newroz’da deklare ettiği görüşlerine halen bağlı olduklarını dile getirdi.
Öcalan kırmızı çizgidir
AKP Hükümeti’nin Öcalan’a yaklaşımını eleştiren Yüksek, Öcalan’ın, Kürt halkının ve partilerinin iradesi ve kırmızı çizgisi olduğunu söyleyerek, AKP Hükümeti’ni sorumlu davranmaya davet etti.
Ayna: Yanlış hesap yapmayın
DBP Eşbaşkanı Emine Ayna da Batman İl Örgütü’nün düzenlediği konferansta konuştu.
Ayna, tekçi bir ık devleti olan Türk devletinin bu coğrafyanın esas halklarından olan Kürtlerin varlığını henüz sindiremediğini söyledi. “Bağımsızlık diyorsanız, hayır” denildiğini belirten Ayna, şöyle devam etti: “Tamam olmasın ama Türkiye’de yaşayacaksak ‘Demokratik Cumhuriyet’ istiyoruz. Tek dil, tek millet, tek kimlik olmasın. Türk’ün kullandığı bütün hakları Kürt de kullansın. Buna göre Anayasa olsun.”
Öcalan ile bir aydır görüş yapılmadığına dikkat çeken Ayna, “Sakın ola ki; Kürt halkına karşı Başkan Öcalan üzerinden hesap yapmasınlar. Başkan Öcalan’ı Kürt halkına karşı bir tehdit olarak kullanmasınlar” dedi.
Demokles’in kılıcı gibi
Son bir aydır bunu yapıldığını; demokles kılıcı gibi ‘sen Kobanê‘de özgürlük mü istiyorsun, anadilde eğitim mi istiyorsun ben böyle yaparım haa’ denildiğini hatırlatan Ayna, bunun doğru bir politika olmadığını söyledi. Ayna, şunun altını çizdi: “Her konu tartışılabilir ama Başkan Öcalan üzerinde tartışma olamaz. Sakın ola Kürtlere karşı O’nu kullanmaya kalkmasınlar. Kürtlerin en hasas, en tartışmasız noktasıdır. ‘Öcalan özgürlüğü Kürt halkının özgürlüğüdür’ sadece bir slogan değildir.”
Beştaş: Siyasi soykırım başladı
HDP Eşbaşkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş ise ANF’den Ali Barış Kurt’a siyasi soykırım operasyonlarını değerlendirdi.
Son bir ay içinde Kuzey Kürdistan ve Türkiye’den 2 bin 137 kişinin gözaltına alındığı, en az 530 kişinin de tutuklandığı bilgisini veren Beştaş, “Kürtlere yönelik yeni bir siyasi soykırım operasyonunun startı verilmiş durumda” dedi.
AKP suçlarını saklıyor
Kobanê serhildanı ardından siyasi soykırım operasyonuna başlandığını dile getiren Beştaş, “Büyük bir toplumsal başkaldırı söz konusuydu. Bunu gözden kaçırmak, kendi yaptıklarını saklamak için AKP bu operasyonları devreye soktu. Bizim okumamız bu” diyerek, şunlara dikkat çekti: “6-8 Ekim’de sadece devlet resmi güçleri değil, korucular, ırkçılar, faşistler, kotralar devreye konuldu. Bu katillerin hiçbiri yakalanmadı; soruşturma açılmadı. Gösteriye katıldığı, yürüdüğü, slogan attığı için insanların tutuklanması gerçekleri saklamadır, kaçırmadır. Oysa hakikatler inatçıdır, böyle gizleyemezler.”
Eski yöntemle yeni sonuç
“Hükümet eski yöntemle yeni sonuçlar elde etmek istiyor ama politikada da hukukta da karşılığı yok” diyen Beştaş, şunları ekledi: “Susmamak lazım. Bundan sonra da susmayacağız. Her zeminde gözaltı ve tutuklamalara karşı çıkmamız gerekiyor. Bizim duruşumuz böyle bir netlikte olacak. Yürürlüğe girmeyen ‘güvenlik paketi’ yürürlüğe konuldu; önce tutuklayıp sonra paketi getiriyorlar, ona göre yargılama yapacaklar. Bu, hukuk devleti iddiasından uzaklaştığını ve kanun devleti olduğunu kanıtlıyor. ‘Kanun devleti’ çok tehlikelidir. Bir taşla iki kuş vurmak istiyorlar ama o taşlar dönüp kendilerini vuracak!”
Makası fazla açma!
AKP Hükümeti’nin oyalama, zamana yayma ve güvenlik politikalarıyla Kürt sorununu çözümsüz kıldığını kaydeden Beştaş, şunları vurguladı: “Temel parametrelerinin gerekleri yerine getirilmeden çözülemez. AKP tutuklamalarla büyük bir çelişki oluşturdu. Çelişki makasını daha fazla açmamasını öneriyoruz. Bizim sokak çağrımız doğruydu. Bundan vazgeçmeyeceğiz de. Kendileri gece 03.00’te bile miting yapıyorlar.”
HABER MERKEZİ