Diğer parçalardaki siyaset coğrafyasını belirleyen iki merkez:
Hewlêr ve Kandil.
İkisi de politik topluluk olan Halk’ın gücüne dayanıyorlar.
Ama iki merkezde de siyasetin görünen gövdesi var.
Bu gövde süzgeçten geçen şahsiyetler tarafından temsil ediliyor.
Acı deneylerden süzülüp gelen bu iki merkez, Kürdistan’ı dokunulmaz kılan siyaseti belirliyorlar.
Kürdistan “dokunulmaz” derken, askeri dokunulmazlık değil kastım; Kürtler’i iç kavgayla biribirine kırdırma döneminin kapandığının altını çizmek istiyorum.
Bunu başaran bir siyaset sistemi.
Ve bu sistemin iki ana gövdesi, onları temsil eden, devasa adamlar var:
Bilgilerimi, arşivlere, Kürdistan medyasına ve biyografik kaynaklara dayandırıyorum.
Tanımlamalar, siyaset dünyasından edindiğim izlenimlerin toplamı, her merkezden beş önde gelen şahsiyetin kısa ve öz de olsa, özelliklerini aktarıyorum:
Hewlêr:
Önemli ve vakur siyasetin adamı: Mahmud Osman. 1992’den 95’e kadar Londra’da yaşadı. 1968’de Mele Mustafa Barzani’nin yardımcılılığı görevini üstlendi. Mesud Barzani’nin yanında elini pantolonunun cebine koyma “icazeti” olan ender şahsiyetlerden biri. Türkiye’deki sömürgeci politikaya hiç taviz vermedi.
Feleketin Kakayî, dağlardan kopup helen kalem adamı. Peşmerge güçlerinin dağlardaki basın öncüsü. Türkiye’deki Kürtler’i inkar politikasına meydan okuyan, Güney Kürdistan Hükümeti’nin eski Kültür Bakanı. Türkiye tarafından bir süre için “istenmeyen misafir” ilan edildi. Sevindiğini hatırlıyorum.
Dünyanın en genç Başbakanı Neçirvan Barzani. Başka br ülkede olsa, Moda dünyasının gözdesi olurdu. Kürdistan’da, Ortadoğu gigantlarının ortasında, hendek atlamasını beceren önemli bir devlet adamı. Kurulan Hewlêr-Washington hattında ayakta duran adam.
Safin Dizai, Türkiye’yi yakından tanıyan adam. Hewlêr’in Hükümet sözcüsü. Az ve öz konuşan adam. Son olarak PKK’lilerin Güney’de “bir vatandaş gibi” kalabileceklerine vurgu yaptı.
Saddam rejiminin kurşunlarına hedef oldu. Almanya’nın o zamanlar Başkenti olan Bonn’da tedavi gördu. Yüksek düzeyde Kürdistani bir şahsiyet. Birlik için büyük çabalar harcadı: Parlamento Başkanı Kemal Kerkuki: Kardeş kanının akmasına set çeken öncülerden.
Kandil:
Adı hiçbir dönemde, fitne ve fesada karışmayan, bir yerde “Hz. Ömer”i solda bırakacak kadar adaletli; birleştirisi gücü yüksek duran, yılların yıpratamadığı, uzun nefesli bir şahsiyet: Cemil Bayık: Herket’in vicadanı!
“Kürdistan Halkının Manifestosu” ve “Tarihte Zor’un Rolü” kitaplarının yazarı olduğunu tahmin ettiğim, Kuzey Kürdistan, günümüzde nesli tükendiğinden bahsedilen ender Marksologlardan: Duran Kalkan: Hereketin beyni!
Hapishanelerde, “öldü” diye unutturulmak istenen ve görgü şahitlerinin ifadelerine göre, “direnerek, yeniden dirilen adam: Mustafa Karasu: Hareket’tin disiplini!
Fars ve Osmanlı’nın devamı devletlerin Kürdistan’a kuşattıkları üçgendeki kurtulduktan sonra, yükselen, sömürgeci orduların ve medyanın kayalardan söküp almak için defalarca “fetih” Herakatı gerçekleştirdikleri, Kürdistani şahsiyet. Birliğin simgesi haline geldi: Murat Karayılan: Hareketin temsili!
Uzun bir sessizlikten sonra, Türk medayası ve Kürdistan’daki kaynakların efsaneştirdiği adam: Bahoz: Tüm zamanların zirveye çıkardığı askeri stratejisyen!
…
Kürdistan’ın ilk-baharı.
Ve bu tablonun zemininde duran halk güçleri ve onun temsilcileri.
Biraz geç geldi. Umut vardı. Gelmeyecek dilediler. Tarih inat etti. Kürtler de.
Ama geldi.
Kürdistan’ın ilk-baharı -II-
Mevcut durumda Kürdistan’ın bu iki yakası var.