
Mardin’in Kerboran (Dargeçit) ilçesinde 2 Mart’ta çıkan çatışmada şehit düşen 8 HPG gerillasından Mehmet Akif Çakıcı’yı (Cahît Sason) ailesi anlattı. Batman’ın Sason ilçesi Hosnêr köyüne bağlı Nêrgîtaxê mezrasında yaşayan Çakıcı ailesi, koruculuk dayatması ve asker baskılarından dolayı 1982 yılında Diyarbakır’ın Bismil ilçesine göç etmek zorunda kalır. Burada da peşlerini bırakmayan devlet zulmüne dayanamayan aile, 1985 yılında bu kez de İstanbul’a göç eder.
2 yaşında göç yollarına düşen Çakıcı, daha 10 yaşındayken, dar gelirli ailesine katkıda bulunmak için ağabeyleri ve ablaları ile işe başlar. Yaklaşık 8 yıl boyunca tekstil atölyelerinde çalışan Çakıcı, 18 yaşında gençlik çalışmalarına katılır. Kürt halkının özgürlük mücadelesiyle tanışan Çakıcı, 2005 yılında gerilla saflarına katılır. 11 yıl boyunca Kürdistan dağlarında özgürlük mücadelesi yürüten Çakıcı, sakin ve azimlidir.
Ağabeyi Saim Çakıcı, “Cahit daha 10 yaşındaydı bir karker (işçi) olarak çalışmaya başladı. Çocukluğundan beri yurtsever ve devrimci bir duruşa sahipti. Ailenin arasında en başarılı kardeşimizdi. Küçük yaşta çalışmasına rağmen hiçbir zaman iş hayatından geri adım atmazdı. Şehidimizle başımız diktir. Özgürlüğümüz için savaşan şehitlerimizin silahları ve bayrağı yerde kalmaz” dedi.
Onların yolunda devam
Çakıcı’nın annesi Şadiye Çakıcı, oğlunu daha çok küçükken gerillalara özendiğini dile getirerek, “Küçüklüğünden beri hiçbir zaman yurtseverliğinden vazgeçmiyordu. Onu hiçbir zaman unutmayacağım. Onların yolunca yaşamaya devam edeceğiz. Kürt halkının başı sağolsun” dedi.
Kardeşi Aysel Şimşek ise Çakıcı’nın sürekli kendilerine “Kürtçe konuşun ve Kürtçe dinleyin. Anadilimizle büyümeliyiz” dediğini belirterek, “Devletin halkımıza uyguladığı zulüm ve saldırıları vicdanı kabul etmedi ve bu yolu seçti” diye konuştu.
Zulme boyun eğmedi
Çakıcı’nın ablası Yüksel Çakıcı ise kardeşiyle tekstil atölyelerinde yıllarca beraber çalıştıklarını hatırlatarak, şunları söyledi: “Biz Kürt olduğumuz için çoğu zaman baskı ve zulüm uyguluyorlardı. Bizi sevmiyorlardı. Cahit tekstil atölyelerinde faşist grupların ona uyguladığı ayrımcılık ve zulmü kabullenmiyordu. ‘Ben gideceğim’ diyordum, Cahit çıkış yaparken, ben gitmedim. Başımız dik ve alnımız aktır.”
BİLAL GÜLDEM/DİHA/BATMAN