Fransa’nın başkenti Paris’te yapılacak İklim Zirvesi’ne bir yıl kala, küresel ısınmayla mücadele edilmesi taraftarlarına çevre örgütlerinin yanı sıra dünyanın önde gelen büyük şirketleri de katılıyor. Büyük şirketler, küresel ısınmanın yol açacağı felaketlerin ticarete vereceği zarardan endişeli. Çin’in başkenti Pekin’de buluşan ABD ve Çin liderleri ise gelecek yıl yapılacak olan İklim Zirvesi’de “karbon salınımını azaltma sözü” verdiler.
Birleşmiş Milletler (BM)’ye bağlı şirketleri destekleme inisiyatifi UN Global Compact Genel Direktörü Georg Kell, büyük şirketlerin giderek daha fazla çevreci tavır almaya başladıklarını söyledi. Almanya’nın Sesi (Deutsche Welle) Radyosu’na konuşan Georg Kell, küresel ısınma ile birlikte meydana gelecek çevresel felaketlerin dünya sermayesini de korkuttuğuna dikkat çekti.
Aralarında milyarlarca Dolarlık cirosu bulunan bin kadar şirketin, atmosfere salınan karbondioksit (CO2) miktarına göre yeni bir ‘emisyon vergisi’ ödemesini talep ettiğini hatırlatan Kell, bunun 2 yıl önce hayal edilemeyeceğine vurgu yaptı. Kell şöyle devam etti: “büyük fırtınalar ve deniz suyu seviyesindeki yükselmeler artık birer ‘korku senaryosu’ değiller. Fırtınalar, seller, kuraklık ve su kıtlıkları hemen hemen tüm girişimci faaliyetleri etkiliyor. Burada büyük bir sıkıntı var ve yersiz bir durum değil bu. Tüm bu risklerin yaşanmasına ilişkin olasılıklar giderek artıyor. İklimsel değişimler ticaret için oldukça kötü.”

Emlak şirketleri ters yolda

Dünya üzerindeki bireysel ve şirket servetlerinin yüzde 60’ının taşınmaz mülkler ve alt yapıdan oluştuğuna değinen Georg Kell, özellikle mülklerin değerlerinin düşmesinden endişe eden sermayenin artık küresel ısınmaya karşı önlem alınması taraftarı olduğunu söyledi. Kell’e göre, küresel ısınmanın yol açacağı doğal felaketler birçok ülkedeki emlak yatırımcılarını zora sokacak.
Küresel ısınmanın ve yol açacağı iklimsel felaketlerin önlenmesi için CO2 vergisinin artık büyük enerji şirketlerince de istendiğini de kaydeden Georg Kell, Norveç hükümetinin salınan CO2 gazına ton başına 75 Dolar ödenmesini istediğini dile getirdi. Kell, bu miktarın 100 Dolar olmasının tartışıldığını hatırlattı.
Atmosfere CO2 salınımına yol açan petrol, kömür, gaz ve kaya gazı gibi fosil enerjilerin pahalı olması gerektiğinin önemine vurgu yapan Georg Kell, bu sayede yenilenebilir enerjilere olan talebin de artacağı görüşünde. Kell, yenilenebilir enerjiler ile enerjinin tasarruflu kullanımını sağlayan ürünlerin teşvikinin giderek daha fazla yayıldığın vurguladı.
Çin yenilenebilir enerji...
Atmosfere CO2 gazı salan ülkeler arasında Çin’in ilk sırada geldiğini dile getiren Georg Kell, “Çin önümüzdeki yıldan itibaren CO2 vergisi getiriyor. Çin böylelikle en büyük ‘gaz salınımı pazarı’ olacak ve şimdiden dünyanın en büyük yenilenebilir enerji yatırımcısı durumunda” dedi. Kell, küresel ısınmanın önlenmesi için CO2 salınımlarının vergilendirilmesini talep edenlerin ‘sesine kulak verilmesi’ gerektiğini de sözlerine ekledi.

ANF/NEW YORK




ABD ve Çin söz verdi

Çin’in başkenti Pekin’de buluşan ABD ve Çin liderleri sera gazı salınımını azaltmaya yönelik yeni hedeflerini açıkladı.
ABD Başkanı Barack Obama ve Çin Devlet Başkanı Xİ Jinping, Pekin’de gerçekleşen en büyük Asya bölgesel zirvesinde bir araya geldi. Obama bu adımın ‘tarihi’ olduğunu söyledi. ABD lideri, ABD’nin sera gazı salınım oranlarını 2025’e kadar, 2005 seviyesine oranla yüzde 26 ila yüzde 28 arasında azaltmayı planladığını söyledi.
Çin ise hedefle ilgili net bir açıklama yapmadı ancak salınımların 2030’a kadar en üst seviyeye ulaşacağını belirtti. Çin dünyada atmosfere en fazla sera gazı salınımına neden olan ülke. Bu son açıklamayla Çin ilk kez tahmini bir tarih belirlemiş oldu. Dünyadaki karbondioksit salınımının yüzde 45’i ABD ve Çin’e ait. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, “Uluslararası iklim değişikliği müzkarelerinin Paris’te bir anlaşmaya varmasını sağlama almak için anlaştık” diye konuştu.
2020 sonrasında sera gazı salınımının azaltılmasıyla ilgili küresel çaptaki anlaşmaya gelecek yıl Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenecek zirvede varılması hedefleniyor.

Obama ve Jinping’in açıklamalarının bu iki ülkede bu sorunun çözümüne liderlik yapacaklarına dair bir mesaj olduğu, liderlerin diğer ülkelerin de kendilerini takip etmesini umduğu belirtiliyor.

PEKİN