HDP'nin Meclis'te grubu bulunmamasına karşın HDP Eşbaşkanı Ertuğrul Kürkçü, BDP Grup salonunda grup toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Kürkçü, "Kocaman profesörler, hiçbir şeyi bilmeden paralarının çöp tenekelerine koyuyorlar ki devlet 'terörü' bitirsin diye. Hay başınıza taş düşsün. Kendisine gelen bir telefon ile bununla mücadele için her şeyini dolandırıcının eline vermekten kaçınmıyorsa bu toplumun sağlıklı olabilmesi mümkün mü? Bu ahmaklık ancak savaş ile yapılır. Kürt halkı savaşla başa çıkmayı, savaşa rağmen insan olmayı öğrendi şimdi bunu öğrenmek diğerlerinin işidir" diye konuştu.


'Gerilla artık geri çekilmiyor'

Kürkçü, barış sürecinin devamına ihtiyaç olduğunu belirterek, "Endişe ediyoruz. Müzakere sürecinin olduğu gibi yürütülmemesinin en önemli sonucu geri çekilmenin durması oldu. Gerilla artık geri çekilmiyor. Ya bir silah patlasa. Bundan korunmak için ne gibi mekanizmalar var. Hükümetin yok. Varsa özgürlük hareketinin vardır" dedi. Çağrılarının Türkiye halkına olduğunu belirten Kürkçü, "Bu süreçten çıkabilmek için toplum, STK'ler bağımsız barış girişimlerini ele almalıdır. Öcalan'ın ya da akillerin çağrısına gerek kalmadan yaşadıkları her yerde barış meclisleri gibi yapı kurmak için kolları sıvamalılar. Sosyalistler, demokratlar, halkçılar başka ne güne lazım. Barış barikatlarını örmek ve savaşın yolunu kapatmak her şeyden daha önemlidir" şeklinde konuştu.

Medya eleştirisi

"Barış gazeteciliği için ne yaptınız" sorusunu medyaya yönelten Kürkçü, şunları söyledi: "Barışın peşinden koşanları eskiye göre ne kadar öne çıkardınız. Nereye baksak aynı tehditkar sözlerdir. Zaten medyanın yüzde 75'i hükümet ve ona bağlı kapitalistlerin eline geçmiştir. Hükümetin ağzından çıkan her şeyi haber yapmak zorunda değilsiniz. Barış imkanı neredeyse ona bakacaksınız. Kim eşit yurttaşlık için girişimde bulunuyor ve müzakerenin gelişmesi için yeni kurumlar ortaya koyuyorsa kalemlerinizi oraya bırakmanızı bekliyoruz. Barış devlete ve hükümete verilmeyecek kadar ciddi bir meseledir."

'Hükümet milliyetçilik gazına basıyor'
Kürkçü, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın "Barış kurucu" gücünün görülmesini istediklerini ve Öcalan'ın Newroz'da yaptığı çağrı olmasaydı bugünlere gelinemeyeceğini söyledi. Kürkçü, "Öcalan'ın barışın bir sırat köprüsünde olduğuna dair yargısını yabana atmıyoruz. Bu köprüden geçmek temiz ve açık bir zihne, dengeyi bozacak bütün unsurları denklem dışına atmaya bağlıdır" ifadesini kullandı. Kürkçü, hükümetin milliyetçilik gazına bastığını ve açıkladığı paketten "öksürük" dışında bir şey çıkmadığını söyledi.

'Kürdistan'da çözüm yoksa Türkiye'de de yoktur'
Kürkçü, Öcalan'ın toplumun farklı kesimleri ile temas kurabilmesini ve yaşamsal koşullarının düzeltilmesini çok önemsediklerini belirterek, "Hükümet Güney Kürdistan'ın seçkinleri ile görüşmeyi tercih ediyor. Barzani'nin Diyarbakır'da resmi bir misafir olarak ağırlanacak olması elbette eski önyargıların aşılması bakımından önemlidir, ancak biz bu günlere kolay gelmedik. Hem Öcalan'ın aldığı barış inisiyatifi ile hem de Rojava'daki halk devrimi ile Ortadoğu statükosu değişmiştir. O nedenle Barzani'yi Diyarbakır'da ağırlayanların gösterdiği cömertliği PYD Lideri Salih Muslim'e de gösterilmesini istiyoruz. Türkiye'de Kürt halkının yasal sözcüsü olan BDP Eşbaşkanları Kışanak ve Demirtaş'a da gösterilmesini istiyoruz. Kürdistan'da çözüm yoksa Türkiye'de de yoktur. Oradaki köy bizimdir hikayesi 1930'larda kalmıştır. Oradaki köyün yanına gideceğiz onunla olacağız" dedi. 


'HDP'nin heyete girmesi çok önemlidir'
Kürkçü, meselenin sadece adaya heyetlerin gitmesi olmadığını söyleyerek, "Sırrı Süreyya Önder ile bu görüşmelere ilk günden beri müdahiliz. Sırrı Süreyya Önder gibi bir arkadaşımızı müzakere heyeti parçası olması ve HDP'nin İmralı'ya girmesi çok önemlidir. Bu bizi barış mücadelesinin bir tarafı yapmıştır. HDP'nin dayandığı zemin de budur" diye vurguladı. Bunun yetmeyeceğini ve halkın kendisinin devreye girmesi gerektiğini belirten Kürkçü, "Gezi gençliğine yaraşan onunu bunun askeri olmak değil barışın eylemcisi olmaktır. Ölmeyeceğiz öldürmeyeceğiz hiç kimsenin askeri olmayacağız. Hükümetin gençliğe yönelik eylemi bundan dolayıdır. Bunlar geleneksel ahlakla ilgili değil gençleri bertaraf etmeye yönelik haçlı zihniyetin yaklaşımıdır. Halk kendi ahlakından sorumludur" dedi.

ANKARA