Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 21 Mart’ta Kürt sorununun çözümüne ilişkin yaptığı açıklamalar, İsviçre kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. PKK’nin “Terörist” ilan edilmediği tek Avrupa ülkesi olan İsviçre, geçtiğimiz aylarda da iki tarafın istemesi durumunda arabuluculuk yapacağını da açıklamıştı. Çözüm sürecinin uluslararası gözlemcilere açılması ya da böyle bir mekanizmaya ihtiyaç duyulması durumunda İsviçre’nin bu oluşuma gireceğine kesin gözüyle bakılıyor.
İsviçre hükümetinin de konuya ilişkin önümüzdeki günlerde bir açıklama yapması bekleniyor. Gazetelerin Öcalan’ın açıklamaları ile yaptığı çağrılara yaklaşımı ve yorumları hayli dikkat çekiciydi. İsviçre’nin etkin uluslararası gazeterinden Neu Zürcher Zeitung (NZZ) Öcalan’ın çağrısını:
“Kürt baharı umudu” manşetiyle verdi.
“PKK lideri Öcalan’dan ateşkes çağrısı… Bu çağrı yaklaşık otuz yıldır devam eden ve çok sayıda kurban alan Kürt sorununun çözümüne yönelik umutları artırdı” şeklinde süren haber ve yorumda, PKK’nin Öcalan’ın çağrısına uyarak, barış jesti olarak da kısa süre önce elindeki Türk askerleri bıraktığını hatırlattı.
Tagesanzeiger gazetesi ise haberinde “Kürt lider Öcalan’ın Kürt sorununda çözüm, silah yerine siyaset Diyarbakır’da yüzbinlerce kişinin katıldığı Newroz’da kutlandı” şeklinde cümleler kullandı. Gazete Öcalan’ın tarihi çağrısının 28 yıldır süren ve yaklaşık 40.000 kişinin hayatını kaybettiği savaşı sonlandırabileceğini de belirtti.
Başkent Bern’in gazetesi Derbund ise haberinde, Öcalan’ın silahların susmasını ve hiç kimsenin artık hayatını kaybetmemesini istediğini belirterek, Parlamento, siyasi partilere kalıcı barış için harekete geçme çağrısı da yaptığının altını çizdi.
Kim adım attı?
Köşe formatımız gereği İsviçre ile sınırlı yazmak durumunda kaldığımız için bu ülkenin bakışını yorumlamak durumundayız. Bu nedenle İsviçre basınının bakışını özetlemeye çalıştık. Yapılan açıklamalar ve haberlere bakıldığında da açıkça görülebileceği gibi herkes Kürt sorununda çözüm ve barış hamlesinin Öcalan tarafından yapıldığına dikkat çekiyor.
Kürt tarafının Öcalan’ın şahsında çözüm, barış ve silahlara veda dediğini belirten kamuoyunda gözler şimdi Türkiye’de. Bir gazetenin “şimdi Türk hükümetinin ne yapacağı merak ediliyor” cümlesi de, sürecin karşılıklı geliştirilmemesi durumunda, tıkanacağına işaret ediyor.
İsviçre’de yapılan Newroz kutlama ve resepsiyonlarına, geçtiğimiz son yıllara oranla daha fazla İsviçreli’nin ilgi göstermesi de sürecin meşruluğu konularında ip uçları vermeye başladı. Öcalan’ın “bu bir sonlandırma değil, yeni bir başlangıçtır” mesajı, barış sürecinin silahlı mücadele döneminden de fazla emek ve çaba istediğinin hatırlatması oldu.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çözüm ve barış planı Avrupa’nın ‘terörist örgüt” tanımlamalarını da alt üst etti. Öcalan’ın çağrısı ve çözüm haritasına destek verdiğini açıklayan her Avrupa ülkesi “terör listesi”nin altında ezilmekle kalmayarak, Öcalan’ın liderliğinin öneminin farkına da vardılar. Söz konusu hamle hem Avrupa’da, hem İsviçre’de Kürtlere ve kurumlara önemli siyasi kapılar açacaktır. Sürecin başarısı ve sağlıklı gelişimi yeni sürecin gerektirdiği, siyasal, diplomatik ve toplumsal örgütlenmenin güçlülüğüyle de orantılıdır. Bu yapılmadan ne kazanımlar korunabilir, ne de sürece omuz verilebilinir.
Kürt baharı umudu
İsviçre Gündemi