Kürt düşmanlığıyla seçime

26 Mayıs 2022 Perşembe - 19:45

HDP Sözcüsü Ebru Günay

HDP Sözcüsü Ebru Günay

  • HDP Sözcüsü Ebru Günay, Kürtlere karşı savaşa Rojava'da yeni bir işgal saldırısı ekleme tehdidinin zamanlamasına dikkat çekerek, "İçeride ve dışarıda yürüttüğü Kürt düşmanı siyasetle de seçime gidip tahtını sağlamlaştırmak istiyor. O da sonunun geldiğinin farkında ve buradan Kürtleri boğarak çıkacağını düşünüyor" dedi.

 NATO’yu, ABD’yi, İsveç’i, Finlandiya’yı ve diğer ilgili devletlerin yaklaşımlarını yakından takip ettiklerini belirten HDP Sözcüsü, "Êfrin’den Şengal’e kadar Kürt halkının büyük bedeller ödeyerek elde ettikleri kazanımları Saray rejiminin ırkçı politikaları karşısında pazarlık konusu haline getirmemeye çağırıyoruz. İsveç ile Finlandiya’nın ‘güvenliği’ için Kürtlerin güvenlik hakkı pazarlık yapılmamalıdır" diye seslendi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, parti Genel Merkezi’nde olağan haftalık basın toplantısı düzenledi. Ekonomideki krizin sınırlar ötesinde krizlerle gizlenmeye çalışıldığını belirten Günay, “Sonra da bunu bir beka ve güvenlik sorunu olarak isimlendirip toplumu kandırmaya çalışmaktadır. AKP Başkanı Erdoğan, Suriye’ye operasyon yapılacağını açıkladı. Peki, hedef neresi? Tabii ki hedef Rojava. Bu dünya üzerinde Kürtlerin yaşadığı neresi varsa Erdoğan’ın hedefi de orasıdır. Hedef, IŞİD’i yenilgiye uğratan Kürtler” dedi.
 
Tahtını sağlamlaştırmak istiyor
 
Rusya'nın, Ukrayna’daki savaşla meşgul olmasına, Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya girme talebini veto etme tehdidiyle de ABD ile pazarlık imkanı doğmasına işaret eden Günay, "Yani iktidar uluslararası meydanı boş buldu ve yönünü yine Kürtlere ve kazanımlarına çevirdi. İçeride ve dışarıda yürüttüğü Kürt düşmanı siyasetle de seçime gitmek istiyor. Böylece milliyetçi dalgayı ve küçük ortağını arkasına alarak tahtını sağlamlaştırmak istiyor. O da sonunun geldiğinin farkında ve buradan Kürtleri boğarak çıkacağını düşünüyor. Suriye’de Rojava’ya yönelen savaş, Kürt halkına acıdan başka bir şey getirmeyeceği gibi, Türkiye halklarına da yoksulluk olarak geri dönecek. İktidar, ekonomik krizin yaralarını da savaştan kazanacağı milliyetçilik bandajıyla sarmaya çalışacak" şeklinde konuştu.

Kürtler üzerinde pazarlık yapmayın

Erdoğan, Ukrayna savaşında olduğu gibi, bu NATO üyelik başvurularını da kendince ‘Allah’ın bir lütfu’ gibi gördüğünü söyleyen Günay, şöyle devam etti: "Saray rejimi, bu iki ülkeden üyelik başvurularının veto edilmemesi karşılığında QSD'ye verdikleri desteği kesmelerini ve ‘terörist’ ilan etmelerini istemiştir. Bu talepler yetmezmiş gibi İsveç vatandaşı bir Kürt parlamenterin bile Türkiye’ye 'iadesi' istendi. Hayatının hiçbir döneminde Türkiye’de ikamet etmemiş, Türkiye vatandaşlığı bulunmamış ve hakkında bilinen hiçbir yargısal hüküm bulunmamış bir İsveç vatandaşı milletvekili, sırf Kürt olması ve AKP’yi eleştiriyor olması nedeniyle ‘terörist’ muamelesi görüyor. İsveç’in yargı sisteminde ve siyasi etik normlarında insan hakları adına en ufak bir kırıntı bile kalmış olsa bu hukuk dışı talepleri anında reddedilirdi. NATO’yu, ABD’yi, İsveç’i, Finlandiya’yı ve diğer ilgili devletlerin yaklaşımlarını yakından takip ediyoruz. Êfrin’den Şengal’e kadar Kürt halkının büyük bedeller ödeyerek elde ettikleri kazanımları Saray rejiminin ırkçı politikaları karşısında pazarlık konusu haline getirmemeye çağırıyoruz. İsveç ile Finlandiya’nın ‘güvenliği’ için Kürtlerin güvenlik hakkı pazarlık yapılmamalıdır.
 
Ne yapmış Rojava?  

Daha iki gün önce Erdoğan Rojava Kürtlerini tehdit etti ve oraya bir işgal saldırısı başlatacağını duyurdu. Peki, Rojava’dan ne istiyorsunuz? Dünya hegemonyasında ulus devletlerin baskıcı karakterinden farklı olarak demokratik özerk yönetim olarak var olmak, varlığını korumaktan başka ne yapmış Rojava? Oradaki Kürtlerin kendini tüm baskılara ve dayatmalara karşı korumak ve kendi kendini yönetme gücünü tüm baskı, saldırı ve ambargolara karşı sürdürmek neden bu kadar zorunuza gidiyor? Bakın daha önce işgal edilen bölgelerde her gün insanlık dışı vahşet uygulamaları devam etmektedir. O bölgelerdeki zenginlikler çeteler tarafından tüketildiğinden artık çeteler insanları kaçırıyor, onları alıp satarak insanlık suçu işlemeye başladılar." ANKARA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.