PKK Yürütme Komitesi üyesi Duran Kalkan Med Nuçe Televizyonu’nda yayınlanan Politik Alan programında gündemdeki soruları yanıtladı. Kalkan Musul operasyonuna ilişkin olarak da önemli değerlendirmelerde bulundu. Kürt güçlerine birlik çağrısında bulunan Kalkan, “KDP-YNK PKK ile ittifak yapıp birleşsin, HPG, YJA Star Şengal Direniş Birlikleri biraraya gelsin, KDP-YNK peşmergeleriyle Musul’un kurtuluşunun birinci temel gücü olurlar. Dolayısıyla hem Kürt sorununun çözümü temelinde Musul’un kurtarılması ve Musul’da Kürt etkinliği olur, hem de Kürt Arap ilişkilerinin doğru gelişmesinde önemli bir rol oynar bu.” dedi.

 

 

Musul’un büyük bir siyaset merkezi olduğunu söyleyen Kalkan, Musul’daki savaşın siyasi bakımdan Ortadoğu’daki siyasi denklemlerin, değişimin ve yeniden yapılanmanın üzerinde büyük bir anlama sahip olduğunu belirtti. 

   Musul'un Kürt sorununun çözümü açısından da büyük bir anlam taşıdığını belirten Duran Kalkan devamla şunları belirtti: “Kürtler açısından da, Kürt sorununun varlığı ve çözümü açısından da büyük anlamı var. Kürt sorununa Musul sorunu deniliyordu eskiden. Kürt sorunu, Musul üzerindeki pazarlık ve anlaşmayla ortaya çıktı. Kürdistan’ın parçalanmasına, paylaşılmasına ve Kürtlerin inkar edilmesine mevcut kapitalist modernite sistemi ve Kürdistan’ı egemenlik altında tutan devletler Musul’da anlaşarak karar verdiler. Ondan sonra Kuzey, Güney, Doğu ve Batı’da Kürt soykırım süreci, katliamlar başladı. 90 yıla aşkın bir süredir böyle bir Kürt soykırım süreci yaşanıyor. En son 1926 Haziran’ında İngiltere ve Türkiye’nin yaptığı Ankara anlaşmasıyla burada bir sonuca varılıyor. Aslında Lozan ve diğer anlaşmaların hepsinin yürürlüğe girdiği, kalıcılaştığı, 90 yıl devam eden bir konuma geldiği anlaşma Musul anlaşmasıdır. Eğer bu sistem değişecekse, Musul’daki gelişmeler bunda çok önemli yer edecektir.”

    

‘Musul’u önce DAİŞ’e teslim ettiler…’

Musul’un DAİŞ çetelerine kolaylıkla verildiğini belirten Kalkan, gündemde olan Musul operasyonu ve Musul üzerinden yapılan hesapları da değerlendirdi. PKK Yürütme Komitesi üyesi Kalkan “Musul 2014 Haziran’ında DAİŞ’e teslim edildi. Şimdi herkes yeniden “kurtaralım” diyor. Yeniden birlikler, ittifaklar oluşturuyorlar. Başta Amerika olmak üzere birçok siyasi güç, önce teslim ettiler, şimdi de geri alıp kurtarıcı haline gelmek istiyorlar. Nasıl başaracaklar, nasıl olacak daha belli değil.” dedi. 

   Musul’un DAİŞ çetelerinden temizlenmesinin kolay olmayacağının altını çizen Kalkan, “Rojava, Kobanê ve Şengal’de başlayan, Rojava Kürt direnişi gerçekten de DAİŞ’i önemli bir gerileme süreci içerisine soktu. Fakat hala önemli bir gücü var. Kolay bir iş değil. Onun için parça parça olacak diyorlar. Adım adım yapacaklar, planları öyleymiş. En dıştan bazı yerleri ala ala çeşitli planlamalar temelinde gelip Musul’u kuşatıp almayı öngörüyorlar. ABD başkan yardımcısı gelmişti, Ankara’da açıkladı “ben Musul’u kurtarmaya geldim.” diye. Musul’u kurtarmakla ABD yönetimi tarafından görevlendirildi. Önce Bağdat’la görüştü, Hewlêr’e geldi, görüşmeler yaptı. Arkasından Ramadi operasyonunu başlattılar, sonuç vermedi. Biraz ilerlediler, ama alamadılar. Dolayısıyla o planlama ve ittifakla Musul’un kurtarılamayacağı açığa çıktı.” sözlerine yer verdi. 

 

‘TC Musul’a dönük oyunlarına, KDP’yi de alet ediyor’

   Kalkan, Türk devletinin Musul üzerindeni içine girdiği plan ve oyunlara da dikkat çekerek, KDP ve Türk devleti arasında bu temelde yapılan ittifakı da değerlendirdi. Duran Kalkan, “Onun üzerine KDP-AKP Türkiye devreye girdi Başika üzerinden. Musul’a dönük planlar, pratik geliştirmek üzere yeni mücadeleler, yeni birlik oluşturma çabası ortaya çıktı. AKP-KDP ittifakının binlerce insan eğitip örgütlediği, Musul’a sevk ettiği söyleniyor. Hatta 30 bine yakın olduğu da ifade ediliyor, Haşti Vatani diyorlar. Biz o zaman da dedik; Başika’nın önemi şu: DAİŞ gidicidir, başkası almasın diye DAİŞ’ten iktidarı devralacak gücü hazırlıyor TC ile KDP ortaklık halinde. Eğitim dedikleri oydu aslında. Gerçekten de öyle bir şey yapmışlar. Bu güçler ABD ve Bağdat yönetimine kendilerinin Musul’a operasyon yapılmasını dayattılar, başka kimse girmesin diye. Fakat Ramadi’den sonuç çıkmayınca ABD ve Bağdat yönetimi gördü ki öyle olmuyor. Irak ve KDP güçleriyle Musul kurtarılamaz.” şeklinde konuştu.

   Türk devletinin Başika’da konumlandırdığı gücün varlığına ve amacına da devamla konuşmalarında yer veren Kalkan, “Başika tarafında Türkiye-KDP güçleri var. Ama böyle çok bir hamle görmüyoruz. Onlar aslında DAİŞ ile iç içe çalışıyorlar, yani Musul’a giriyorlar, çıkıyorlar. Şöyle bir şey olabilir; eğer KDP’yi de içine alarak, Güney Kürdistan YNK falan güçlerini, yine Irak yönetimini YBŞ güçlerini Musul’un Arap, Türkmen, Kürt halk güçlerini ABD desteğinde birleştirip Musul’da DAİŞ’i yıkmak üzere önemli bir hamle gelişirse, DAİŞ zayıflarsa, sanki TC ile KDP hazırladıkları gücü, DAİŞ’in yerine iktidara koyacaklar. DAİŞ’ten devralacaklar. DAİŞ’in çoğu onların yanına geçebilecek. Öyle bir hazırlık var, oyun var. Bu görülmeli. AKP ve TC’nin Musul’a dönük öyle bir planı ve oyunu var. KDP’yi de ona alet ediyorlar. KDP bir yandan Bağdat ile hareket ediyor, bir yandan da Ankara yönetiminin bu oyununa alet oluyor. Bence olmamalı.” dedi. 

 

‘KDP kanmamalı’

PKK Yürütme Komitesi üyesi Duran Kalkan KDP’nin Türk devletinin oyunlarına alet olmaması yönünde de uyarılarda bulunarak devamla şunları kaydetti: “KDP ve diğer Güney Kürdistanlı güçler bilsinler ki, Türkiye Musul’la Kürtlük hiç olmasın diye ilgileniyor. 90 yıl önce, 100 yıl önce nasıl Musul’da Kürtleri yok etmek için direndi, mücadele ettilerse şimdi de aynı şeyi yapmak isteyeceklerdir. O nedenle ona kimse alet olmamalı, KDP kanmamalı. Herkesten önce de KDP’lileri kovacaklar Musul’dan. Eğer Türkiye etkili olur, ABD ve diğer güçlerle anlaşır ve DAİŞ’in yerine ABD’nin kabul edeceği bir gücü Musul’da muzaffer kılarsa KDP’ye yer bile vermez. Dolayısıyla TC’yi atmak lazım.”

 

‘Kürt güçleri ittifaka gitmeli’

   HPG ve YJA Star güçlerinin, yine Şengal Direniş Birlikleri’nin bölgede DAİŞ’e karşı göstermiş olduğu etkinliğe de dikkat çeken Kalkan konuşmasında, Kürt güçlerinin ortak bir cephe oluşturarak hareket etmesinin önemine vurgu yaptı. Duran Kalkan devamla şunları belirtti: “DAİŞ’in 2014 Ağustos’unda Şengal’e, Maxmur’a, Kerkük’e saldırısında HPG ve YJA Star güçleri mukavemet ettiler, müdahale ettiler. Şengal’de Êzidî soykırımını önlediler, Hewlêr’i savundular, Kerkük, Maxmur hattından DAİŞ saldırılarını kırdılar. Şimdi HPG ve YJA Star da var tabii. Bence HPG, YBŞ, YJA Star güçleri, Irak ordu gücü, KDP, YNK, yani Güney Kürdistan güçleri Arap, Türkmen direniş güçleriyle de yerel düzeyde olan güçlerle ittifak yaparak ABD desteğiyle Musul’u kurtarıp demokratik bir Musul yaratmayı öngörmeliler. Bu daha doğru olur. Esas kalıcı olan budur. Kürt sorununun çözümü de buradan geçer. Irak da sorunlar da böyle çözülür. 25 yıldır savaş var, ama bir çözüm olmadı. Aslında demokratik Ortadoğu’nun gelişiminde de DAİŞ’e karşı Musul operasyonunun sonuçları önemli rol oynar bu temelde. Diğer türlü olmaz. Herkes bunu böyle çok iyi bilmeli, anlamalı. Böyle bir ittifaka gitmeli. Bu ittifak ve güç, Musul’u kurtarabilir, özgürleştirebilir. Bu temelde kurtarılmış Musul, Kürt sorununun çözümüne de, Irak’taki sorunların çözümüne de, demokratik Ortadoğu’ya da katkı sunar. Bunun dışında zordur. Mevcut durumda belli bir mücadele var, ama bu mücadelede bu haliyle DAİŞ’ten Musul’un alınması zordur. DAİŞ’i çökertse bile bu güçler birbiriyle anlaşmış değildir. Bu sefer yeni çatışmalar ortaya çıkar. Herkes bunu böyle bilmeli. Musul savaşı devam eder. Musul sorunu çözülmez, öyle kolay bir durum değil.”

 

‘Ulusal kongre temelindeki birliğin önemsenmesi gerekir’

   Kürdistan bölge yönetimine de Musul’un kurtarılması için birlik çağrısında bulunan Kalkan son olarak şunları kaydetti: “KDP ve YNK yönetimlerine ben bir defa daha çağrı yapmak istiyorum; gerçekten doğru anlasınlar. Kritik bir durum. Bütün imkanlar gider. Dar yaklaşımdan uzak durulmalı. Kürt birliği burada çok önemli, Musul’u kurtarmada. KDP-YNK PKK ile ittifak yapıp birleşsin, HPG, YJA Star Şengal Direniş Birlikleri ile biraraya gelsin, KDP-YNK peşmergeleriyle Musul’un kurtuluşunun birinci temel gücü olurlar. Dolayısıyla hem Kürt sorununun çözümü temelinde Musul’un kurtarılması ve Musul’da Kürt etkinliği olur, hem de Kürt Arap ilişkilerinin doğru gelişmesinde önemli bir rol oynar bu. Büyük bir fırsat var. Ama diğer türlü bu parçalı, Türkiye’ye hizmet eden, Türkiye ile birlikte hareket eden tutum bunda engeldir. KDP yönetimi sonunda kaybedecek, hem de çok büyük kaybedecek, kendisiyle birlikte Kürtlüğe de kaybettirecek. Diyorlar ki 'PKK yanlış yolda, PKK yanlış yapıyor, uyarıyoruz.' Yanlış yolda değil, PKK Kürtlüğü, Kürt haklarını savunuyor. Kürt özgürlüğü temelinde bütün halkların kardeşçe, özgürce varolmasını savunuyor. Demokratik Ortadoğu’yu savunuyor. Halkları birbirine karşıtlık etme temelinde bir tutumu yok. Bu Kürtlere kazandırıyor. Bunu görmeliler. Herkes doğru anlamalı. Tersine mevcut Kürt düşmanı AKP siyasetinin aleti olmak Kürtlere kaybettiriyor, hem de Musul’da kaybettirecek. Bu bakımdan da daha dikkatli, duyarlı olmaya ihtiyaç var. Musul karmaşık bir durum. Öyle heyecan verici oluyor, ama çok kolay olacak bir durum değildir. Kolay işlemesi kesinlikle Kürtlerin birlik olmasına bağlı. Kürtlerin birlik olması bütün bu karmaşıklığı ortadan kaldırarak Musul sorununu da, Kürt sorununu da, Ortadoğu sorununu da çözebilir. Musul böyle bir siyasi çözüm anahtarı olabilir. Ben bu temelde bütün Kürt güçlerinin bu gerçekleri görerek Kürt toplumunun bunu görerek, böyle bir dönemde Kürt güçlerinin birliğini, ulusal kongre temelindeki birliğini önemsemesi gerektiğine inanıyorum. Bu temelde birlik çağrımızı yineliyorum.” 


ROJNEWS