
ERKAN GÜLBAHÇE / STRASBOURG
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü talebiyle 25 Haziran 2012’de başlayan “Özgürlük Nöbeti”, beşinci yılını geride bıraktı. Nöbet, Kürt halkının en uzun soluklu kesintisiz eylemi olma özelliğini taşıyor. Peki bu yolculuk nasıl başladı ve bugüne nasıl ulaştı?
Eylemin Tertip Komitesi, “Amacımız sadece Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması değil” diyor ve ekliyor: “Amacımız, önderimizin özgür olması ve aramıza dönmesidir. Eylemimizi o güne kadar sürdüreceğiz.”
Bu eylem, bir talebi yükseltmekle kalmadı; ayrıca Avrupa’da Kürt algısının değişmesine de katkı sağladı. Eylemle birlikte Avrupa kamuoyu Kürt Halk Önderi’ne uygulanan ağır tecridi öğrenmekle kalmadı; ayrıca onun fikirlerini ve Kürt halkının verdiği mücadeleyi de tanıma fırsatı buldu.
Eylem nasıl başladı?
Eylemin ilk gününde, 25 Haziran 2012’deki “Özgürlüğe Kadar Nöbetteyiz” başlıklı basın açıklamasını üç isim okumuştu: Bügün Almanya’da 129b garabetinden dolayı tutuklu bulunan eski YEK-KOM Başkanı Ahmet Çelik, Kürtçe; Avrupa Kürt Dernekleri Konfederasyonu (KON-KURD) Temsilcisi Özlem Tekiner, Fransızca; Kürt siyasetçi ve yazar Fuat Kav ise Türkçe.
Basın açıklamasına Almanya Sol Parti Milletvekili Andrej Hunko, Avrupa Parlamentosu Sol Parti Milletvekili Nikolaj Willuimsen, Strasbourg Kürt Halkıyla Dayanışma Derneği Başkanı Bernard, KONGRA-GEL Başkanı Remzi Kartal, KNK Başkanı Tahir Kemalizade, KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar, PJAK Başkanı Haci Ahmedî gibi birçok isim katılmıştı.
“Öcalan özgürlüğüne kavuşana kadar eylemimizi sürdüreceğiz” denilen açıklama, devam ediyordu: “Bu eylemle Sayın Öcalan’ı özgürlüğe her gün biraz daha yaklaştıracağımıza olan inancımızı belirtiyor ve bu nedenle başta Kürt kadınları, erkekleri, gençleri, çocukları, Türkiyeli devrimciler, demokratlar, aydınlar, ilericiler ve tüm Kürt dostları olmak üzere herkesi dayanışmaya çağırıyoruz.”
Ağır tecride karşı
Eylemin sürdüğü Fransa’nın Strasbourg kentinde Kürt halkı için dış ilişkiler ve diplomasi çalışmalarıyapan Héléne Dersim, eylemin başlangıcını şöyle anlatıyor: “Eylem başladığında Kürt Halk Önderi’ne yönelik tecrit ağırlaşmıştı. Ağırlaştırılmış tecridi kamuoyuna aktarmak için 1-18 Şubat 2012 arasında çok sayıda kişi Cenevre-Strasbourg arasında ‘uzun yürüyüş’ eylemi yaptı. Kürdistanlılar, dondurucu havaya rağmen yüzlerce kilometrelik yol yürümüştü. 1 Mart’tan itibarense Remzi Kartal ile birlikte birçok tanınmış Kürt, yine Strasbourg’da açlık grevi başlattı. 15 Kürdistanlının katıldığı süresiz-dönüşümsüz açlık grevi, 52 gün boyunca devam etti. Bu eylem sürecinde CPT ile görüşmeler gerçekleştirildi ve Öcalan’la görüşmek için bir heyetin İmralı’ya gönderilmesi kabul edildi. ‘Öcalan’a Özgürlük Nöbeti’, bu eylemler ardından başlatıldı.”
1820 gündür sürüyor
Nöbet eylemi, Avrupa Konseyi (AK), Avrupa İşkenceyi Önleme Örgütü (CPT), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Avrupa Parlamento (AP) gibi önemli kurumların bulunduğu alanda, her gün 07:30-17:00 saatleri arasında gerçekleştiriliyor. Eylemi her hafta Avrupa’nın bir başka bölgesinden gelen gruplar devralıyor.
Bu eylem, 1820 gündür, tüm olumsuz koşullara rağmen kesintisiz sürüyor. Kimi zaman eksi 20 dereceye ulaşan soğuğun, kimi zaman ise 40 dereceye ulaşan sıcağın altında... Yağmura, kara, rüzgara aldırmadan... Zaman zaman resmi engellerle boğuşarak...
Eylemcilerin sabah alana geldiklerinde ilk işleri, ellerine süpürgeleri alıp alanı temizlemek oluyor. Ardından üzerinde Kürt Halk Önderi’nin fotoğrafı ve “Abdullah Öcalan’a Özgürlük” sloganı bulunan yeleklerini giyiyorlar.
En az 1300 ‘nöbetçi’
Nöbet eyleminin sorumluluğunu Temmuz 2015’ten bu yana sürdüren Qesas Laser, ilk günden bu yana İngilizce, Almanca, Fransızca üç yüz binden fazla bildiri, broşür ve kitapçık dağıttıklarını belirtiyor. Hem önünde eylem yaptıkları kurumların hem de gelip geçen insanların eyleme yoğun ilgi gösterdiğini kaydeden Laser, “Artık bu alanla özdeşleştik” diyor.
Eyleme her hafta Avrupa’nın değişik yerlerinde Kürt kurumlarının temsilcilerinin, Kürt dostlarının, akademisyenlerin ve siyasetçilerin katıldığını aktaran Laser, hedeflerinin nöbeti her hafta en az ikisi kadın 5 kişilik grupların devralması olduğunu anlatıyor.
On binlerce temas
260’ınca haftasına giren eylemde on binlerce insanla yüz yüze temas kuruldu; Kürdistan’daki gelişmeler, direniş ve Öcalan’ın durumu anlatıldı. Ayrıca eylem, 2012 yılında başlatılan ve 10 milyon imza toplanan “Öcalan’a Özgürlük İmza Kampanyası”nın da “merkez üssü” oldu.
Eylem çerçevesinde Kanada’dan Ekvator’a, Avrupa’dan Amerika’ya dünyanın birçok ülkesinden aralarında Dimitri Roussopoulos, Dr. Thomas Jeffrey Miley gibi tanınmış isimlerin de bulunduğu 11’er kişilik iki “Uluslararası İmralı Heyeti” kuruldu. Bu heyetler de hem yaptıkları görüşmeler hem de açıkladıkları bildirgelerle Öcalan’ın durumuna dikkat çekti. Noam Chomsky, Mauro Palma, Tarık Ali, Dr. Felix Padel, Prof. David Graeber gibi birçok ünlü isim de heyeti destekleyen açıklamalar yaptı.
‘Artık ‘tecrit’ değil ‘özgürlük’ diyeceğiz’
Geçtiğimiz günlerde ikinci kongresini gerçekleştiren Avrupa Demokratik Kürt Toplum Kongresi (KCDK-E), Öcalan’ın özgürlüğü talebini tüm eylemlerinin odağına yerleştirme ve bir yıl boyunca bu taleple kesintisiz eylemler gerçekleştirme kararı aldı. Bu kapsamda “Öcalan’a Özgürlük Nöbeti”ni de beşinci yılında, 19 Haziran’da KCDK-E’nin ve bağlı kurumların eşbaşkanları devraldı. Strasbourg’da 26 Haziran’da ise kitlesel bir miting gerçekleştirilmesi planlanıyor.
KCDK-E yıl boyunca ise dünyanın önemli merkezlerinde Öcalan’ın fotoğraflarının gösterildiği, fikirlerinden kesitlerin paylaşıldığı lazer gösterileri yapacak. 1 Eylül Dünya İnsan Hakları Günü’ndeki etkinliklerde Öcalan’ın özgürlüğü talebini yükseltecek. Ayrıca Öcalan’ın özgürlüğü talebi ve fikirlerini içeren broşürlerle tüm dünyayı dolaşacak bir minibüsün hazırlanması da planlananlar arasında. Bu minibüs, Öcalan’ın eserleriyle adeta bir “gezici kütüphane” misyonu da üstlenecek.
KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç, “Şimdiye kadar ‘Önderliğe uygulanan tecrit’ diyorduk; bundan sonra sadece ‘Önderliğe özgürlük’ diyeceğiz” diyor.
Herkese, her yerde anlatalım
KNK Yürütme Konseyi Üyesi Adem Uzun, Öcalan’a Özgürlük Nöbeti’nin özellikle son yıllarda dünyanın dört bir yanından aktivistlerin, insan hakları savunucularının, aydınların gündeminde olduğunu belirtti.
İngiltere’den İtalya’ya, Afrika’dan Latin Amerika’ya kadar birçok ülkede Öcalan’ın özgürlüğü için eylemler yapıldığını, Öcalan’ın birçok belediye tarafından “fahri vatandaş“ olarak kabul edilmesine dikkat çeken Uzun, önümüzdeki süreçte yapılacak/yapılması planlanan bazı eylemleri ise şöyle sıraladı:
*İngiltere’de 30 Temmuz’da sendikaların büyük bir festivali var. Başkan’ın özgürlüğü orada dillendirilecek.
* İtalya’da daha önce 10 bin kişinin katıldığı “Öcalan’a özgürlük” yürüyüşü olmuştu; Ekim ayının sonunda yine böyle bir yürüyüş yapılacak.
* Öcalan’ın kitaplarını tanıtmak için Latin Amerika, Meksika, Kolombiya, Ekvator, Arjantin, Brezilya ve Avrupa’nın birçok merkezinde çalışmalar devam edecek.
* Üniversitelerde Öcalan’ın kitaplarının ders kitabı olarak okutulması hedefimiz var.
* Siyasi partilere ve sivil toplum örgütlerine bazı ilke kararları almak için görüşmeler yapmayı sürdürüyoruz.
* İki imza kampanyası düzenlendi; birinde 3 milyon, ikincisinde 10 milyon imza toplandı. Daha büyük kampanyalar da düzenlemek gerekiyor.
Nöbetin emektarı: Munzur Emekçi

Munzur Emekçi (Muzaffer Uçar), “Öcalan’a Özgürlük Nöbeti”ne baştan beri emek veren, eylemle adeta özdeşleşen bir yurtseverdi. Eylemin organizatörlüğünü üç yıl boyunca üstlenen Munzur Emekçi, karaciğer hastalığına 6 Nisan 2016’da yenik düştü ve organizasyon görevini yoldaşlarına devretti. Eylemin emektarı, 7 Nisan 2016’da kitlesel bir törenle Strasbourg’taki Rotonde Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlandı.
Munzur Emekçi, 9 Kasım 2014’te ANF’ye verdiği demeçte, eyleme başladıklarında çekingen bir yaklaşım olduğunu ama bunu giderek aştıklarını belirtip eklemişti: “AK çalışanları ve CPT’de görevli olanların yaklaşımlarında ciddi bir değişiklik var. Öcalan’ın bundan 5-6 yıl önce yaptığı uyarıların dikkate alınmadığını ve yine HPG ile YPG/YPJ’nin fedakarlıklarını gördüler. Bundan dolayı da bize karşı mimikleri bile değişti.”

Eylemin ilk gününde, 25 Haziran 2012’deki “Özgürlüğe Kadar Nöbetteyiz” başlıklı basın açıklamasını üç isim okumuştu: Bügün Almanya’da 129b garabetinden dolayı tutuklu bulunan eski YEK-KOM Başkanı Ahmet Çelik, Kürtçe; Avrupa Kürt Dernekleri Konfederasyonu (KON-KURD) Temsilcisi Özlem Tekiner, Fransızca; Kürt siyasetçi ve yazar Fuat Kav ise Türkçe.



