DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’in durumunun riskli bir aşamaya geldiğini belirten HDP Amed Milletvekili Musa Farisoğulları, ”Kürt halkının ortak talebi Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasıdır” dedi.

HDP Amed Milletvekili Musa Farisoğulları, İmralı’daki tecride son verilmemesi halinde farklı eylemlere de yöneleceklerini belirterek, 22 Aralık’ta Meclis Grubu’nun da katılımıyla HDP MYK’sının toplanacağını söyledi.

   

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecridin kaldırılması talebiyle rehin tutulduğu Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nde süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemine giren Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in eylemi 44. gününde devam ediyor. Aynı talepler doğrultusunda 117 Türk cezaevindeki 600’den fazla PKK ve PAJK’lı tutsağın 27 Kasım’da başlattğı 10 günlük süresiz-dönüşümlü açlık grevi eylemini ise 3. grup devraldı. Cezaevindekilerin taleplerinin karşılanmaması üzerine 16 Aralık’ta 39 tutsak, Gebze, Kandıra, Patnos, Elazığ, Van, Beşikdüzü, Bakırköy, Diyarbakır D ile E Tipi cezaevlerinde süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi başlattı.

9 cezaevinde süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemine giren tutsakların isimleri de netleşti. Cezaevlerinde açlık grevinde bulunan ve içlerinde Leyla Güven’in de bulunduğu 40 tutsağın ismi ve kaldıkları cezaevleri şu şekilde:

Gebze Kadın Kapalı Cezaevi: Hacer Halil Yusuf, Ruhşan Bozan, Özlem Özdemir, Ayten Gülsüm, Özlem Söyler.

Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi: İbrahim Kaya, Umut Çamlıbel, Yusuf Başaran, Güven Süvarioğlu, Rıdvan Güven, Necla Atak.

Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi: Mehmet Bozdağ, Cengaver Aykul, Atilla Coşkun Özer, Ömer Kabul, Abdullah Kızılkaya.

Elazığ 1 Nolu Kapalı Cezaevi: Metin Serhat, Harun Alkan, Musa Candemir.

Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi: Sercan Gümüş, Rıdvan Kaya, Nimetullah Cinkılıç, Hayati Uzman, Cüneyt Aslan.

Van F Tipi Kapalı Cezaevi: Cihan Tamur, Barış Kahraman, Şahin Öncü, Azim Sökemen, Bahtiyar Kemal Hasan.

Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi: Esma Başkale, Belgin Kanat, Zozan Kutum, Reyhan Coşmuşlu.

Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi: Leyla Güven, Evin Kaya, Kibriye Evren, Hilal Ölmez.

Trabzon Beşikdüzü T Tipi Kapalı Cezaevi: Ali Bektaş, Dılgeş Yaşar, Abdullah Aydın.

Elazığ Kadın Cezaevi’nde tutulan Emine İnan, Sevim Ekin, Gülistan Seçkin, Remziye Karadağ, Kader Peker ve Zeynep Turan’ın 2 Kasım’da başlattığı süresiz-dönüşümsüz açlık grevi ise 50. gününe girdi.

HDP Amed Milletvekili Musa Farisoğulları, Kürt halkının ortak talebinin Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması olduğunu söyledi.

Yapılan eylemler karşısında AKP-MHP ittifakının vurdumduymaz tutumuna tepki gösteren Farisoğulları, bunun rahatsız edici bir durum olduğunu dile getirdi. Öcalan üzerinde 20 yıla yakın uygulanan tecride dikkat çeken Farisoğulları, son 3 yılda ise tecridin mutlaklaştırıldığını dile getirerek, ”Tecrit sadece İmralı ile sınırlı değil. Sayın Öcalan şahsında Kürt kazanımlarına yönelik saldırıdır” dedi. Güven’in milletvekili sıfatının olduğunu dile getiren Farisoğulları, Güven’in durumuna kayıtsız kalan Meclis’in tutumunun ise kaygı verici olduğunu söyledi.

MYK 22 Aralık’ta toplanıyor

 AKP-MHP ittifakının Kürt karşıtlığı üzerinden şovenizm dalgası yaratmak istediğini belirten Farisoğulları, yaşanan gelişmelerden kaynaklı partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) ve Meclis Grubu’ndakilerin de katılımıyla 22 Aralık’ta Ankara’da bir toplantı gerçekleştireceklerini kaydederek, tecridin kaldırılmaması durumunda ise farklı eylem ve etkinlikler gerçekleştireceklerini ifade etti. Öcalan’ın sağlığından da endişe duyduklarını kaydeden Farisoğulları, ”Kürt halkının ortak talebi Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasıdır. Sayın Öcalan ile bir görüşme sağlamayana kadar eylem ve etkinliklerimiz devam edecektir” şeklinde konuştu.

Eylemlerden korkuyorlar

 Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması ve Güven ile dayanışmak için farklı illerde açlık grevine giren HDP’lilerin gözaltına alınıp tutuklanmasına da tepki gösteren Farisoğulları, ”Güven’intalebi milyonlarca kişinin ve demokratik Kürt siyasetinin de talebidir. Bu eylemlerin toplumsal karşılığının da olduğu biliniyor. Bu saldırılarının temeli, korkularının somut ifadesidir. Korkunun ecele faydası yok” dedi.

Daha kapsamlı eylemler

 AKP-MHP ittifakına çağrıda bulunan Farisoğulları, taleplerin karışlanmadığı durumda ise Kürtlerin bulunduğu tüm yerlerde daha kapsamlı eylemlerin yapılacağına dikkat çekti. Güven’in sağlık durumuna da değinen Farisoğulları, Güven’in kilo kaybına ve yoğunlaşamama durumuna rağmen moralli olduğunu belirterek, ”Son günlerde artık kitap okuyamıyor” dedi. Güven’in eyleminin riskli bir aşamaya geldiğini kaydeden Farisoğulları, bu durumun da kendilerini endişelendirdiğini ifade etti. 

 

AMED

 
 

İki tutsak için başvuru

 

Van-Hakkari Tabip Odası, Sağlık Müdürlüğüne yazı göndererek, 97 gündür ölüm orucunda bulunan tutsaklar Kadir Karabak ve Esat Naci Yıldırım’ın hastaneye kaldırılmaları durumunda tedavi süreçlerine dahil olmak istediklerini iletti.

 Van F Tipi Cezaevi’nde TKP/ML davasından tutuklu Kadir Karabak ve MKP davasından tutuklu Esat Naci Yıldırım’ın hak ihlallerini protesto etmek amacıyla başlattıkları ölüm orucu eylemi 97. gününe girdi. Şimdiye kadar yapılan görüşmelerde sonuç alamayan Karabak ve Yıldırım’ın, ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma geldikleri belirtildi.

Tutuklu ailelerinin “Her an hastaneye kaldırılabilirler” çağırısından sonra Van-Hakkari Tabip Odası, Van Sağlık Müdürlüğü’ne bir yazı göndererek iki tutuklunun tedavi süreçlerine dahil olmak istediğini iletti. Bşavuruda şu hususlara dikkat çekildi: “Van F Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan Kadir Karabak ve Esat Naci Yıldırım, avukatları aracılığıyla odamıza başvurarak cezaevinde süresiz açlık grevine girdiklerini ve bu süreçte yapılacak olan sağlık kontrollerinin Tabip Odası’nın müdahil olmasını talep etmişlerdir. İnsan yaşamını esas alan Türk Tabipler Birliği ülkemizde geçmiş dönemde açlık grevlerinde yaşanan tıbbi müdahale eksikliklerini ve buna bağlı kişilerin üzerinde yaşanan bedensel ve zihinsel kalıcı hasarları da göz önünde bulundurarak oluşturduğu tedavi protokolünün bu süreçlerde uygulanmasını esas almaktadır. Bu kişiler her ne kadar tıbbi müdahaleyi kabul etmediklerini avukatları aracılığıyla beyan etmişlerse de ilgili kurumlarca alınacak tıbbi müdahale kararı durumunda; Van Tabip Odası’nın tedavi sürecine aktif veya gözlemci olarak müdahil olmasının sağlanmasını, TTB’nin tedavi protokolünün müdahaleyi yapacak birim ve hekimlere iletilerek gerekli bilgilendirmenin sağlanması hususunun tüm sağlık kuruluşlarına iletmesi…”