Çağdaş Kürtçe Şiir Antolojisi’ne kadın şairler alanına „Fîxana Pênûsên Nazik: Antolojiya Helbesta Kurdî ya Nûjen“ (Nazik Kalemlerin Figanı: Çağdaş Kürt Şiirleri Antolojisi) eseriyle katılan Evin Şikakî, Mezopotamya’nın her yanından topladığı şiirlerle tarihe ve edebiyata ışık tutuyor. Bu antoloji Kürt şiir tarihini 10. yüzyıldan bugüne kadar geçirdiği evreleri, sözlü, klasik, çağdaş şiiri içeren Kürt kadın şairlere yer veriyor. Evin Şikakî ile Nazik Kalemlerin Figanı: Çağdaş Kürt Şiirleri Antolojisi’ne ilişkin görüştük.

Zorlu hazırlık süreci
Şikakî, bir buçuk yıllık çalışma sonucunda hazırlar kitabı. Şikakî , hazırlık aşamasında yaşadığı zorluklara dikkat çekiyor: „Kimisi yaşamını yitirmiş, kimisi cezaevindeydi. Kimisinin adresi yoktu, kimisi de Doğu Kürdistan’da yaşıyordu. Bu nedenle de büyük zorluklar çektik. Fakat, bu engelleri aşıp, kitabı çıkararak Kürt dilinin hizmetine sunmayı başardığımızı umuyorum. Kitapta, Kürt kadın şairlerden bahsettim. Bu şairlerle telefon, mail üzerinden ve yüz yüze görüştüm. Kitabın her bir bölümünü Kürdistan’ın kuzey, güney, doğu ve batısından topladım. Geçmişten bugüne, Kürt şiirinin tarihinden söz ettim. Bu şiirlerin Diyarbakır’da,  Ronahi matbaasında basılması beni çok mutlu etti. Umuyorum ki bu eser, yazarların, halkın ve kadın şairlerin istediği gibi olmuştur.“

Mestûra Kurdistanî’nin mısraları
Antolojide Kürt kadının toplumsal konumundan ve özellikle bir kadının yazmasından söz ettiğini belirten Şikakî, „Bu eser, Kürt kadın şairleri,  Kürt şiirinin tarihini 10. yüzyıldan bugüne kadar geçirdiği evreleri, sözlü, klasik, çağdaş şiiri içeriyor. Örneğin Mestûra Kurdistanî’yi verdim. Mestûra Kurdistanî, klasik ve tarihi şiirler yazmıştır. 20 bin mısradan oluşan şiirleri varmış ve maalesef hepsi kaybedilmiş. Bunlardan kalan 3 bin mısra, derlendi ve Güney Kürdistan’da basıldı. Derlenmiş bir kitap ve büyük zorluklarla yapılmış önemli bir çalışmadır“ diye konuştu.

Dili zenginleştiren kadındır
Şikakî, Güneybatı Kürdistan’da dili ve edebiyatın gelişimini hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Suriye ve Güneybatı Kürdistan’da dilin kadınlar ve anneler tarafından korunmuş olduğunu dile getiren Şikakî, şöyle devam etti: „Onlar, dilimizin zenginleşmesini sağladı ve kaybolmasını önledi. Kadın toplumda çok zor bir konumda duruyor. Son yıllarda Kürt şair ve yazarlarının sayısı hayli arttı. Batı Kürdistan’da edebiyat ve yazı alanında azımsanmayacak bir kadın sayısı var. Kürt kadınları bu alanda çok önemli adımlar attı. Kürt kadını kendine geniş ufuklar açabilir. Çünkü teknolojik devrim, bütün halkların önünü açmıştır. Bunlardan biri de Kürt kadınıdır. Batıda sözlü aktarım ve aydınlanma faaliyetleri yok. Elimizde yalnızca internet kaldı. Biz bu yolla edebiyatı ve şiiri başkalarına ulaştırabiliyoruz.“
Şikakî, Kürt şair ve yazarların güzel adımlar atacağına inandığını dile getiriyor. Ayrıca kadınlara yaşamlarını ve acılarını yazma çağrısında bulundu: „Kadınlar, kendi acılarını ve yaşamlarını bir kadın bakışı ve duygusuyla yazabilirler. Toplumun acılarını, olumsuzluklarını dile getirip bunların üzerinde çalışmalar yapabilirler. Bütün bunların sonucunda inanıyorum ki, çok önemli çalışmalar ortaya çıkacak ve Kürtçeye hizmet edecek.“


HÜLYA ADIYAMAN / JINHA/QAMIŞLO