Şimdi de, savaşın sembolü gerilla kadınlar öldürülüyor, direnişin simgesi Sakine öldürülüyor, politikada simge isimler olmuş eşbaşkanlar Erdoğan tarafından veto edilerek, terbiye edilmek isteniyor. TC’de yanlış adreste bir şeyler yapmaya (manipülasyon) çalışıyor.
Kürt kadınları, Kürt erkekleri ile aynı ortamda yetişip olgunlaştıkları için, aynı kişilik özeliklerini taşıması beklenen genel doğrudur. Teori bu. Partik ise farklı. Ortam aynı ancak şartlar çok farklı.
Psikyatri de, iki ana teori akım vardır. Biri, Frued’un kuramsallaştırdığı, psikodinamik teori, diğeri de özü öğrenme-şartlanma olan davranış teorisi.
Birine göre, çocuk ilk gördüğü davranışı öğrenir ve uygular, yani genel olarak kız çocuğu annesini, erkek çocuğu babasını davranış olarak taklit eder ve zamanla bu davranış biçimini içselleştirir. Diğer teoride, çocuk anne ve babası ile üçlü bir ilişkinin dinamiklerine göre, kendine benzeyen, ya da kendine yakın olan ile kendini özdeşleştirerek (identification), büyür. Bu büyüme, benzeme-benzeşme ve çelişki-conflikt süreçlerinin iç içe geçmesi ile devam eder. Genel olarak kız çocuğu anne ile, erkek çocuğu baba ile, ne kadar çok benzeşir ve ne kadar çok confliktlerini çözer ise, yetişkinlik çağında o kadar çok sağlıklı olur. Çözülmemiş confliktler, yetşikinlik çağında devam eder ve birey için birçok şikayetlere neden olur. Benzeşme-conflikt dönemi homosexuellerde farklı işler. Örneğin kız çocuğu anne ile değil de baba ile kendini özdeşleştirir, ya da erkek çocuğu baba ile değil anne ile kendini özdeşleştirir.
Genel ve bilimsel olarak kabul görmüş bir teorilerden yola çıkarak ve ikisinide harmanlayarak ve istisnaları hariç tutarak, genel olarak diyebiliriz ki “Kürt kadınları annelerine, Kürt erkeleri babalarına benzer”, onlar ile olan çocukluk ve ergenlik çelişkilerini de çözdükleri oranda sağlıklı olurlar.
Bir nesilden diğerine, otomatik olarak geçen ve yazılı olmayan davranış kuralları ya da kodları vardır, bu toplumlar için de geçerlidir. Kürt kadınlarının içinde bulunduğu şartlar ve ortam oldukça saf ve temizdir. Kürdistan toplumsal (yönetimsel) ilişkilerinde ve yönetim ile ilişkilerinde ne kadar kirli ise, Kürt kadınları da ters orantılı olarak o kadar temizdirler.
Genel tablo da Kürt kadınlarının, dışardan dayatılan yönetim ile hiç bir ilişkileri olmamış. Asker gitmemiş, nüfus dairesine gitmemiş, devlet dairesine hastaneler hariç gitmemiş, tarlası dışında çalışmamış, kısacası devlet(sömürge devlet) ve sistem (öz devleti) ile ilişkisi olmamış.
Kürt bireyinin devlet ile ilişkisini, sanıyorum ayrıntılı anlatmaya gerek yoktur. Özü “şiddet ile dayatılmış mutlak ittiat ve mutlak biat”.
Sitematik şiddet, mutlak ittiat, aşağılama, aç bırakma, yok sayma, dili ve kıyafeti ile dalga geçme, vb.. vb.. bunları çoğaltabiliriz. Bunların insan ruh hali üzerindeki etkileri ve belirleyiciliği bilinenlerdir. Bunlardan temel olan iki durum, zayıf ya da kırılmış bir Ego ile Bilinçaltı, öğrenilmiş bilgiler (bilinçüstü) ve ego arasındaki entegrasyon zayıflığı.
İşte Kürt kadınların da ne zayıf ya da kırılmış bir ego vardır, ne de kişilik tabakaları arasında zayıf bir entegrasyon vardır. Bu iki durumun oluşmasını gerektiren şartlarda yaşamamış. Kendi erkeğine bu şartları yaşatanlar ile de bir ilişkisi olmamış. Dillerini anlamamış, farklı kıyafetleri olan, farklı konuşan, farklı mekanlarda oturan ve silahları olan bu kişileri ve sistemi de düşman olarak bellemiş. Yaşama uyum için geliştirdiği mekanizmalar (Coping styl) sağlıklı mekanizmalardır. İşte böyle bir kişilik yapısını, özgüveni olan bir yapıyı manipüle etmek genel olarak zordur. Düşman belledikleri tarafından manipüle edilmesi ise mümkün değil gibi...
Kürt erkeği neden Kürt kadınını manipüle edemez? Bu da ayrı bir yazı konusu...
Kürt kadınları anneleri ile benzeşmede çok sorunlar yaşamıyorlar. Oysa Kürt erkekleri babaları ile benzeşmede oldukça sorunlular. İdolü olan babasının, köy meydanında sıradan bir TC askeri tarafından hızaya çekilişini, aşağılandığını, dayak yediğini ve hatta dışkı yedirildiğini görüp, hayal kırıklığına uğramayan kaç Kürt erkeği var?.. Ya da hayallerinde çok büyüttüğü babasını, demir parmaklıklar arasında esir olarak görmeyen kaç çocuk var?.. Çocuğunun yanında gittiği devlet dairesinde dili, kıyafeti ile aşağılanmayan kaç Kürt erkeği var?.. Bu örnekler çoğaltılabilinir…
Bu yaşam biçiminin Kürt erkeğinin kişiliğin de ki izleri de ayrı bir yazı konusu...
Kürt kadını mı Kürt erkeği mi?..
Yaklaşık yedi yıl önce, namus cinayetleri ile ilgili olarak, Kürt erkeklerinin namuslarını, yanlış adreste temizlediklerini yazmıştım. İçi binlerce yıl önce, hem de Kürtler tarafından doldurulmayan garip bir namus anlayışı adına her gün Kürt kadınları Kürt erkekleri tarafından öldürülüyor. Kirlenen yerin kadın bedeni değil, kirlenmiş bir vatan olduğunu, varsa kirlenmiş namusun temizleneceği yer, kadın bedeni değil, ülke topraklarıdır diye yazmıştı. Bu durumda Kürt erkeği, kendi kadınını öldürecek kadar manipüle edilmiştir. Üç “D” dediğimiz, düşünce, duygu ve davranışı bir bütün olarak manipüle edilmiştir. Hem de kendi kadının katili olacak kadar manipüle edilmiştir.