
Delegasyonda yer alan Laura Restrepo, ablukanın kaldırılmasından iki gün sonra Cizîr'e gittiklerini ifade ederek, şunları söyledi: "Havaalanına iner inmez Amed’de savaş uçaklarını ve askerleri gördük. Bize Kandil’i bombalamak için kalkan uçaklar olduğunu söylediler. Kentte 12 kez kimlik kontrolünden geçtik. Her yerde askeri güçleri görmeniz mümkün. 8 Mart etkinliklerini takip etmek için oradaydık ama bütün etkinlikler yasaklanmıştı; meydanlara girişler bile kimlik kontrolüne tabiydi. Cizîr’e doğru yol aldığımızda ise sayısız kez kontrol ardından 3 saat gözaltına alındık. Sonunda yerle bir edilmiş Cizîr’e girmeyi başardık. Gezdiğimiz her şehirde sürekli bir kontrol ve askeri baskıyı hissettik. Havada helikopterler, sokak ve meydanlarda asker ve polis kontrolleri."
Bodrumlar ve sözün bittiği yer!
Louise Paternositer adlı delegasyon izlemimlerini, "Cizîr’de yaşayanlar bütünüyle yıkılmış evlerine geri dönüyordu. 5 katlı binalar bütünüyle yıkılmıştı. Yakınları bodrumlarda yakılmıştı. Yas tutmaya vakitleri bile yoktu. Üç mahalle yerle bir edilmişti. Duvarlarda “Diren Kobanê, Cizre seninle” yazıyordu. Üstü Türk askerleri tarafından karalanmış ve küfürler yazılmıştı. Sonra bodrumlara gittik. Anlatılamaz bir durumdu. Yanan bedenlerin kokusu hala oradaydı. Kemik parçaları vardı... Sözün bittiği yerdi" ifadeleriyle anlattı.
Kadın bedeni üzerinden mesaj
Garazi Romero Carral, her tarafta askeri baskının hissedildiğini, özelde ise kadınların hedefe konulduğunu dile getirdi. Carral, "Tıpkı Silopi’de katledilen üç kadın gibi. Bize Paris’te katledilen üç devrimci kadını hatırlattı. Üç kadın üzerinden yine kadın mücadelesine mesaj verilmişti. Kadınlar öldürüldükten sonra bedenleri sokakta, sosyal medyada teşhir ediliyor. Bu, Kürt kadınlarının mücadeleye katılmaması, mücadele etmemesi için farklı bir savaş yöntemiydi. Ama bütün bunlara karşın, iki çocuğu gerillada olan bir kadın başka bir şehirden gelip Cizre’deydi. Dört çocuklu bir kadın çocuklarını bırakarak direnişteydi" dedi.
'Halkların dayanışmasını örmek için çalışacağız'
Clotilde Fauroux ise kadınların devletin saldırıları karşısında örgütlendiğine dikkat çekerek, şöyle konuştu. Fauroux "Dünyanın sessizliğine rağmen onlar kendi seslerini duyurmak için sürekli bir çaba içerisindeler. Gittik ve yaşananları yakından gördük, şimdi ise buradayız. Kürt kadınlarının sesini, yaşananları, mücadelesini Fransa genelinde anlatmaya devam edeceğiz. Tıpkı Kürt kadınları gibi devletten beklentimiz yok. Halkların dayanışmasını örmek için çalışacağız."
SELMA AKKAYA / PARİS