
Önceki gün Basel Platform Querfeld’de start alan etkinliği Basel Med Kültür Merkezi ve İsviçre -Kürt Dostluk Grubu birlikte organize etti.
Kürt Kültür Günleri etkinliğinde, Basel hükümet üyeleri başta olmak üzere Basel kanton parlamento üyeleri, akademisyenler, yazarlar, değişik sivil toplum örgüt temsilcileri ve birçok Kürdistanlı hazır bulundu. Açılış konuşmasını ‘Şevbaş hun bi xerhatin’ selamlaması ile yapan Basel Kanton Hükümet Başkanı Hans Peter Wessels, Basel kantonunda Kürtlerle birlikte yaşamaktan memmun olduklarını çünkü Kürtlerin kültürleriyle Basel’e renk kattıklarını belirtti. Wessels, “Kültür haftası aramızdaki önemli bir köprüdür” dedi.
‘Barış, özgürlük ve diyalog istiyoruz’
Wessels devamla, Kürt sorununun barışa evrilmesi ve savaşın durması halinde Kürt kültürünün daha canlı ve çeşitli bir şekilde ortaya çıkacağını belirtek, “İnanın ki sizin kadar barış, diyalog ve özgürlük istiyoruz” dedi. Wessels, Kürt Kültür Günleri’ne destek vermeye devam edeceklerini belirterek konuşmasını alkışlar arasında sonuçlandırdı.
Daha sonra sahneye çıkan Basellandt Kantonu Entegrasyon Bölüm Başkanı Hans Beat Moser, Kültür Günleri’ne davet edilmekten ve Kürtlerin arasında bulunmaktan dolayı mutlu olduğunu söyledi. Moser, “Mümkün olduğunca bu etkinlikleri yaygınlaştırıp aramızdaki köprüleri çoğaltmayız” diye konuştu.
Moser devamla şunları söyledi: “Bizim tarihimiz de halk savaşlarıyla geçti. Ama 1800’lerin sonunda savaşlar sona erdi ve barış içinde yaşamaya başladık. Barışı elde etmek gerçekte çok zor. Bunun içinde önemli bir mücadele gerekiyor. Büyük bedeller ödedik ve renklerimizi biraraya getirerek bir bahçe kurduk. Şimdi İsviçre’de yaşayan her halk kendisini yöneterek İsviçre’yi büyütüyor. Neden Türkiye böyle olmazsın. Neden Kürtler de özgür yaşamasın.” Moser, Kürt kültürünün tüm yönleri ile ortaya konulmasının önemine değindi. Moser, “Biliyorum dili yasak bir toplum kendi kültürünü istenilen düzeyde ortaya çıkaramaz. Bu çok kötü bir şeydir ama siz buna rağmen kültürünüze ne kadar önem verirseniz kültürünüz o kadar geleceğe taşınır” ifadeleri ile konuşmasını sonuçlandırdı. Her iki komuşmacıya poşi hediye edilmesi dikkat çekti.
Kültürümüzü yok saydılar
Kültür Günleri’ne konuşmacı olarak davet edilen Uludere eski Belediye Başkanı Şükran Sincar ise zengin bir kültüre sahip olduklarını belirtti ve şunları dile getirdi: “Kürdistan’da yalnız Kürtler değil aynı zamanda yaşayan değişik kültür, inanç ve halklar birlikte özgür yaşamak istiyoruz. Ama kardeşliğimiz ve kültürlerimizi yaşamamız sürekli katliam ve asimilasyonlarla yok sayılıp bastırılmaya çalışıldı.” Sincar, Kürt kültürünü yaşamak, geliştirmek isteyenlerin sürekli ‘terörist’ ilan edildiğini belirterek “Oysa köylerimizi yakan, bizi sürgün eden, Roboskî’yi gerçekleştirenler, dilimizi ve kültürümüzü yok sayanlara yönelik hiçbir zaman ciddi bir yaptırım uygulanmadı. Sürekli hak arayanlar ezildi ve yok sayıldı” ifadelerini kullandı.
Yapılan konuşmaların ardından Nar Fotoğraf Akademisi’nin ‘Roboskî’den Katliam’ fotoğraf sergisi ziyaret edildi. Kürt mutfağından çeşitli yemeklerin sunumu yapıldıktan sonra sanatçı Angelika Straessle ve Azad’ın müzik dinletileriyle Kürt Kültür Günleri’nin ilk etabı sonuçlandı. Kültür Günleri panel, dengbêj, tiyatro, folklor, müzik dinletisi ve Kürt halk giyisilerinin sunulacağı gösterilerle devam edecek.
ALİ ONGAN/BASEL
St. Gallen’de kültür buluşması
Öte yandan İsviçre’nin St. Gallen kentinde de Kürtler, 4. Kürt Kültür Günleri Etkinliği ile kültürlerini İsviçrelilere tanıttı. Bu yıl dördüncüsü yapılan etkinlik, Pfalskeller’de İsviçreli siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda Kürdistanlı’nın katılımıyla önceki gün başladı. St. Gallen Kürt Kültür Derneği Başkanı İmam Akgül açılış konuşmasında, böylesi etkinliklerin halklar arasında dayanışma duygularını geliştirdiğini belirtti ve sözü Sosyal Demokrat Parti (SP) Kanton Milletvekili Fredy Fässler’e verdi.
Fässler, Kürtlerin İsviçre’deki örgütlenme çabaları ve kültürel faaliyetlerini kutlayarak, bu gibi etkinliklerin İsviçreliler tarafında da yapılarak, Kürtlerle dayanışmanın ortaya konulmasını istedi. Halklar arasında kültürel bir köprünün kurulmasının, herkesin görevi olduğunu vurgulayan Fässler, bu gibi etkinlerin Kürtleri tanımanın en iyi yolu olduğunu ifade etti.
Yeşiller Partisi Kanton Milletvekili Franziska Wenk’in hastalığından ötürü
etkinliğe katılamamasından ötürü Yeşiller Partisi adına Susanna Buur bir konuşma yaptı. Buur, Kürdistan’ın dört sömürgeci ülke tarafından parçalandığına ve Kürtlerin uluslararası alanda ekonomik çıkarlara kurban edildiğine vurgu yapıldı. Buur, “Şu anki dünya düzeni sizi anlamıyor ancak yürüttüğünüz mücadelenize olan inancınızı ve cesaretinizi selamlıyorum” dedi. Sosyal Demokrat Parti Kanton Milletvekili Bettina Surber ise İsviçre’deki farklı halkların uyum sorunlarını dile getirdi, iltica yasalarındaki sertliğe dikkat çekti. Surber bu yasaların, göçmenleri kriminalize ettiğine işaret etti.
Kültürümüzü yaşatmalıyız
Sosyalist Parti Milletvekili Claudia Friedl davet edildi. İnsanların nerede olursa olsun kültürlerini yaşatmaları gerektiğinin önemli olduğunun altını çizen Friedl, “Birlikte yaşamak için töleranslı olmalıyız. Farklı dilleri konuşsak da birbirimizi anlamalıyız” şeklinde düşüncelerini ifade etti. Öte yandan St. Gallen Meslek Yüksek Okulu Öğrenci Temsilcisi Andre Getzen de katılımcıları selamladı ve etkinliğe katılmaktan memnun olduğunu dile getirdi. 2011’de, 35 kişi ile Amed’e gittiklerini anımsatan Getzen, “O geziden çok şey öğrendik. Orada halkın ifade özgürlüğüne sahip olmadığını gördük. Örneğin bir yürüyüşe katılan çocuklara örgüt üyeliğinden dolayı ceza verildiğini duyduk. Bunlar tanık olduklarımızın çok azıydı” dedi.
St. Gallen Kürt Kültür Günleri’ne Doğu İsviçre Alevi Kültür Merkezi, Politik Kadınlar Grubu (PGF), Van’a Yardım Kuruluşu temsilcileri de katıldı. Kürt ulusal kıyafetlerinin tanıtımı, resim ve kilim sergisi açıldı, ayrıca Kürdistan’ı konu alan bir sinevizyon gösterildi. Etkinlik Silbus û Tarî’nin konseri ile son buldu.
ERDAL ÖLMEZ/ST.GALLEN