Kürt şair, Azadiya Welat Gazetesi ve Yeni Özgür Politika köşe yazarı Arjen Arî, kansere yenik düştü.
Böyle anlarda nasıl davranacağını ne yazacağını şaşırıyor insan. Biribiri ardına dizilmeyi bekleyen onca sözcük terk eder söz dağarcığınızı. Neyi nasıl yazacağını şaşırır insan.
Anılar bir film şeridi gibi geçer gözlerinizin önünden. Sonra donmuş bir surete dönüşür çevrenizdeki görüntülerin her karesi. Sonra bir acı alır bir ağrıya dönüştürür kendini...
Evet. Akciğer kanseri teşhisi ile bir süre önce Adana Onkoloji hastanesinde tedaviye alınan, ardından tedavisine Diyarbakır’da devam edilen, Kürt edebiyatının usta şairi Arjen Arî’yi kaybettik.
İnsanların bedenini ölüme yatırdığı, Amed’de kepenklerin kapandığı, hayatın durduğu, insanların sokaklara döküldüğü bir günün ortasında geldi acı haberi. İki gün önce onun telefonuna çıkan sevgili eşi sesine metanet yüklemeye çalışarak durumunun giderek ağırlaştığını söylüyordu.
Yoğun bakıma alındığı ana kadar hasta yatağında bile şiirlerini yazmayı sürdüren, insanların ancak ardında bıraktıklarıyla ölümsüzlüğe ulaşabileceğini dile getiren Arî’yi, hastane sürecinde ailesi ve arkadaşları yalnız bırakmadı. Hatta hastane önünde Arî’ye moral vermek için şiirlerinden bir dinleti yapmak isteyen şair ve yazar arkadaşları, Arî’nin durumunun ağırlaşması üzerine doktorların önerisine uyarak dinletiyi ertelemişti.
***
Arjen; Kürt edebiyatında ne roman, ne de öykünün şiirin alternatifi olmadığını, bugün Kürt edebiyatından bahsedebiliyorsak bunu Kürt şiirine borçlu olduğumuzu söylüyordu.
Ardında birçok eser bırakan Arî: 1956 yılında Nusaybin’e bağlı Çalê köyünde doğdu. 1976 yılından beri şiirle hemhal olan Arî’nin ilk şiiri 1979 yılında Tîrêj dergisinde, 12 Eylül’den sonra da İsveç’te yayınlanan Berbang, Kurdistan Pres, Nûdem, Çira; Türkiye’de yayınlanan Rewşen, Nubihar, Gulistan, Kevan, Tîroj, W; Kürdistan Bölgesi’nde yayınlanan Peyv, Nûbûn, Karwan adlı dergilerde yayınlandı.
Kendi anlatımına göre: 1976’da gözaltına alındığında ilk yazdığı şiirlerin dosyasını da almışlar evden, onu bırakıp şiirlerini geri vermemişler „o şiirleri hala Nusaybin adliyesinde tutsak vaziyette“ diye yakınıyordu.
Arkadaşı, dostu şair Berken Bereh, O’nun şiirini değerlendirirken; „Arjen Arî’nin sesi ve üslubu, ilk kitabı ‘Ramûsan min veşartin li geliyekî’den son şiir kitabı ‘Şêrgele’ye kadar hemen hemen hiç değişmez. O söyleyişte coğrafyasının bütün özellikleri yerini bulmuş ve harmanlanmıştır; içten, gür, yalın ve en üst perdeden. Şiirini oluşturan kelimeler bir devimcinin sözlüğü gibi yoğun, anlamlı ve direkt yüreğe seslenenlerden oluşur. Bu da Arjen Arî’nin kendine has ve halkının folklorik öğelerine olan bağlılığını dile getirir“ diyordu.
***
Arî, yoğun bakıma kaldırılmadan önce yazdığı kısa bir yazıda şu görüşlere yer veriyordu: „Her yazar, Gılgamış Destanı’ndaki gibi ölümsüzlük iksirinin peşine düşmez... Bir şair veya yazar için ölümsüzlük iksirini elde etmek hem zordur, hem çok kolaydır... Bir eser ki artık zamanın paslı makası ise o eserin yokedilmesine güç yetmez; o eser unutulmuş zamanların vadisine atılmış olsa bile, artık o ölümsüzlüğün kazanılmasının adıdır... Bu nedenledir ki her yazar edebiyat alanında verdiği emekten öte, ölümsüz eserleriyle ölümsüzdür! Bundandır, Xanî’nin Mem û Zîn’den; Uryan’ın Rubailer’inden; Mela’nın Dîwan’ından gelen ölümsüzlüğü... Allah, tümünü iyileri layık gördüğü yer ile ödüllendirsin, onları cennetiyle mutlu etsin...“
Evet. Yaşı itibarıyle olmasa da eserleri düşünüldüğünde bir çınar devrildi diyorum. Modern Kürt şiiri çok önemli bir şairini kaybetti. Ancak O’nun şiiri yaşamaya ve ondan sonra gelecek kuşaklara referans olmaya devam edecek.
Şiirine ve anısına saygıyla.
Kürt şiirinde bir çınar devrildi