Kürt şiirinin ritmiyle rock

Kültür/Sanat Haberleri —

Mirady Tribute

Mirady Tribute

  • Yanı başımda ölen insanları şarkılarımda anlatmasaydım, bu teveccühü göremezdim. Ben yaşadığını yapan biriyim ve bunu samimiyet olarak adlandırıyorum
  • “Mirady Tribute” adlı bir albüm çalışmamız var. Albüm 14 şarkıdan oluşuyor. Kısmet olursa önümüzdeki ay çıkacak. Bu albümü özel kılan, albümün bütün müziklerinin bana ait olması.

MIHEME PORGEBOL

Müzik hayatında 23 yılı geride bırakan sanatçı Mirady, bu uzun yolculuğu “iyisiyle kötüsüyle birçok anı biriktirdim” sözleriyle özetliyor. Yıllar içinde sayısız şarkı üreten, pek çok projede yer alan ve farklı sanatçılarla çalışan Mirady, müziğini “varoluşsal bir oyun” olarak tanımlıyor. Kürdistan hakikatini geleneksel Kürt şiiri, müziği ve anlatıları eşliğinde rock müzikle buluşturmaya çalıştığını belirten sanatçı, “Sadece geleneksel Kürt şiiri değil, modern Kürt şiiri ve dünya şiiri de bu üretimin bir parçası” diyor. “Mirady Tribute” adlı yeni albümü 9 Mayıs’ta çıkacak sanatçı, bu projede çok sayıda isimle bir araya geliyor. Albümü özel kılan ise tüm bestelerin Mirady imzası taşıması. Mirady ile müzikal yolculuğunu ve yeni projelerini konuştuk.

20 yılı aşkın süredir müzik yapıyorsunuz. Başladığınız günden bugüne, müzik serüveninize baktığınızda neler söyleyebilirsiniz?

Müzik yaşamımda 23’üncü yıla girdim. Bu serüvende iyisiyle kötüsüyle birçok anı biriktirdim. Çok sayıda şarkı, onlarca kişiye albüm yaptım. Birçok projede yer aldım. Nihayetinde, bu serüvende yalnız başıma olduğumu fark ettim ve aslında bunun varoluşsal bir oyun olduğunu, benim de bir oyuncak olduğumu anlayacaktım. Bazen halkla beraber, bazen de halka karşı serüvenimde tutkularım beni yalnızlığa sürükledi. Bugün de bu tutku ve varoluşsal oyuncaklık hali hâlâ devam ediyor, her ne kadar yıpratsa ve yalnız bıraksa da.

 

Kürt müziğinde özellikle Rock bağlamında güçlü bir temsiliyetiniz var. Üretim ısrarı mı, emek mi, doğru kişi ve yöntemlerle çalışmak mı?

Evet, üretim ısrarı, emek ve doğru kişi ile doğru yöntemlerle çalışmak… Bunun arka planında ise üretim kaynakları bulunuyor. Üretim kaynaklarının bazen halkla uyuşmadığını görmeme rağmen ısrarcı olmamın da bunda etkili olduğunu düşünüyorum. Tabii ki en önemli hususlardan biri de işe yaklaşım ve üretimdeki samimiyet. Samimi olmasaydım bu temsiliyet olmazdı. Yanı başımda ölen insanlar oldu. Şarkılarımda onları anlatmasaydım, bu teveccühü göremezdim. Halk türküleri söyledikten sonra lüks araçlarına binip lüks villalarına giden kişilerden değilim. Çok şükür fakir de değilim doğrusunu söylemek gerekirse. Ancak ben yaşadığını yapan biriyim ve bunu samimiyet olarak adlandırıyorum. Bu yüzden galiba beni dinleyenler bu samimiyete inandılar.

 Kürdistan hakikatini de müzikle bir araya getiriyorsunuz. Birçok eserinizde dinleyiciyi sarsan unsurlar var ve bunu fark edince Kürt gerçekliği ile rock müziğin ne kadar örtüşebildiğini kavramak kolaylaşıyor.

Doğrudur, Kürdistan hakikatini geleneksel Kürt şiiri, müziği ve anlatıları eşliğinde rock müzikle birleştirmeye çalıştım. Bu anlamda birçok eserimin dinleyiciyi, daha doğrusu asıl dinleyicimi uyandıran, sarsan yanları var. Sadece geleneksel Kürt şiiri değil, aynı zamanda modern Kürt şiiri, hatta dünya şiirini de bunu da ekleyebiliriz. Çok önemli şiir kaynaklarım var. Müzisyenler kadar şair dostlarım var. Onlarla kurduğum dostluk da çalışmalarımda etkili oldu. Öte yandan ben zaten hep iyi bir rock müzik dinleyicisiydim. Dilin fonetiği, yapısı, yaşanmışlıklar ve bunlar gibi birçok şey bir araya gelince müziğimde biraz daha güçlü öğeler yarattı. hâlâ yapacak çok şey var. Bunu deneyen arkadaşlar da var. Onlara olabildiğince destek olmaya da çalışıyorum kendimce. Böyle bir uğraşta olan kişilerle beraber amacımız Kürt müziğini daha da zenginleştirmek.

Birçoğuyla ortak çalışmalarınız bulunduğu için soruyorum: Kürt sanatçıların alanlarıyla kurduğu ilişkiyi nasıl buluyorsunuz? Neleri iyi neleri eleştiri konusu?

Kürt sanatçıların alanlarıyla kurduğu ilişkiyi genelde samimiyetsiz buluyorum. Birçok sanatçı kısa yoldan ünlü olma, konser verme peşinde. Birtakım müzisyen arkadaşlarımı ayrı tutuyorum tabii ki. Fakat bu anlamdaki gerçekliği TikTok’a veya diğer sosyal medya platformlarına bakarak görebiliriz. Bazı konularda bazı arkadaşlarımın çok cesaretli olduğunu görüyorum. Bu bana umut veriyor. Ama dediğim gibi ortalama bir müzisyen tablosu var. Yoğunlukla, basitçe ve kolaylıkla ünlü olma, para kazanma gayretleri var. Ben bu gayretlerden uzağım.

Kürt müziğinin güncel durumu hakkında neler söyleyebilirsiniz? Yerellik-evrensellik ikiliğinde Kürt müziğinin avantaj ve dezavantajları nelerdir?

Yerellik ve evrensellik ikiliğinde Kürt müziğinin avantajları da var, dezavantajları da var. Ortadoğu gibi zengin bir kültür hazinesinden faydalanmaları ve başka müziklerle doğal ilişki kurabilmelerini bir avantaj olarak değerlendirebiliriz. Ancak bu belirli bir ölçüde kalıyor. Tam olarak evrensel bir müzik yaratılamıyor. Evrensellikle yaşamaya çalışan, yaratmaya çalışan birkaç arkadaşımız var tabii ki. Bence kendileri de aynı şeyi söyleyecektir: hâlâ tam olarak istedikleri evrensellikte işler üretemiyorlar, o seviyede değiller. Bunun belki de devlet olmak veya statüyle alakası vardır. Belki de özel ilişkilerle veya daha güçlü bir kültür-sanat politikasının gerekliliği ile alakası vardır. İşin özüyle uğraşmak, gerekirse eserin ham haline sadık kalmak bence çok daha iyi başarılar getirecektir. Eseri daha çok evrenselleştirecektir. Bir şeyin sadece büyük bir orkestraya bürünmesi veya modern enstrümanlarla icra edilmesi onun evrensel olduğunu göstermez. Evrenselleşmenin formülleri var ve o formüller yaşanmışlıkla ilgili.

 

Biraz özel birkaç soru: Bugüne dek yapmak isteyip de yapamadığınız veya yapmaktan pişman olduğunuz bir şey oldu mu?

Bugüne dek yapmak isteyip de yapamadığım bir çalışma olmadı. Ancak hayal ettiğim ve üzerinde çalıştığım çalışmalar var hâlâ. Kısmet olursa -kısmet sözcüğünü çok seviyorum- ileride bunları gerçekleştirmeye çalışacağım.

Evet, yapmaktan pişman olduğum bir şey oldu. Bir düet albümüm var. Param ve imkanım olsa o albümü toplatırım.

Gelecekte ise yapmak istediğim çok şey var. Umarım ömrüm bunlara yeter. Bir müzik yapım firması kurmak, aktif kültür sanat politikasında yer almak ve kendi üretimlerimi sağlamak. Bunu yaparken de müzisyen dostlarıma yer vermek ve beraber hareket edebilmek gelecekte yapmak istediklerimin bir kısmı.

Yeni bir çalışmanız olduğunu biliyoruz, bir albüm çalışması. Bu albüm hakkında bilgi verebilir misiniz?

“Mirady Tribute” adlı bir albüm çalışmamız var. Albüm 14 şarkıdan oluşuyor. Bu 14 şarkının 7'si solo olarak icra ediliyor. Diğer 7'si ise düet. Harun'dan Mehmet Atlı'ya, Rewşan’dan Sasa Serap’a, Olgun Eren, Siya Şevê, Vedat Yıldırım, Seyithan Sevinç, Tara Mamedova, İlkay Akkaya, Ferec, Adnan Kartal ve Cansun Küçüktürk’le şarkılar kaydettik. Kısmet olursa önümüzdeki ay çıkacak. Bu albümü özel kılan, albümün bütün müziklerinin bana ait olması ve bütün arkadaşlarımın canı gönülden beni destekleyerek çalışmaya kendileriymiş gibi katılmaları oldu. Ben de sizler gibi merakla çıkmasını bekliyorum.

 

Türkiye’de halihazırda birçok kesimi tatmin etmese de yürüyen bir süreç var. Bir sanatçı olarak hem sürece dair düşüncelerinizi hem de beklentilerinizi merak ediyorum.

Son gelişmeler ve süreç herkesi; Ortadoğu'yu, Türkiye'yi, halkı ve Türkiye'deki sanatçıları direkt etkileyen bir konu. Dışarıdan bakılınca teatral bir fotoğraf gibi görünüyor, fakat bence çok yakında başka gelişmelere tanıklık edeceğiz. Yeni bir sürece gireceğiz ve bu süreç bir barış süreci olmayacak. Çünkü tarihsel veriler onu gösteriyor. Bence bu konuda sormamız gereken bir soru da şu: Daha önceki süreçleri sahiplenen kurum ve kuruluş sanatçıları niçin bu döneme özgü ve ait sanat üretimleri yapamadılar veya yapmadılar? Sebebi, onların siyasi dalgalanmalardan besleniyor olmaları. Siyasi dalgalanmalar biraz durulunca üretimde azalmaya başladı. Zaten örnekleri var, görüyorsunuz. Kimi eski gruplar tekrar bir araya gelmeye çalıştı, çalışıyor ama bu üretime yansımadı. Sadece konserler ve çeşitli organizasyonlar düzeyinde kaldı.

Neyi kastettiğinizi gayet iyi anlıyorum. Peki sizi neden bu gibi konser ve organizasyonlarda göremiyoruz? Davet mi edilmiyorsunuz?

Bu sorunun cevabını açık bırakmak istiyorum. Bu soruya ben değil muhatapların; beni dışarıda bırakanların yanıt vermesi gerekir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.