Rojava Devrimi üçüncü yılına girdi. Kuşkusuz bu üçüncü yıl, devrimci güçlerin devleti Rojava’dan çıkarıp kendi kendini yönetmesini ifade etmektedir. Ancak bu devrimin çok eski bir tarihi vardır. 1979 yılında Önder Apo’nun şehit Ethem Akçam’la birlikte Suruç’tan Kobanê’ye geçişiyle birlikte bu devrim başlamıştır. Önderliğin yirmi yıl kaldığı her gün bu devrimin hazırlanması çalışmalarıyla geçmiştir.
Önderlik kaldığı bu yirmi yılda birçok aileyi yüz yüze tanımış, onlarla ilgilenmiş ve onları derinden etkilemiştir. Önder Apo sevgisi böyle gelişmiştir. Bu Önderlik binlerce Rojavalı gerillayı Kürdistan’da yürütülen mücadeleye hazırlamış ve göndermiştir. Binlerle ifade edilebilecek Rojavalı genç Bakur, Başur ve Rojhilat’ta yürütülen özgürlük savaşında şehit düşmüştür. Bu açıdan Rojava’daki devrim neden bu Önderlik çizgisinde gelişti sorusunun cevabı 35 yıl önce Kürt Halk Önderi’nin Kobanê’de başlattığı devrim yürüyüşünde görülmelidir.
Önder Apo farklı bir Önderliktir. Sadece bir siyasi devrime Önderlik yapmamıştır; tüm çalışmalarıyla sadece PKK ve gerillada değil, halkta da bir kültür yaratmıştır. Devrimi bizzat yaşamda, günlük ilişkilerde yaratan bir Önderliktir. Bunu da en fazla Rojava’da yapmıştır. Bu nedenle bu Önderliği en iyi tanıyan Rojava halkıdır. Eğer tüm saldırılara ve zorluklara rağmen bu halk bu devrime inanıyorsa, bunu en başta da sağlatan Önderliğin çalışmalarıdır. Önderliğin yirmi yıllık çalışması anlaşılmadan Rojava Devrimi’ni anlamak mümkün değildir.
Rojava Devrimi’ni kadın devrimi yapan da bu Önderliktir. Önder Apo Rojava’da genç, yaşlı kadınlarla ilgilenmiştir; onlara özgürlük ruhu kazandırmıştır. Rojava’da Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne katılan binlerce kadın olmuştur. Yüzlercesi şehit düşmüştür. Kadın devrimini onlarca yıl önce bu Önderlik başlatmıştır. Kadından başlayarak Rojava halkını, toplumunu ve erkeği değişime uğratmıştır. Rojava Kürdistan’da Önder Apo’ya bağlılık hiçbir yerde olmadığı kadar yüksekse, bunu yaratan da yirmi yıllık Önderlik çalışmalarıdır.
Önderliğin yirmi yıllık Rojava çalışması da destansı bir çalışmadır. İnsanlık tarihinde hiçbir Önder böyle yoğun, tempolu ve sonuç alıcı bir çalışma yürütmemiştir. Öyle ki, bu halk bu Önderlik için her şeyini verir hale gelmiştir. Bu Önderliği, hatta bu hareketi yirmi yıl yaşatmıştır. Önder Apo bu halka çok şey vermiş; bu halk da Önder Apo’ya ve bu harekete. Bu nedenle Önder Apo “Kültürel Soykırım Kıskacında Kürtler” adlı son savunmasında Rojava ve Avrupa’daki halkımıza özel teşekkür etmiştir. Bu iki yerdeki halkımızın Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’ne verdiği çok şey vardır. Rojava ve Avrupa’daki Kürt halkı en zor dönemde özgürlük mücadelesine katkılarını sonuna kadar sunmuşlardır. Onların Özgürlük Hareketi’ne ve Önderliğe bağlılıklarını son savunmada adlarını özellikle vererek ödüllendirmiştir. Bu onur da Rojava ve Avrupa’daki halkımız için büyük bir değer olarak tarihteki yerini almıştır.
Şehitlere bağlılıkla büyüyecek
Rojava Devrimi’nin şimdiden binlerle ifade edilen büyük şehitleri vardır. Bu devrimi Önder Apo çizgisinde yaratan, geliştiren ve büyüten bu şehitlerimizdir. İsmi anılacak o kadar değerli ve büyük şehitlerimiz vardır ki, hangisinin ismini versek diğerleri için haksızlık olur. Hepsi birer direnç abidesi ve özgürlük ruhu olarak tarihteki yerlerini alacaktır; hiçbiri unutulmayacaktır. Adları da yaptıkları da ölümsüzleştirilecektir.
Rojava Devrimi Önder Apo’ya ve şehitlere bağlılık temelinde daha da gelişip büyüyecek ve zafere ulaşacaktır. Kuşkusuz büyük başarması da en başta Önder Apo’nun demokratik toplum, demokratik konfederalizm, demokratik sosyalizm ve demokratik özerklik temelinde taçlandırılacaktır. Önder Apo’ya bağlılığını, çizgisini pratikleştirmekle gerçekleştirecektir. Rojava, Önder Apo’nun paradigmasının en net biçimde pratikleşeceği alan durumundadır. Çünkü öz savunmasını devrimci güçler sağlamaktadır. Kendi kendini yönetme gücüne ve kapasitesine ulaşmıştır. TEV-DEM, tüm toplumun örgütlü gücü olarak devrimin temelini ve toplumsal alanda pratikleşmesini ifade etmektedir. Komün, kooperatif, akademi ve meclislere dayalı bir demokratik konfederalizm ve demokratik özerklik gelişmektedir. Örgütlü topluma dayalı demokratik toplum ve demokratik konfederalizm devrimin demokratik karakterini derinleştirmektedir. Komünler ve meclisler demokratik sosyalizmin temel organları olarak toplumun kendi kendini yönetmesinin temelini oluşturmaktadırlar.
Kuşkusuz çok şiddetli bir savaş ortamında demokratik özgürlükçü toplum sistemini inşa etmektedirler. Özellikle altyapı ve ekonomik alanda ciddi sıkıntılar yaşansa da mevcut durumda sosyal-ekonomik yaşamı sürdürme gücüne kavuşmuşlardır. Toplumun örgütlü gücünü harekete geçirme temelinde komünal demokratik ekonomik sistem geliştirilirse sorunları daha da azalacaktır.
Rojava Devrimi, Ortadoğu’nun tarihsel ve güncel sorunlarının düğümlendiği Suriye alanında gerçekleşmesi itibariyle çok önemli bir yere sahiptir. Coğrafya ve nüfus yoğunluğundan katbekat bir siyasal öneme sahiptir. Rojava Devrimi’nin karakteri sadece Suriye’nin değil tüm bölge ülkelerinin sorunlarını çözecek bir niteliğe sahiptir. Rojava Devrimi’ni bugün bu düzeyde önemli hale getiren, onun özgürlükçü karakteri yanında, bu karakterinin tüm Ortadoğu’nun kaderini belirleyecek hale gelmesindendir. Sadece Rojava’yla sınırlı bir devrim olsaydı tüm Ortadoğu’yu etkileyen bir karaktere sahip olmasaydı bu düzeyde gündem olamazdı.
Ortadoğu için model olacak
Rojava Devrimi’nin kaderinde Ortadoğu devrimi olma gerçeği vardır. Bu kaderden kaçmayacak bir devrimdir; çünkü kendini tüm Suriye devrimi haline getirme temelinde Ortadoğu devrimi haline gelmeden kendini de yaşatamaz. Rojava Devrimi’nin varlığının güvencesi de ancak devrimi Suriye’ye taşırarak sağlanabilir. Kuşkusuz bunu sadece Rojava devrimci güçleri yapmayacak; bunu devrimci demokratik Arap güçleriyle birlikte gerçekleştirecektir. Rojava Devrimi şimdi böyle yeni bir aşamaya evrilme zorunluluğuyla karşı karşıyadır. Ya demokratik Suriye’nin parçası olacaktır ya da demokratik Suriye’nin gerçekleşmediği ortamda çok yönlü ağır saldırılarla karşılaşacaktır. Bu açıdan Rojava Devrimi başından beri önüne demokratik Suriye perspektifini koymuştur.
Suriye de tüm Ortadoğu ülkeleri gibi çok farklı kimliklerin iç içe, yan yana yaşadığı bir ülkedir. Ancak demokratik ulusa dayanan demokratik Suriye temelinde istikrara kavuşacak özelliklere sahiptir. Rojava Devrimi kendi şahsında bu demokratikleşme ve demokratik ulus projesini pratikleştirmiştir. Rojava Devrimi bir demokratik ulus devrimidir. Bugün bazı sıkıntılar olsa da demokratik ulusa dayalı Rojava Devrimi güçlenecek ve tüm Ortadoğu için model olacaktır. Kendini özgürleştirme ve demokratikleştirme temelinde tüm Ortadoğu’yu kurtaracaktır.
Demokratik ulusa dayalı demokratik toplum ve demokratik konfederal yapılanma Ortadoğu’nun ilacıdır. Bu da tüm farklılıkların özerkliğine dayalı bütünleşmeyi ifade etmektedir. Kapitalist modernite ve dış güçlerin böl-yönet politikasına karşı Önder Apo’nun demokratik özerkliğe dayalı bütünleşme projesi savunularak yeni bir Ortadoğu yaratılmaktadır. Dün parçalanan ve yok edilmek istenen Kürtler bugün tüm Ortadoğu’yu bütünleştirme ve yeniden tarihine yakışır bir hamle yaptırma rolünü oynamaktadır. Önder Apo’nun 2003 yılında büyük bir öngörüyle dillendirdiği “Kürt teşisi dönecek ve Ortadoğu’yu demokratik uygarlık çağına ulaştıracaktır” biçimindeki belirlemesi bugün Rojava Devrimi’nin tüm Ortadoğu devrimi haline gelmesiyle somutlaşmaktadır.