6 Ocak 2014 tarihli mektubunda Kürt kadınlarının mücadelesinden bahseden Akın, FARC’lı kadınlara, “Sizler daima ilham kaynağımız oldunuz. Mutlaka mavi gökler altında güzel bir dünya kuracağız. Sesimiz sesinize katılsın. Renginiz bize gökkuşağı olsun” sözleriyle seslendi.

Akın’ın ‘yoldaşlarım diye hitap ettiği mektubun tam metni şöyle:

“FARC’lı kadın yoldaşlara...
Yuri Camargo ve Victoria Sandino yoldaşlar şahsında tüm FARC’lı kadın hevalleri selamlıyorum. Ben PKK-PAJK’lı bir kadın tutsağım. 18 yıldır cezaevindeyim. Birkaç yıldır biz binlerce kadın ve erkek tutsağı Kürdistan’dan Türkiye cezaevlerine sürgün ettiler. Bununla cezalandırılan binlerce tutsak değil yalnızca, binlerce Kürt ailesidir. Ama tüm ailelerimiz şunu diyor bize: “Sizleri dünyanın diğer ucuna götürseler de biz her şart ve koşulda sizinleyiz, arkanızdayız.” Dolayısıyla mücadele eden yalnızca bir tutsaklar değiliz; politik bir güç haline gelen Kürdistan halkı ve destek veren demokrat çevrelerdir. Biz mücadele güç ve azmini Başkanımızın paradigma ve felsefesinden aldığımız gibi halkımızın direngenliğinden de alıyoruz. Onlar her gün sokaklarda direnirken, bizi motive ediyorlar. “Direnin kızlarımız, oğullarımız; direnmek yaşamaktır” diyor bize yaşlı analarımız.
Önde yürüyen kadınlarımızdır hep. Gözlerini kırpmadan canlı kalkan olan kadınlarımızdan söz ediyorum. Artık bizim öncülüğümüzü beklemeyen, asıl kendileri bize öncülük eden kadınlarımız her gün meydanlarda. Kocaya, babaya ve devlete karşı mücadele eden, bununla beş bin yıllık erkek zihniyetiyle kavgaya tutuşmaya cesaret eden kadınlarımızla birlikte bir kadın devrimi yaratmaya çalışıyoruz. Mekanları anlamsızlaştırmak, “her yerde mücadele”, bizde temel yaklaşımdır. Dağ, zindan, meydanlar... Hepsinde savaşılacak şeyler vardır. Her yerde egemenliğin kalıntıları var ve mücadele etmemizi bekliyor. Zira bu ülkede her gün onlarca kadın, erkek şiddetine maruz kalıyor ve öldürülüyor. Her şey erkeğe göre dizayn oluyor. O açıdan bir kadın devrimini her şeyden ama her şeyden daha öncelikli buluyoruz. Kadının irade olup sadece kendine ait olması bir mücadele sahası oluyor. Oluşturduğumuz kadın partisi ve oluşumlarıyla örgütlülüğümüzü her sahada sağlamaya çalışıyoruz. Her yerde, her oluşumda kadın, kadın gücüyle başarmayı öngörüyor. Çünkü kadının kendine güvenmeye ihtiyacı var. Bunu da ancak başarılarını görmekle elde edeceğini biliyoruz.
Kadının örgütlenmediği saha kalmamalı. Kadının el atmadığı saha kalmamalı. Ve biz toplumsal inşa sürecine girerken JİN-JİYAN diyoruz. Kadını yaşamın temeline koyarken, kadının yaşamın asıl sahibi olduğunu biliyoruz. Biliyoruz, başaracağız. Biz en çok bunu biliyoruz. Bu biz kadınları gökteki kutup yıldızına dönüştürecektir. Bizim bu gücü, mücadele azmini, felsefesini, kendimize, sadece kendimize ait olduğumuzu da Başkan Abdullah Öcalan’ın emekleriyle elde ettiğimizi her bir kadınımız bilir. Dolayısıyla, ona minnettarız.
Siz FARC’lı yoldaşlarımız da mücadelemiz içinde, hemen yanıbaşımızda hissediyor, öyle biliyoruz. Bu anlamda size yazarken zorlanmıyorum. Çünkü yoldaşlarıma yazdığımı biliyorum. Çünkü en çok siz bizi anlarsınız. Bizim gibi badirelerden geçmiş, bedel ödemiş, acıların her çeşidini tatmış yine de inadından vazgeçmemiş, pes etmemiş, inadına mücadele, inadına özgürlük demiş siz kadın yoldaşlara yazıyorum.
Bizler yüzlerce kadın militan tutsağız. Çoğu yoldaşımızın yirmi yılı aştı tutsaklığı. Ama hep ayaktayız. Zira dünyanın tüm karmaşasına rağmen umut vaat eden o kadar çok düşümüz var ki!..
Sizler daima ilham kaynağımız oldunuz. Mutlaka mavi gökler altında güzel bir dünya kuracağız. Sesimiz sesinize katılsın. Renginiz bize gökkuşağı olsun.
Mücadelenizde başarılar diliyor; sıcak selamlarımız yolluyoruz.”

 HABER MERKEZİ