Görsel ve yazılı medyaya çektiği fotoğrafları göndererek elde ettiği 40 bin kronluk gelirin tamamını Şengal’de ve mülteci kamplarında kalan Êzîdîlere yolladı.


Şengal belgeseli

Yaptığı geziye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hirori, Güney Kürdistan ve Irak’ın diğer illerinde büyük bir felaket yaşandığını, yapılan yardımların son derece yetersiz olduğunu, dağda ve kampta yaşayan insanların ihtiyaçlarını karşılayamadıklarına dikkat çekti.
Şengal’e gittikten sonra İsveç’in ikinci büyük gazetesi Expressen’le işbirliği yapıp fotoğraflar geçmeye başladığını ve çalışmaları sırasında insanların yaşadıkları trajedileri kaydedip dünyaya duyurmak amacıyla belgesel bir film yapmaya karar verdiğini söylüyor.


Yardım çağrısı
Tanıklığını yaptığı trajediler içinde kendisini en çok yeni evli genç bir kadının eşini bulmak için gösterdiği çabasının, üç gün boyunca dağda yürümek zorunda kalan hastaların, kızları kaçırılan anne ve babaların çektikleri ızdırapların, kuşku, acı, açlık ve susuzluğun etkilediğini belirten Hirori, tüm insan hakları savunucularına Kürdistan’a gitmeleri ve yardımda bulunmaları çağrısı yaparak,
“Orada her türlü yardıma ihtiyaç var. İngilizce, İsveçce ve Kürtçe biliyorsanız oraya gidip tercümanlık yapabilirsiniz. Resimler çekip onları satabilirsiniz. Eğer bir restoranda çalışıyorsanız oraya gidip ilticacılara yemek pişirebilirsiniz. Her türlü yardıma ihtiyaç var. Ama oraya gidemiyorsanız bağış kampanyası yürüten kuruluşlara para yardımında bulunun. Her gün insanlar kendilerine yardım ulaştırılamadığı için ölüyor” dedi.
Hirori, büyük illerde satın alınacak her şeyin bulunduğunu, Türkiye sınırının sadece 40 dakikalık mesafede bulunduğunu belirtiyor ve “400 bin insan sınırı geçemez ama İsveç pasaportu olanlar rahatlıkla sınırı geçip alış-veriş yapabilirler” diyor.
Horiri, Şengal’de yaşanan trajedileri kamuoyuna yansıtmak için önümüzdeki hafta filmini tamamlayacağını söylüyor.  Amacının insanları Güney Kürdistan’a gitmeye teşvik etmek olduğunu belirten Horiri, “Oraya gitmek hiç tehlikeli değil. Orada yaşayanlar için günlük yaşam devam ediyor. Ama gıda ve su bulamayan ilticacılar için tehlike var. Otel veya akrabalarının yanlarında kalan bizler için tehlike yok. Bir araba kiralayın, tercüman bulun ve oraya gidin” şeklinde konuşuyor.



MURAT KUSEYRİ/STOCKHOLM