Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı Kürt Sorununa Demokratik Çözüm hamlesi Kürdistan, Türkiye, Ortadoğu ve Avrupa’da heyecanla karşılanırken Avrupa’da yaşayan Kürdistanlıların yeni süreci nasıl cevap olacakları tartışılmaya başlandı. Avrupa’da göçmen toplulukların yapısı ve sosyolojik gelişimleri üzerinde bir grup akademisyenle birlikte araştırmalar yapan sosyal bilimler uzmanı Godfrey Krüger, önümüzdeki yıllarda Kürt kimliğinin Avrupa’da tanınacağını belirterek, “Avrupa’da yaşayan Kürtler en az politik alanda olduğu kadar sosyal ve kültürel alanlar üzerinde örgütlülüklerini geliştirmelidir. Tüm göçmen topluluklarda olduğu gibi Kürtlerin de kendi kimliklerini korumanın yegane yolu budur” dedi.

Kürdistan’a giderek araştırmalarını derinleştiren Alman sosyal bilimler uzmanı Godfrey Krüger, Avrupa’nın birçok ülkesine göç eden Kürdistanlıların siyasal bir kimlik edindiklerini ama sosyal ve kültürel alanlarda birçok sorunla karşı karşıya kaldığını veya kalacağını belirtti. Kürdistanlıların önündeki en büyük sorunun ortak dil Kürtçe sorunu olduğuna dikkat çeken Krüger, “Değişik ülkelerde yaşayan Kürt akrabaların çocukları yaşadıkları ülkenin dilleriyle büyüyorlar. Bu şimdilik bir sorun gibi görünmeyebilir. Ama, bir kaç yıl sonra örneğin Fransa’da yaşayan bir Kürt genci İngiltere’deki kuzeniyle hangi dil üzerinde anlaşacaklar” diye konuştu. Aynı ülkelerde yaşayan Kürt çocukların hızla kendi anadillerini unuttuklarını belirten Krüger, önlemler alınmaması durumunda gelecek kuşakla birlikte Kürtçe’nin Avrupa’da yaşayan Kürdistanlılar tarafında artık kullanılmayacağını ve sosyal-kültürel bir yitimin başlayacağına dikkat çekti.

‘Yöntemler değişmeli ve geliştirilmeli’

Göçmen topluluklarıın tümünde benzer sorunlar yaşandığını belirten Krüger, Kürtlerin politik olarak son otuz yıldır Avrupa’nın en diri ve örgütlü halkı olduğunu belirterek, “Eğer bu geçiş süreci iyi kullanılmazsa önemli ölçüde bir dönem kaçırılmış olur ve tekrar yakalamak mümkün olmayabilir” dedi. Kürtlerin Kürdistan’da süre gelen çatışmalardan dolayı  Avrupa’da siyasal bir kimliğe sahip olduğunu belirten Krüger, şunları söyledi: “Bu süreç doğal bir gelişim süreciydi diyebiliriz. Kürtler bu süreçte bir nevi varlıklarını ve siyasal kimliklerini ortaya çıkardılar ama bu barış süreci devam etsin veya etmesin Kürtlerin artık sosyal ve kültürel alanlar üzerinde kuşak gelişiminde göz önünde bulundurarak kendilerini yeniden yapılandırmaları gerekmektedir.” Avrupa’da yaşayan Kürdistanlıların her geçen gün koşullarının ve ihtiyaçlarının değiştiğine dikkat çeken Krüger, bir hayli uzun sürecek yeni sürecin Kürt dinamikleri zayıflamadan hazırlıklı olunmasına dikkat çekti. Yeni sürecin ihtiyaçları, yöntemleri ve koşulları konusunda Kürtlerin karar verme gücüne sahip olduğunu belirten Krüger devamla “Açık ve net olan bir gerçektir. Günümüze kadar devam eden yol ve yöntemler ihtiyaçlar ve koşullar artık yeni bir sürece doğru evriliyor. Ben şahsen bu sürecin örgütleniş yöntemini sosyal ve kültürel alanların gelişimi ve genişlemesi üzerinde görüyorum” dedi.

‘Kürt meclisleri sürece ivme kazandırabilir’

Daha çok siyasal ve politik ihtiyaçlara göre Avrupa’nın bir merkezinde çalışmalarını yürüten Kürt Halk Meclislerinin yeni sürece önemli ivmeler kazandırabileceğine belirten Krüger, meclislerin önemli bir araç olduğunu ve Avrupa’da değişik göçmen grupları arasında böyle bir modele rastlamadığını belirtti. Her şeye rağmen Avrupa’daki Kürdistanlıların siyasal ve politik mücadelesinin devam edeceğini belirten Krüger, “Aşırı siyasallaşmak veya politikleşmek Kürtlerde bu mevcut sosyal ve kültürel ihtiyaçlara ya da bunun üzerinde örgütlenmek bir ihtiyaç gibi görünmeyebilir ama göçmen topluluklar eğer bu alanlar üzerinde yükselemezlerse göçmenlikten kaynaklı kimlik yitimi baş gösterebilir. Bu nedenle Kürt meclisleri sosyal ve kültürel alanlar üzerinde kendisini yeniden yapılandırabilirse Avrupa’daki göçmen Kürt toplumuna ivme kazandırabilir. Bu ivme gelecek toplumun dinamiklerini de içinde taşıyabilir” şeklinde konuştu.

‘Avrupa Kürtleri tutucu’

Kürdistan’da birçok merkezi ziyaret ettiğini ve siyasal ortamları gözlemlediğini belirten Krüger, Kürdistan’a göre Avrupa’da yaşayan Kürtlerin birçok konuda tutucu olduğuna dikkat çekerek, “Bunu normal ve doğal karşılamak gerek. Yabancı toplumlar içinde kendisini korumak için gelişen doğal bir refleks. Bunu bir yere kadar anlamak gerek ama, Kürtlerin genel anlamıyla topladığı toplumsal değerler çok güçlendi. Avrupa’daki Kürtler de önemli bir aşama kaydetti. Kendilerine sosyo-politik bir gerçeklik yarattılar yani korkular önemli ölçüde aşıldı. Asıl kaygı bu aşamadan sonra eski yol ve yöntemleri izlemekte yaşanmalı” ifadesinde bulundu. Krüger, Avrupa’da yaşayan Kürdistanlıların birçok göçmen topluluktan fazla imkana ve olanaklara sahip olduğunu belirterek “en önemlisi bir medyaya sahipler. Bir çok kuruma, yetenekli ve birikimli elamana ve yine bir çok göçmen topluluğun sahip olmadığı diri bir topluluğa sahiptir” dedi.


ALİ ONGAN/BASEL