Aslında geçen haftanın devamı olarak bu hafta da Türkçe eğitimi boykot ve Kürtçe eğitim okulları açma çabası üzerinde duracaktık. Çünkü bir hafta boyunca oldukça etkili ve başarılı bir boykot yaşanmıştı. Doğru eylem çizgisinin nasıl başarılara yol açtığı ve etkili olduğu net bir biçimde ortaya çıkmıştı. Dolayısıyla bu durumu incelemek ve sonuçlar çıkarmak öğretici olacaktı.
Fakat IŞİD adlı faşist çete örgütünün Kobanê’ye saldırısı buna izin vermedi. Öyle ki hafta başında görkemli olarak başlayan Kürtçe anadilde eğitim kampanyası hafta sonunu bile getiremedi. Kobanê saldırısıyla birlikte tüm Kürtlerin gündemi bir anda değişti. Haftaya boykot ve Kürtçe eğitim heyecanıyla başlayan Kürtler, hafta sonunu binler halinde Kobanê yoluna dizilerek getirdi.
Peki bu nasıl böyle oldu? Kürtçe eğitim kampanyası ile Kobanê savaşı nasıl böyle üst üste geldi? Biri Türkiye, diğeri Suriye sınırları içinde olan bu iki olay birbirini böyle nasıl etkiledi? Söz konusu iki olayın böyle eş zamanlı olmasına tesadüf denebilir mi? 
Benzer soruları böyle peş peşe sıralamak mümkün. Çünkü olanlar yüzlerce soru işareti yaratıyor insanın beyninde. Dikkat edilirse, her iki olay da aynı gün, yani 15 Eylül günü başlıyor. Sanki ortak planlanmış gibi. Bu nedenle, öncelikle bu durumu çözmek, her iki olayın birbiriyle bağlantısını ortaya çıkararak oynanmaya çalışılan oyunları deşifre etmek gerekiyor.
Bunu da şuradan başlayarak yapabiliriz. Eğer IŞİD çetelerinin Kobanê saldırısı olmasa ve bu temelde Kobanê savaşı ortaya çıkmasa Kürtçe Anadilde Eğitim Kampanyasının etkisi nasıl olacaktı? Bu kampanya Türkiye ve dünya kamuoyunu nasıl etkileyecekti? Dolayısıyla bu nedenle AKP Hükümeti üzerinde ne tür bir baskı oluşacaktı?
Kuşkusuz bu soruların cevabını bulmak zor değil. Zaten kampanyanın hazırlık sürecinde ve hafta başındaki ilanında çok önemli bir kamuoyu ortaya çıkmıştı. Öyle ki AKP Hükümeti üzerinde karşılaşabileceği en büyük siyasi baskı ortaya çıkmıştı. AKP Hükümeti ve yönettiği devlet, hafta başından itibaren asimilasyon yapan ve kültürel soykırım uygulayan bir güç olarak şiddetle kınanmaya başlanmıştı.
Elbette bu durum da AKP Hükümetini iyice sıkıştırmıştı. Yaşanan herkesin bildiği ve kabul ettiği bir insanlık suçuydu ve her şey açıkta olduğu için AKP’nin bunu gizlemesi mümkün değildi. Zaten eylemin başlamasıyla AKP Hükümeti nasıl tavır alacağı konusunda bile ciddi bir şaşkınlık içine girmişti. Çaresizce basını uyarıp “Görmezden gelmeleri” doğrultusunda talimat vererek, mümkün olduğu kadar basına yansıtmayarak gizleme yolunu seçmişti.
AKP Hükümeti böyle yaptı, ama bu biçimde sonuç alması mümkün değildi. Ne yapsa da Kürtçe anadilde eğitim kampanyası basına yansıyor ve AKP Hükümeti ciddi bir biçimde teşhir olmaya başlıyordu. İşte böyle bir ortamda başlayan IŞİD’in Kobanê saldırısı ve ortaya çıkan Kobanê savaşı bir anda ve bıçakla keser gibi gündemi değiştirerek, Kürtçe anadilde eğitim kampanyasıyla soykırımcı yüzü açığa çıkan AKP’yi şimdilik bir biçimde kurtardı!
Dikkat edilirse, tüm Kürt kamuoyu ve bununla ilgili olan herkes şimdi Kobanê savaşını ve yaşanan katliam tehlikesini tartışıyor. Geçen haftaya boykot ve Kürtçe eğitim kampanyası ile başlamış olan Kürt halkı, hafta sonunu Kobanê yürüyüşü ile getirmiş bulunuyor. Hafta sonundaki basın bültenlerinde neredeyse Kürtçe eğitim kampanyasının adı bile geçmiyor.
Peki her şey açık değil mi? Yaşanan olayları bundan daha iyi açıklayacak bir şey olabilir mi? Diyarbakır’da başlatılan Kürtçe eğitim kampanyası ile Kobanê’de yoğunlaşan savaş birbirinden kopuk ele alınabilir mi?
Böyle olamayacağı ve Kürtçe eğitimle Kobanê savaşının birbirinden kopuk ele alınamayacağı açıktır. Kobanê savaşının Kürtçe eğitim kampanyasını gölgelediği ve AKP’nin sürdürdüğü kültürel soykırımı gizlediği ortadadır. O halde Kobanê’ye saldıran IŞİD olsa da, Kobanê saldırısı herkesten çok AKP’nin işine yarıyor ve AKP’nin asimilasyoncu yüzünü gizliyor.
Belki bu belirttiklerimize aşırı zorlama ve AKP karşıtlığı denebilir. Fakat şu net bir biçimde açığa çıkıyor: IŞİD’in Kobanê saldırısı siyasi olarak AKP’yi kurtarıyor. Peki gerçek böyleyse, bu durumda IŞİD’in Kobanê saldırısı AKP’den bağımsız olarak düşünülebilir mi? Bizce düşünülemez. Zaten şimdiye kadar da IŞİD’e en çok destek veren güçlerin arasında hep AKP’nin adı geçiyordu. Bu olay da IŞİD ile AKP politikalarının birbirine paralel geliştiğini ve birbirini desteklediğini gösteriyor. IŞİD ile AKP’nin birlikte hareket ettiğini ortaya koyuyor.
Açığa çıkıyor ki, Diyarbakır’da zorlanan AKP, düğmeye basarak Kobanê saldırısını geliştirip kendini söz konusu baskıdan kurtarmaya çalışıyor. Yani Kobanê savaşı doğrudan AKP’nin de içinde olduğu bir savaş oluyor. Herhalde bunun dışında başka hiçbir şey AKP’yi Kürtçe eğitim kampanyasının yarattığı zorlamadan kurtaramazdı. Sadece böyle bir saldırganlık bunu yapabilirdi ki, AKP de böyle tehlikeli bir saldırıyı yöneltmekten çekinmedi.
Kuşkusuz bu durum, öncelikle 15 Eylül’de başlatılan “Türkçe eğitimi boykot ve Kürtçe anadil eğitiminin örgütlendirilmesi” eyleminin ne kadar etkili olduğunu ortaya koyuyor. Kürtler üzerinde asimilasyon uygulayan AKP’nin suçüstü yakalanmış olduğunu gösteriyor. Bu nedenle 15 Eylül Boykot ve Kürtçe eğitim kampanyasının daha şimdiden başarıya ulaştığı görülüyor.
Böylece Kürtler, AKP’yi can evinden vuran doğru eylem çizgisini yakalamış bulunuyor. Dolayısıyla benzer yaratıcı devrimci-demokratik eylemlerin bundan sonra da gelişeceği ve AKP’nin kültürel soykırımcı politikalarını sıkıştırmaya devam edeceği görülüyor.
Kobanê savaşına gelince, başta AKP olmak üzere IŞİD çetelerine destek veren tüm güçlerin ateşle oynadıkları bir gerçek. Kuşkusuz faşist IŞİD saldırıları Kürtleri zorluyor ve daha fazla kan dökmelerine yol açıyor. Kobanê halkını tıpkı Şengal halkı gibi katliam tehlikeleri ile yüz yüze getiriyor. Evlerini ve eşyalarını bırakarak başka yerlere gitmeye zorluyor.
Fakat aynı zamanda Kürt sorununun çözümünü de siyasetin gündemine getiriyor ve dayatıyor. Kobanê’den Şengal’e ve Maxmur’a kadar yoğunlaşan savaş Kürt sorununun çözümünü ertelenemez kılıyor. Özellikle Kobanê ve Rojava halkının kahramanca direnişi ve tüm Kürtlerin bu direniş etrafında topyekun birleşmesi çözümü adım adım gerçekleştiriyor.
Kürtler PKK ile birlikte direnerek kazanmayı öğrendiler. Ne kadar eşitsiz olursa olsun, Kobanê halkının da aynı direniş ve kazanma yolunda yürüyeceği açık. Bugün Kobanê direnişi tüm Kürtleri ayağa kaldırıyor ve birleştiriyor. Kürtlerin ve özgür insanlığın kalbi Kobanê’de atıyor. Kobanê’nin IŞİD çetesine mezar olacağı daha şimdiden açığa çıkıyor.
Çok açıkça ortaya çıkıyor ki, Kobanê direnişi özgürlük direnişi, demokratik direniş, insanlık direnişi oluyor. Özgür insanlığı ve demokratik Kürt uluslaşmasını kendi etrafında birleştiriyor. Başta gençler ve kadınlar olmak üzere tüm Kürtleri tam bir seferberlik içine çekmiş bulunuyor. Bu seferberliğe katılıp özgür insanlık mücadelesinde yer alan herkesi selamlıyor, daha fazla seferber olmaya ve daha çok direnmeye ve kazanmaya çağırıyoruz!