Kürt dilinin sorunlarını tartışmak ve dilin ortak noktalarında birleşmek amacıyla Amed'de düzenlenen Kürt Dil Konferansı'na geniş katılım oldu. Dilin güncel sorunları ve sömürgeci bariyerleri aşmanın yollarının tartışıldığı konferansta, Kürtçeyi aşağılayan Türk Başbakan Yardımıcısı'na da tepki gösterildi.
Kürt dili üzerinde devam eden inkar ve asimilasyon politikalarına karşı Kürt dilinin geliştirilmesine yönelik çabalar da sürüyor. Kürt kurumları, Kürt dili için önemli bir adım atarak, ilk dil konferansını düzenledi. KURDİ-DER öncülüğünde, Kürt Enstitüsü, DTK Dil Komisyonu ile Kürt Yazarlar Derneği'nin çalışması sonucu Amed'de düzenlenen Kürt Dil Konferansı, cuma günü başladı. Cegerxwîn Kültür Merkezi'nde gerçekleşen ve 3 gün sürecek konferansa, Suriye, İran, Federal Kürdistan Bölgesi, Kafkasya, Avrupa ve Kanada'da yaşayan 200'ün üzerinde Kürt dilbilimci ve uzman katılıyor.

Dil için ortak siyaset
Ey Reqîp Marşı'nın okunmasıyla başlayan konferansın açılış konuşmasını DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk yaptı. Türk, Kürdistan'ın 4 parçasında katılımla gerçekleşen konferansın Kürtler açısından tarihi önemde olduğunu söyledi. Türk, dil, kültür ve kimliğin birbirinden ayrılamayacağını belirterek, bütün bunların ortak ve tek bir siyasetle ele alınmasının önemli olduğunu vurguladı.

Eğitim dili olması yetmez
Kürt dilinin yıllarca devlet zulmüne uğradığını anımsatan Türk, "Kürt dilinin eğitim dili olması yetmez. Kürt dilinin yaşamın her alanında kullanılması gerekir. Hem eğitim dili, hem kültür, hem kimlik dili olmasının yanı sıra resmi dil olması gerekir. Yoksa Kürt dili zamanla yok olur" diye konuştu. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın "Kürt dili medeniyet dili değildir" sözlerine tepki gösteren Türk, "Kürt dili yüzyıllarca medreselerde eğitim dili olarak kullanılmıştır. Kürt dili, Baba Tahir, Ehmedê Xanî, Feqiyê Teyran gibi birçok edebiyatçıyı yetiştirmiştir. Son dönemlerde ise başta Mehmed Uzun gibi değerli bir romancı olmak üzere Kürt dili ile çağdaş edebiyat ürünleri verilmiştir" dedi.
Türk, Kürdistan'ın her yanında ortak bir dil ve ortak bir siyaset oluşturmanın birbiriyle bağlantılı olduğunu dile getirerek, Kürtlerin ulusal birlikle oluşturduğu gücü bir bütün olarak dil ve siyasete yansıtarak ortaklaştırmaları gerektiğine dikkat çekti.
Kürdistan'ın her yerinden katılım
Doğu Kürdistan'dan dilbilimci Mesud Şemsizad ise konuşmasında Kürdistan'ın genelinden katılım sağlanan konferansın önemli olduğunu belirterek, Kürtler arasında bu tarz ortaklaşmaların devam etmesi gerektiğini söyledi. Batı Kürdistan'dan dilbilimci İzeddin Abdullah, buradaki Kürtlerin Demokratik Özerklik temelinde altyapılarını oluşturduğunu kaydetti. Abdullah, bu kapsamda Batı Kürdistan'da birçok Kürtçe okul açıldığını ve bu okullarda bütün Kürtlerin eğitim gördüğünü söyledi. Federal Kürdistan Bölgesi'nden gelen dilbilimci Kakamen Botani ise Sorani lehçesiyle yaptığı konuşmasında, konferansın önemini vurguladı.
Konuşmalar ardından konferansın bir bölümü basına kapalı olarak devam etti.

Konferans divanından Arınç'a tepki
Konferans divanı için, Prof. Dr. Michiel Leezenberg (Amsterdam Üniversitesi), Dr. İbrahim Seydo (Sorbonne Üniversitesi) ve Dr. Refik Şiwani seçildi. Konferansın moderatörlüğü için de DTK Daimi Meclis Üyesi Osman Özçelik belirlendi. Özçelik, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın "Kürtçe medeniyet dili midir" sözünü eleştirerek, Bakan'ın bu sözleri sarf ederek haddini aştığını söyledi. Özçelik, "Arınç'ın bugün medeniyet dili olarak kabul ettiği Türkçe, Atatürk'ün içki masasında oturan dilbilimciler tarafından oluşturuldu" dedi.
Prof. Dr. Michiel Leezenberg ise Arınç'ın sözlerine tepki göstererek, Kürtçenin medeniyet dili olduğunu ifade etti. 18. yüzyılda Kürtçe yazılı eserlerin hazırlanabildiğini ifade eden Leezenberg, "O dönemde Ehmedê Xanî Kürtçe Arapça sözlük hazırladı. Oysa ondan önce de Melayê Cizîrîler de Kürtçe şiirler yazmıştı. Ehmedê Xanî ise, o dönemde ilk mesnevi şiirini yazmıştır. Diyarbakır, Bitlis ve diğer Kürt illerinde Arapça ve Farsça eğitim dilinin yanı sıra Kürtçe de eğitim dilinde kullanılmıştır" diye konuştu.

Israrla Kürtçe konuşulmalı
Dr. İbrahim Seydo, Türk siyasetçilerin Kürtlerin kafasını bulandırmak istediğini ve bu nedenle de sürekli olarak BDP'li vekilleri hedef aldığını dile getirdi. Kürt siyasetçilerine dönük "Bunlar Kürtçe bilmiyorlar, konuşmuyorlar" diye propagandalar yapıldığını kaydeden Dr. Seydo, Kürt siyasetçilerin Kürtçeyi hem bildiğini hem de konuştuğunu belirterek, Türk siyasetçilerin yaptığı propagandaların doğru olmadığını söyledi. Seydo, yapılan bu propagandaları boşa çıkarmak için Kürt siyasetçilerin ısrarla Kürtçe konuşmasını istedi.
Konferans katılımcıları ayrıca Amed Kayapınar Belediyesi'nin verdiği yemekte de bir araya geldi. Buradaki konuşmalarda da Kürt dilinin bütünlüğü ve anadilin korunması çağrısı yapıldı.

DİHA/AMED