Amed Şehir Tiyatrosu oyuncusu Nazım Hikmet Çalışkan, Kürtler için tiyatronun sadece bir sanat dalı olmadığı, bir başkaldırı alanı olduğunu söyledi.

Kürdistan’da Demokratik Bölgeler Partili (DBP) belediye eşbaşkanlarının yerine kayyumların atanmasıyla birlikte Kürtçe oyunları sahneleyen Amed Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu kapatıldı, çalışanların işlerine son verildi. 2014’te kurulan Batman Belediyesi Şehir Tiyatrosu ile Van Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Kürtçe tiyatro çalışmaları yürüten Nuda Kültür Merkezi Tiyatro Grubu, kayyumlar tarafından kapatıldı.

Kayyum tarafından işten atılan DBŞT’nin oyuncuları, 2017’de Amed Şehir Tiyatrosu’nu kurarak yollarına devam etti. Şu anda Kürtçe tiyatro geleneğini sürdüren Amed Şehir Tiyatrosu (Diyarbakır), Teatra Jiyana Nû (İstanbul) ve Teatra Mencel’in (Van) yanı sıra daha çok İstanbul’da birkaç grup kaldı.

Kürtler tiyatro alanında geç kaldı

Amed Şehir Tiyatrosu oyuncusu Nazım Hikmet Çalışkan, tiyatro tarihinin Kürt coğrafyasında düşünerek konuşulması gerektiğini belirterek, “Çünkü bir bütün olarak Kürtlerin tiyatro tarihi de parçalıdır. Kürtler şevbêrklerinde tiyatroya benzer ritüel yapmıştır. Zaten her ulusun kendi yaşamı ve doğası içinde tiyatro var. Önemli olan onu ortaya çıkarmaktır. Bu anlamda tiyatro aslında her zaman vardı. Ne yazık ki Kürtler diğer tüm konularda olduğu gibi tiyatro alanında da biraz geç kalmış” dedi.

 Kürtler için tiyatronun sadece bir sanat dalı olmadığına dikkat çeken Çalışkan, “Her dönem için bir başkaldırı alanıdır. Zaten izlenen politikalar nedeniyle Kürtçe diliyle yaptığınız her şey aslında direnmenin başlangıcıdır. İstanbul’da kurulan tiyatro grubu da bu doğrultudaydı ve izleyicilerin büyük ilgisini topladı. Daha sonra birçok grup kuruldu ve daha geniş alan ve izleyicilere ulaştı” diye konuştu.

Kürt tiyatrosu bitmez

Amed Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun, atanan kayyum tarafından kapatıldığını anımsatan Çalışkan, birçok çalışmaları yarıda kalmasına rağmen Kürt tiyatrosunun hiçbir zaman bir tek salona bağlı kalmayacağını ve yolu açılmış olan Kürt tiyatrosunun asla bitmeyeceğini söyledi.

Kürt siyasetinin tesiri tiyatroya güç veriyor

“Kürt Tiyatro Tarihi” adlı kitabının yazarı ve aynı zamanda Amed Şehir Tiyatrosu oyuncusu Yavuz Akkuzu, Türkiye’de Kürtlerin statüsüzlüğü ve Kürtçenin yasaklanması nedeniyle Kürt tiyatrosunun  1991 yılına kadar varlık gösteremediğini kaydetti. 90’lı yıllarda Amed Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun açıldığını; ancak devlet baskısı nedeniyle 2003 yılına kadar tiyatro dilinin Kürtçe değil, Türkçe olduğunu ifade etti. 2003’ten bu yana her hafta Kürtçe oyun sahnelediklerini, turnelere çıktıklarını, Kürtlerin olduğu tüm şehirleri gezdiklerini dile getiren Akkuzu, Kürt tiyatrosunun yayılması için her yerde oyunlar sahnelediklerini belirtti.

DBŞT’nin kapatılmasından sonra kendi imkanlarıyla açtıkları Amed Şehir Tiyatrosu’nda çalışmalarına devam ettiklerini belirten Akkuzu, “Kürt tiyatrosu, köklerini Kürt kültürü ve diline salmıştır. Kürt siyasetinin tesiri de tiyatroya güç veriyor. Tüm baskılara rağmen tiyatro asla kapatılamaz” dedi.

Halkın tiyatrosuyuz

Tiyatroyla bir mesaj vermenin peşinde olmadıklarını ve kendi doğrularını vermeye çalışmadıklarını söyleyen Akkuzu, “Tartışılmak üzere sahneye bir oyun ve fikir koyuyoruz. İnsanlar bunu izliyor, kimde nasıl bir fikir oluştuğuna karışmıyoruz. Yani doğru olan budur deyip seyirciyi pasif duruma sokmuyoruz” şeklinde konuştu.

Amed Şehir Tiyatrosu’nun halkın tiyatrosu olduğunu kaydeden Akkuzu, her tarzda oyun yazdıklarını, çevirdiklerini, Kürt destan ve hikayelerini de oyuna uyarlayarak tek tarzla sınırlı kalmadıklarını söyledi.

MA/AMED