Ancak mahkeme buna izin vermedi. Avukatlar, BDP'nin yargılandığını belirterek dosyaya görev ve yetkisizlik kararı verilmesini ve anadilde savunma talep etti. Hakimin tüm talepleri reddetmesi üzerine, avukatlar duruşma salonunu terketti.
'KCK İstanbul davası' dün Silivri Adliyesi'nde başladı. Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Adnan Çimen'in hazırladığı 2 bin 401 sayfalık iddianamede, 193 sanık sayısı diğer dosyalarla birleştirildiği için 205'e yükseldi. Duruşmaya BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, milletvekilleri Ertuğrul Kürkçü, Sırrı Süreyya Önder, Sebahat Tuncel, Ayla Akat Ata; KESK Başkanı Lami Özgen ve gazeteciler Oral Çalışlar, Nuray Mert, Ahmet Şık da izleyici olarak katıldı. Yargılananlar dinleyicileri "Berxwedan jiyane" (Direnmek yaşamaktır) sloganıyla karşıladı. Avukatlar, bazı sanık ve avukatların Silivri yolu kapatıldığı için mahkemeye yetişememesinin zapta geçilmesini istedi.

Aktar: 20 milyon insan konuşuyor

Yargılananlardan Kudbettin Yazbaşı ve Mümtaz Aydemir kimlik tespitlerini anadillerinde(Kürtçe) yaptı. Mahkeme Başkanı Açlık, "Türkçe dışında başka bir dilin kullanıldığı görüldü" diyerek tespiti sonlandırdı. Bunun üzerine söz alan Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar, "Türkiye'de 20 milyon nüfusu olan bir halkın diline bilinmeyen bir dil denirse, bu yargılama olmaz" dedi. Mahkeme Başkanı Ali Alçık da,"Ben bilinmeyen bir dil demedim. Türkçe dışında bir dil kullanıldı dedim. Polemik yaratmayın. Sanığın benimle anlaşması için sanığın Türkçe konuşması lazım" diye konuştu. 


Yargılanan BDP
Avukat Meral Danış Beştaş söz alarak bu dosyada BDP'nin demokratik siyaset yapma hakkının yargılandığını, partilerin de sadece Anayasa Mahkemesi'nde yargılanabileceğini söyleyerek mahkemenin davayla ilgili "görev ve yetkisizlik kararı" vermesini istedi. Beştaş, üç bilirkişinin BDP'nin siyasi faaliyetlerini inceleyerek soruşturmaya gerek olup olmadığına karar vermesini eğer gerek varsa dosyanın Yargıtay Cunhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesini istedi. Beştaş, iddianamede yer alan faaliyetlerin incelenerek bu kapsamda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca BDP hakkında yürütülen soruşturma olup olmadığının sorulmasını talep etti.

Sivas matemi vardı

Avukatlar anadilde savunma talebinin karşılanması için tercüman talep etti. Mahkemeye ara verildi. Aradan sonra devam edilen duruşmada, BDP üyesi Barış Özgüneş, Kürtçe savunma yapmak isteyen herkes adına söz aldı. Öğretmen olduğunu söyleyen Özgüneş, 2 Temmuz Sivas Katliamı'nın matemini Sivas'ta tutamadıkları için tüm sanıkların siyah elbise giydiğini söyledi.

İnkar devam ediyor
Özgüneş, neden anadilde Kürtçe savunma yapmak istediklerini şöyle açıkladı: "Dil sadece kendini ifade etme aracı değil; bir halkın rüya, hayal, düşünce sistemini ifade eden kutsal bir araçtır. Bilinmeyen anlaşılmayan dil söylemini kabul etmiyoruz. Kürtçe ismini zikretmemek inkarın devamıdır. Mahkemede konuşma, sokakta, evde konuş! Bunu kabul etmiyoruz."
Kuşların bile bir dili olduğunu ifade eden Özgüneş, sadece Kürtlerin değil, Arap, Laz veya başka anadilde konuşmak isteyenlerin de haklarına saygı duyulmasını istediklerini söyledi.

Postmodern kapatma davası
Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar da 2 bin 400 sayfalık iddianamenin sözde bir iddianame olduğunu belirterek, "Ben iddianamede bir eylem görmüyorum. Her hafta KCK'ye ilişkin operasyonlar yapılıyor. Son 3 yılda 6 bin kişi gözaltına alındı" dedi. "Bu dava postmodern parti kapatma davasıdır" diyen avukat Aktar, sanıkların suçsuz olduğunu söyleyerek, "Bu iddianame iade edilmeliydi. Kürtler legal bir savunma yapmak istiyorlar. Bugün bir karar verin ve bütün sanıkları tahliye edin" dedi. Aktar ayrıca dava dosyasına görevsizlik kararı verilmesini de talep etti. Bu arada tüm sanıkların avukatı Baran Doğan, olaylar ile delillerin birbiriyle ilişkilendirilmediği gerekçesiyle iddianamenin iadesini talep etti.

Herşey reddedildi
Savcı Ramazan Saban, avukatların davayla ilgili görev ve yetkisizlik kararı verilmesini, Kürtçe savunma, iddianamenin reddedilmesi, iletişim tespitlerinin iddianameden çıkartılması taleplerini reddedilmesini istedi. Mahkeme heyeti, talebi değerlendirmek üzere ara verdi. Aranın ardından mahkeme heyeti, avukatların tüm taleplerinin reddedildiğini açıkladı.
Mahkeme heyeti tutukluluğun devamına ise duruşmanın son günü karar vereceğini açıkladı.

Avukatlar salonu terk etti
Avukatlar da talepleri reddedildiği için "Bu duruşmada durmanın bir anlamı yok" diyerek, salonu terketti. Avukatlar salonu terk ederken izleyiciler ve yargılananlar “Baskılar bizi yıldıramaz” ve “Berxwedan Jiyane” sloganları attı. Mahkeme salonuna kalkanlarla komandolar girdi. Mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi.

Dışarda da protesto vardı

Dava devam ederken dışarda ise binlerce kişi eylem yapıyordu. Gruplar, "Devrimci tutsaklar onurumuzdur" ve "Berxwedan jiyane" sloganları attı. Bir ara salondan çıkan BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak ve BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, açıklama yaptı. Arkadaşlarının savunmalarını Kürtçe yapmak istediğini ancak buna izin verilmediğini ifade eden Kışanak, "Bu bir dikta uygulamasıdır. Buna karşı boyun eğmeyeceğiz. Biz bütün tasfiye politikalarını, teslim alma politikalarını boşa çıkartacak güçlü bir direnişi sergilemekte kararlıyız" diye konuştu.
Kürkçü ise Kürtlerin haklarının teslim edilmesinin herkesin sandığının aksine Kürtlerin değil, Türklerin ve tüm Türkiye'nin meselesi olduğunu belirtti. Kürkçü, "Kürtler özgür olmadan hiçbirimiz özgür olamayacağız" dedi.
Öte yandan KESK İstanbul Şubeler Platformu ve Türkiye'de Araştırma ve Öğretim Özgürlüğü Uluslararası Çalışma Grubu (GİTTürkiye) üyeleri de yaptıkları basın açıklamasında, tutuklananların serbest bırakılmasını ve operasyonlara son verilmesini istedi.

İSTANBUL