Erdoğan’ın “AB’nin Türkiye’nin üyeliğini bekletmesine ve terör örgütlerine olan muhabbetine artık tahammülünüz yok” çıkışından sonra, Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Paris’te Fransız meslektaşı Laurent Fabius ile görüşme gerçekleştirdi. Görüşme günü İspanya ve Fransa’nın Toulouse, Bordeaux kentlerinde 15 Kürt sabah erken saatlerinde gözaltına alındı. Aynı anda Bordeaux Kürt Kültür Merkezi binasına bir baskın düzenlendi. Bu işin sadece bir boyutuydu. İspanya’da Kürtlere dönük gerçekleşen operasyonun ise Fransa tarafından yürütüldüğü İspanya Dışişleri Bakanlığı yetkililerince doğrulandı. Bugüne kadar, Fransa’da Kürtlere dönük gerçekleşen tüm gözaltılar Türk ve Fransız yetkililerin görüşmelerine denk geldi. Yaşanan tüm bu sürecin Türkiye’ye bir jest olduğu çok açık!
Daha 3 Kürt kadın siyasetçinin ölümünün üzerinden bir ay geçmesine rağmen Fransa’nın uyguladığı bu siyaset neyin işareti… Haliyle insan tüm bu tablo karşısında, ‘Fransa neden Türkiye’nin 30 yılın üzerinde bir süredir kirli bir savaş yürüttüğü bir topluma bu kadar saldırgan bir tutum içerisine giriyor’ sorusunu soruyor.
Davutoğlu, Fransa’dan Avrupa Birliği konusunda yeni bir yol haritasıyla geri dönmüş oldu. Erdoğan’ın “emri”, anında yerine getirilmiş oldu. Hollande’ın yakın bir gelecekte Türkiye’yi ziyaret etmesinin sinyalleri verildi. 1915 Ermeni soykırımına dair geçtiğimiz yıl gündemde olan yasa bütünüyle rafa kaldırıldı. Bütün bunlar düşünüldüğünde ‘Türkiye Fransa’ya ne sundu’ sorusu akla geliyor. Nükleer enerji konusunda 21 milyar Dolarlık ihalenin Fransa’ya hemen Paris katliamdan üç gün sonra bizzat Fransa Ticaret Bakanı’nın Türkiye ziyareti sırasında sunulduğu basın-yayın organlarına yansıyan haberler arasında yer aldı.
“Stratejik ortaklığın” ticaret ve siyaset boyutu olması kadar normal bir şey olamaz elbet... Bu nedenle Türkiye ve Fransa arasında hele de Suriye gibi bir sorunun ortada durduğu yerde görüşme trafiklerinin çok yoğun olması da normal... Ama tüm bu süreçte cevaplanması gereken birçok soru ortada duruyor...
Fransa neden hala başkenti Paris’in ortasında gerçekleşen katliam sonrası Kürt toplumuna ve kamuyouna tatmin edici bir açıklama yapmıyor?
Fransa, hangi ihtiyaçtan doğru diplomatik bir ziyaretin “jestini” Kürtlere operasyon uygulayarak yapıyor?
İspanya’da yaşayan Kürtlerin yaptığı bir “hukuk dışı tutum” varsa bu İspanya’nın iç sorunudur. Fransa neden operasyon yapmaya gidiyor?
Davutoğlu ziyareti sırasında başlıklardan biri de Ermeniler... Fransa hükümeti kendi ülkesinde sığınmacı pozisyonunda olan Kürtleri ve Ermenileri neden kurban ediyor?
Bütün bunlar yaşanırken 2007 yılında gözaltına alınıp yargılanan 17 Kürdistanlı ve Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’nin itiraz mahkemesi 11 Şubat günü başladı. Mahkeme heyeti Türk savcılarının rolünü neden oynuyor?
Son bir aya bile bakılsa bu sorulara daha onlarca soru eklenebilir. Tüm yaşananlara karşı Kürt toplumu ve Kürdistanlılar, demokratik bir tarzda sesini yükseltmeye ve metanetini korumaya devam ediyor. 15 Şubat Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan ve Kürt toplumunu hedefleyen Uluslararası Komplo’nun yıl dönümündeyiz. Avrupa çapında Kürdistanlılar Strasbourg’da gerçekleşecek Cumartesi eylemi için bu saatlerde yola çıkmış durumda. Fransa’nın Kürtlere karşı yürütmüş olduğu kirli siyasete Kürtlerin yanıtı ise Strasbourg meydanlarında “adalet istiyoruz” talebi olacak!
Kürtler; ‘Adalet istiyor!’
Fransa Gündemi