"Gezi Direnişi" AKP'nin Kürt politikaları ve "Türkiye'nin Rojava ile dış politikaları"nın tartışıldığı konferansa Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Eşbaşkanı Yardımcısı Meral Danış Beştaş, Gazeteci Nuray Mert, Cumhuriyet Halk Partisi CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, Prof. Dr. Büşra Ersanlı, Sol Parti Milletvekili Andrej Hunko, Dr. Anıl Al-Rebholz, Yazar İhsan Eliaçık ve İpek Oksay katıldı. Önceki gün Altefauer Wache'deki konferansın açılış konuşmasını yapan TUDAY Başkanı İlkay Yılmaz, Gezi olaylarıyla toplumsal bir dinamiğin ortaya çıktığını ve Türkiye'nin artık geri dönülmez bir sürece girdiğini söyledi.
Türkiye, Kürdistan ve Avrupa'dan bir çok davetlinin katıldığı konferansın açılış konuşması ardından Dr. Anıl Al-Rebholz, Yazar İhsan Eliaçık ve İpek Oksay’ın konuşmacı olduğu “yeni kuşağın protestosu” başlığı altında bir oturum gerçekleştirildi.
Konferansın ikinci oturumunda ise BDP Eşbaşkanı Yardımcısı Meral Danış Beştaş, Gazeteci-yazar Nuray Mert, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu konuştu. "Yeni Anayasa taslağı-yeni bir düzen için talepler" isimli oturumda ise Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu Prof. Dr. Büşra Ersanlı ve Andrej Hunko da hazır bulundu.
Yazarlarımızdan Murat Çakır'ın moderatörlüğünü yaptığı "AKP Hükümeti'nin yeni Osmanlı yaratma hırsı ve bunun iç ve dış politikaları yetkileri" isimli oturumda konuşan BDP Eşbaşkanı Yardımcısı Meral Danış Beştaş,
AKP'nin de dış politikasının Kürt düşmanlığı üzerinde şekillendiğine dikkat çekti. Beştaş konuşmasını şöyle sürdürdü: "AKP'nin dış politikasında sadece Rojava'da Kürt karşıtlığı yok. Genel Kürt karşıtlığı var. Bunu Roj Tv'nin kapatılmasında, Paris'te katledilen 3 devrimci Kürt kadının cinayetinde ve yine AB'nin PKK'yi 'terör listesi'ne alınması yönünde yapılan faaliyetlerinde açık ve net görüyoruz. Amaç Kürtlerin mücadelesini uluslararası alanda kısıtlayarak içeriyle paralel bir politika sergilemektir. PYD'ye karşı çıkıyor, Kürtlerin Rojava'da yaratmak istediği devrimi boğmak istiyor. Bunu El-Kaide ve El Nusra eliyle yapıyor. AKP Rojava'da ve Kuzey'de Kürtleri tehdit ediyor. O yetmiyor bir de sınır hattında Kürtler arasında duvar örüyor. Biz defalarca bunu dile getirdik; sınırlar bizi bağlamıyor. Biz açık ve net söylüyoruz; hiç bir duvarı tanımıyoruz. Çünkü Kürtler artık her yönüyle bir birliği yaşıyor."
Yazar Nuray Mert ise yağtığı konuşmada AKP'nin dış politikası Osmanlı İmparatorluğu'na bir arzu ve istem olduğunu belirterek, "Bu yayılmacı bir siyaset anlayışıdır. 1950 yıllarından sonra gelişen sağ İslamcı anlayış olarak doğdu. Bu Türk ve Sünni vurgulu bir referanstır. Yayılmacı bir Türk milletçiliğidir. Eski Osmanlı toprakları üzerine hak iddia etmektedir. İslam topraklarında liderlik etme anlayışıdır" dedi.
Erdoğan ile Esad'ı bir araya getiren ortak noktanın Kürt düşmanlığı olduğunu söyleyen Mert, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından Türkiye'de Kürt sorunun çözümü için başlattığı sürece de değinerek "Bana göre iktidar Kürt sorununu anlamıyor. Kendi çıkarları dışında sorunu kavramış değil" diye konuştu.

Türkiye'de insanlar özgür değil

Prof. Büşra Eraslanlı ise AKP iktidarıyla birlikte Türkiye'de tek partililik yaşandığını belirtirken Prof. İbrahim Kaboğlu da konuşmasında, anayasa ile ilgili görüş ve beklentilerini anlattı. Sol Parti Avrupa Parlamentosu Milletvekili Andrej Hunko ise "Türkiye'de insanlar özgür değil. Ciddi bir baskıyla karşı karşıyadır. Bu günümüzde de devam ediyor" dedi.

ADEM KARAÇOBAN/KÖLN