BDP'de de devam eden bu gelenek, Türkiye siyasetinde kadının kazanımlarına işaret ederken, son olarak hükümet tarafından Meclis'e yasa önerisi olarak sunuldu. Şimdi Kürt siyaseti yeni bir adım atarak, yerel yönetimlerde de kotanın yanında eş başkanlık sistemi uygulayacak. Eşbaşkanlık sisteminin "Kadın devriminin derinleşmesi" olduğunu belirten kadınlar, ise geleneğin mirasını geleceğe taşımak için hareket edeceklerini söylüyor. Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) aktivisti Emine Özmen, fiilen uygulanan sistemin 30 yıllık kadın geleneğine dayanan güçlü bir mücadele sonucu elde edildiğine dikkat çekti.


Yasallaşmadan hayata geçirildi

Özmen, siyasetteki her oluşumun topluma da sirayet ettiğine ve toplumun dokusunu değiştirdiğine işaret etti. Söz konusu sistemin ilk zamanlarda kendilerine yabancı olduğunu belirten Özmen, bu nedenle çeşitli zorluklarla karşılaştıklarını belirterek, "Bu zorluk devlet nezdinde değildi. Eşbaşkanlık sistemini yasallaşmadan fiilen yaşama geçirdik. Toplumda da kabul gördü. Bu durumda devleti, yasaları ve ataerkil zihniyeti karşınıza alıyorsunuz. Mücadele ediyorsunuz, 'kabul edin sonra uygulayalım' değil; kabul ettirir bir pozisyonda olduk" dedi. Eşbaşkanlık sisteminin verilen mücadele sonucunda yasalara da geçirildiğini dile getiren Özmen, durumun reddedilemeyen bir gerçeklik halini aldığını ifade etti.

Sadece dokunduk

Eşbaşkanlık sisteminin yaşama geçmesi ile kadının her alanda görünürlüğünün arttığını belirten Özmen, sistemin yalnızca siyasi partilerin değil, birçok kurumun gündemine girdiğini ve uygulamaya koyulduğunu kaydetti. "Değişen kadın, değiştirebilen kadındır" diyen Özmen, Kürt kadın hareketinin kendi içinde değişimi yaratarak, kadına dönük bakış açısını genişlettikçe toplumda yansımasını bulduğunu ve toplumun bunun karşılığını verdiğini söyledi. Ortadoğu coğrafyasının kadın gerçekliğine yabancı olmadığını vurgulayan Özmen, "Bu topraklar uzun yıllar ana yanlı bir sistemle yönetildi. Bizim yaptığımız dokunmak oldu. 'Feodal toplumda bu sistemi nasıl yaşama geçirdiniz' denilebilir; ancak biz zaten var olana parmak bastık. Bu bizim için önemli bir kazanım" diye konuştu.

BDP'nin rolü çok önemli

BDP'nin eşbaşkanlık sisteminin uygulanmasında önemli bir rol oynadığına işaret eden Özmen, BDP'nin sistem partileri gibi değil, mücadele partisi olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "BDP mücadele geleneğinin temsilcisidir. BDP toplumsal dokuyu dönüştürmede önemli rol oynamıştır. Kadın hareketine, kadın kurtuluş ideolojisine saygılı bir parti ve bu anlamda gereken mücadeleyi de risk göze alarak veren bir parti" dedi. Eşbaşkanlık sisteminin politik zeminlerde tartışılsa bile halk içinde olumlu bir tepkiyle karşılandığını belirten Özmen, bu süreçte siyasi partilerin çekimser yaklaşımlar sergilediklerini kaydetti.

Öcalan, evrensel bir etkide bulunuyor

"Kürt halkı kadına inanıyor. Eşbaşkanlık sistemini biz belediyelerde deklare etmeden önce, kadın kotasının uygulanmasını halk istedi. Feodal özellikleriyle öne çıkan yerlerde bile 'kadın bizi temsil etsin' denildi. Çünkü bir kadın mücadelesi var, dağlarda, zindanlarda, yaşamın her alanında. Halkımızda kadına karşı bir güven oluşmuştur" diyen Özmen, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın da bu konudaki emek ve yoğunlaşmalarının inkar edilemez bir gerçeklik olduğuna vurgu yaptı. Eşbaşkanlık siteminin Öcalan'ın çabası sonucu elde edildiğini belirten Özmen, şunları söyledi: "Önderlik ile halk gerçekliği, önderlikle kadın gerçekliği arasındaki bağı görebiliyoruz burada. Sayın Abdullah Öcalan'ın paradigmasal bir hedefi var. Kadına dönük bir hedefi var. İnandığı bir gerçeklik var. Kürt halk gerçekliği değil, evrensel bir gerçekliktir Sayın Öcalan'ın gerçekliği, çünkü evrensel bir etkide bulunuyor."


ZEYNEP KURİŞ/DİHA/AMED