Kürtler neden temkinli?

Forum Haberleri —

Rojhilat/Kürtler/foto:AFP

Rojhilat/Kürtler/foto:AFP

  • ABD, 'Epik Öfke Operasyonu' ile Ortadoğu’nun jeostratejik satranç tahtasını sarsarken, İran Kürt muhalif gruplarına yönelik bir temas başlattı.
  • Silahlanmış, mobilize ve tutarlı liderlik yapısına sahip olup uzun süredir göz ardı edilen Kürtler, ülkenin geleceği pamuk ipliğine bağlıyken spot ışıklarının altında.

* LEELA JACINTO-Çeviri: Yeni Özgür Politika

ABD ve İsrail’in İran’a hava saldırısı başlatmasından bir gün önce, eski şahın ABD’de yaşayan oğlu Rıza Pehlevi, sosyal medyada bir mesaj yayınlayarak, daha önce Rojhilatê Kurdistan İttifakı'nı “ayrılıkçı” bir ajandaya sahip olmakla suçladığı açıklamasını düzeltmeye çalıştı. Bu girişim ters tepti ve temsili demokrasi geleneği olmayan bir ülkeyi yönetmenin zorluklarını vurgulayan alaycı yanıtlar yağmuruna tutuldu.

Tartışma, geçen ay 5 Rojhilatê Kurdistan partisinin Tahran’daki İslam rejimine karşı bir ittifak kurduğunu duyurmasından sonra başladı. Pehlevi, bu girişimi İran’ın toprak bütünlüğüne tehdit olarak nitelendirdi. Bu durum, İslam ile Pehlevi rejimleri altında kendilerine tanınmayan demokratik hakları talep eden Kürtler arasında alarm zillerini çaldırdı. Mesajlaşma hatasını düzeltmek isteyen Pehlevi, ardından çoğunluğu tanınmayan erkeklerden oluşan bir grubun ortasında yer aldığı bir video yayınladı; grubun “İran’ın büyük ailesinin üyeleri” olarak tanımlandığı videoda sessizce izlerken, “tüm ayrımcılıkları sona erdirmeye” kararlı olduğunu beyan etti. Bu çaba, İran’ın parçalanmış muhalefet çevrelerinin çoğunda reddedildi; bazı sosyal medya paylaşımlarında toplanmaya palyaço figürleri bindirildi, diğerleri ise Pehlevi’nin “kırmızı çizgi” söylemini karikatürize etti.

Savaşın 4. günü

Bu olaylar, 'Epik Öfke'nin Ortadoğu’yu devasa bir belirsizliğe sürüklemesinden ve ABD’nin İran için “sonrası” planını netleştirmeye çalışmasından önceydi. Savaşın 4. gününde Rojhilat Kürtleri, çok daha ciddi sonuçlar taşıyan bir temasla karşılaştı. Haberlere göre; Salı günü ABD Başkanı Donald Trump, Kürt koalisyonundaki 5 partinin en büyüğü olan İran Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDPI) lideri Mustafa Hicri ile telefon görüşmesi yaptı. İki gün önce ise Trump, Feder Kürdistan'daki liderlerle konuştu. CNN’in haberine göre; CIA, İran’da halk ayaklanması tetiklemek amacıyla Kürt güçlerini silahlandırmak için çalışıyordu.

Spot ışıklarının altında

Silahlanmış, mobilize ve tutarlı liderlik yapısına sahip olup uzun süredir göz ardı edilen Kürtler, ülkenin geleceği pamuk ipliğine bağlıyken spot ışıklarının altında. Kürtler, Washington tarafından farklı zamanlarda, sınırların farklı taraflarında, farklı sonuçlarla defalarca cezbedildi. Bazıları felaketle sonuçlandı. İran Kürtleri için şimdi soru şu: Tarih tekerrür mü edecek, yoksa dersler mi alınacak?

İran’ın 93 milyonluk nüfusunun yüzde 10-17’sini oluşturan Kürtler, Tahran’a karşı uzun bir direniş tarihine sahip. Mevcut rejime muhalefetleri 1979 Devrimi’ne dayanır; rejime karşı silahlı bir ayaklanma başlatmıştı. Yaklaşık yarım yüzyıldır farklı kısaltmalar ve ideolojilere sahip Kürt partileri, Tahran’ın herhangi bir siyasi muhalefeti yok etme çabalarına direnmeyi başardı.

Ortadoğu güvenlik uzmanı ve İran Kürtleri tarihini inceleyen Şukriya Bradost, “Rojhilatê Kurdistan ile ülkenin geri kalanı arasındaki fark, bu partilerin halkla bağlantısıdır. İran’ın Kürt bölgesine bakarsanız, ailelerin çoğunluğu İslam rejimine karşı savaşta en az bir üyesini kaybetmiştir. Dolayısıyla zaten bu hareketin parçasıdırlar” diye açıklıyor.

Ayaklanmaları örgütlüyorlardı

Kürt seferberliğinin etkinliği, Aralık-Ocak protestolarında görüldü; rejimin eşi görülmemiş ölçekte baskı uygulamasıyla İran’ın şehirleri, kasabaları ve köyleri kan gölüne döndü. Askeri sınıf silahlarla organize olmayan göstericiler biçilirken 7 Kürt siyasi partisi, 8 Ocak’ta genel grev çağrısı yapmak üzere bir araya geldi. Diğer etnik azınlık illeri de greve katıldı, ekonomiyi felç etti ve topluluklarını sokaklardan uzak tuttu.

Kürt seferberliği sonraki haftalar ve aylarda ivmesini korudu; parti liderleri koalisyon görüşmeleri yaptı. Trump’ın askeri “armadası” bölgeye konuşlanana kadar, 8 Ocak grevini organize eden 7 partiden 5'i (daha sonra biri daha katıldı) siyasi platform ve ajandaya sahip bir koalisyon kurmayı başardı. 22 Şubat’ta 'İran Kürdistanı Siyasi Güçler İttifakı' kuruldu.

ABD ile ilişkilerinin yanı sıra merkeziyetçi devletler talep eden çoğunluk topluluklarıyla müzakereleri, Kürtleri değerli derslerle donattı. Bugünkü İran sahnesinde zorluklar ise devasa ve İsrail’in Ortadoğu haritasını yeniden çizme arayışıyla sonuçlar belirsiz.

Stratejik ortaklık değil

Trump’ın Kürt muhalefeti ile teması, Epik Öfke’nin başlamasından bir gün sonra Pazar günü başladı; KDP Genel Başkanı Mesûd Barzanî ve YNK Genel Başkanı Talabani ile telefon görüşmesi yapıldı. Ertesi gün KDPI lideri Mustafa Hicri ile görüşme geldi. Telefon görüşmeleri manşet olsa da uzmanlar beklentileri düşük tutuyor. Anthesis-Wallbrook Group’ta jeopolitik ve stratejik içgörüler kıdemli danışmanı Güney Yıldız, “Taktiksel bir aktivasyon gibi görünüyor, stratejik bir ortaklık değil” diyor. “CIA önce herkesi denedi – MEK [Mücahidîn-i Halq], monarşistler, diaspora grupları – ve hiçbiri ülkede ciddi örgütsel erişime sahip değil. Kürtler ve Beluçlar sahip. Yani diğer seçenekler elendikten sonra geriye kalan bu” diye ekliyor. Yıldız, şunun altını çiziyor: “Sorun şu ki taktiksel aktivasyonlar, taktiksel ihtiyaç bittiğinde sona erer.”

Zayıflamış rejimin baskısı

Rojhilat Kürtleri için ABD-İsrail savaşı tarihlerinde dönüm noktası olabilir. “40 yıldır bu anı bekliyorlardı. Ama savaşın geleceği ve Hamaney’in ölümünden sonrası konusunda da endişeleri var” diyor Bradost. En acil endişe, rejimin yenilmiş ama yenilmemiş halde standart prosedürlere dönerek Kürt bölgelerinde vahşi bir baskı uygulaması. “İran rejimi ülkenin herhangi bir kısmına misilleme yaparsa Kürt bölgesi ilk olacak” diye açıklıyor Bradost.

Bu senaryo, savaşın ilk haftasında zaten gerçekleşmeye başladı. Perşembe günü İran ordusu, İran ve Irak’taki Kürt bölgelerine yönelik saldırılar sonrası Başûrê Kurdistan’daki Kürt güçleri karargâhlarını hedef aldığını açıkladı.

Her şey Kürtler için korkunç şekilde ters gidebilir; bu yüzden liderleri Trump yönetiminden garanti talep ediyor

Taktiksel bağların ‘aritmetiği’

ABD-İsrail askeri operasyonu İran için “sonrası” planı olmadan devam ederken, ülke etnik fay hatları boyunca parçalanma riskiyle karşı karşıya, diyor uzmanlar. Kürtler, çoğunlukçuluğa karşı uzun mücadelelerinde bağımsız devlet talebinin tehlikelerini anladı. Sınırın ötesinde Türkiye’de PKK, daha fazla özerklik ile Kürt haklarına odaklandı. PKK bugün Türk yetkililer ile uzun soluklu barış sürecinde. Bu, Türkiye’nin Suriye hükümetinin QSD güçlerine saldırmasını engellemedi. Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, QSD’nin amacının “büyük ölçüde sona erdiğini” ilan ederek, özerk bölge umutlarını zedeledi.

Suriye deneyimi, bugün İran Kürt gruplarının hesaplamalarının üzerinde asılı duruyor ve onları daha “gerçekçi” kılıyor, diyor Yıldız. “Amerika’nın Suriye’de neden bu seçimleri yaptığını anlıyorlar, katılmasalar da. Umutla hareket etmiyorlar. 9 ayda üç kez kafası kesilen bir rejime bakıp, bu en kritik siyasi anı kaçırmayı göze alamayacaklarına karar veriyorlar. Seçenekleri: güvenilmez bir ortakla çalışmak ya da hiçbir şey yapmadan izlemek. Bu güven değil, aritmetik.”

Gelecek haftalar ve aylardaki kilit değişken, İran güvenlik aygıtının ayakta kalıp kalmayacağı ya da parçalanıp parçalanmayacağı. ABD’nin Kürtlere teması “taktiksel ihtiyaç bittiğinde” sona erebilir. İsrail bu kez Beyaz Saray’ın denetimi olmadan bölgedeki etkisini artırırken, İran’ın Kürtleri muhtemelen zamanın ruhuna uygun yeni “dost-düşman” dersleri alacak.

* Leela Jacinto'nun France24'deki analizi çevrilerek düzenlendi.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.