SERKAN DEMİREL / ANF / CENEVRE


Kürtlerin sahadaki askeri ve siyasi varlığı, Cenevre’de Kürtsüz siyasi çözüm yapmak isteyenlerin projelerini bir kez yine boşa çıkardı. 

Suriye’nin geleceğini tartışmak amacıyla Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde 28 Kasım’da başlayan Cenevre-8 görüşmeleri de diğer görüşmeler gibi sonuçsuz kaldı. Şimdi ise sadece bir gerçek gerçek ortada duruyor: Suriye’de Kürtsüz siyasi çözüm olmaz…

Görüşmelerin son gününde görüşmelere katılan heyetlerle gün içerisinde yaptığı toplantıların ardından basının karşısına geçen BM Suriye Özel Elçisi Staffan de Mistura, Cenevre-8 görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlandığını duyururken, bir kez yine Suriye’de iç savaşa siyasi çözüm geliştirmenin yerinin Cenevre olması gerektiğini tekrarladı.



Rojava gerçeğiyle basının karşısına çıktı

Açıklamasının bir bölümünde Suriye’nin aktüel haritasını gösteren de Mistura, Suriye’deki güç parçalanmışlığına dikkat çekti. Bu durumun ise Suriye’de barışın sağlanmasını zorladığını söyledi. De Mistura’nın başka amaçla göstermeye çalıştığı Suriye’nin aktüel haritası, bir anlamda Cenevre görüşmelerine davet edilemeyen Kürtlerin sahadaki askeri ve siyasi gücünün önemini gözler önüne sererken, Kürtlerin varlığı dikkate alınmadan yapılacak görüşmelerin başarısızlığa mahkum olduğu gerçekliğini de ortaya koymuş oldu.


‘Başaramadık’

Cenevre-8 görüşmeleri kapsamında muhalefetle 11, rejim heyetiyle 7 toplantı gerçekleştirdiğini de dile getiren de Mistura, görüşmelerde geçiş yönetimi, yeni anayasa, terörizmle mücadele ve seçimler gibi 4 temel konu üzerinde tartışmalar yürütüldüğünü söyledi. Görüşmelerin başarısız olduğunu söyleyen de Mistura, Ocak ayında Cenevre görüşmelerini tekrardan başlatmayı düşündüğünü de ifade etti.


Neler yaşandı?

Beşar Cefari başkanlığındaki rejim heyeti ve Türkiye ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bölgesel güçler destekli Riyad ekibi olarak bilinen ‘muhalefet’ heyeti katılımıyla gerçekleşen görüşmelerde, BM Suriye Özel Elçisi Staffan de Mistura diğer görüşmelerde olduğu gibi bu görüşmelerde de tarafları bir odada bir araya getirmeyi başaramadı. 

Farklı odalarda yapılan toplantılar arasında adeta mekik dokuyan de Mistura, tarafları görüşmelere yaklaşımından kaynaklı sık sık tarafları uyardı. De Mistura görüşmelerin başından itibaren tarafları önkoşulsuz olarak görüşmelerde yer almasını istese de beklenildiği gibi olmadı. 

Muhalefet heyetini samimi olarak görmeyen rejim heyeti, sahada bu güçlere karşı elde edilen askeri başarıdan kaynaklı gün geçtikçe Cenevre görüşmelerinin uzatılmasını isteyerek bir anlamda bu güçlerin sahadaki varlığının tamamen sonlandırılmasından yana bir tavır ortaya koydu.

Rejim heyeti tavrı bu şekilde olurken, muhalefet heyeti ise bugüne kadar yapılan görüşmelerin aksine, Cenevre-8 görüşmelerinde doğrudan rejim heyeti ile görüşmek istedi. Cenevre sürecinin uzamasının muhalefeti gün geçtikçe daha da zayıflatacağını iyi bilen muhalefet heyeti, Cenevre-8’den bir sonuç elde etmeyi planlamış olsa da başarılı olamadı. Esad’sız bir geçiş hükümeti önkoşulu ile görüşmelere katılan muhalefet heyeti, rejimin bu konudaki net tavrı ile karşılaştı. Bu görüşmelerde öne çıkan tek önemli gelişme, BM Suriye Özel Elçisi de Mistura’nın yeni anayasa ve secimler gibi iki önemli konu hakkında taraflara üzerlerinde tartışması için sunduğu 12 madde oldu.  Bu maddeler ne kadar tartışılmak üzere taraflara sunulmuş olsa da görüşmelerde bu duruma pratik bir karşılık bulunmadı. 



İşler Kürtsüz yürümüyor

Suriye’de en büyük askeri ve siyasi güce sahip olduğu gibi Suriye’nin geleceğine yönelik elinde tek demokratik projesi olan Kürtlerin davet edilmediği bir Cenevre görüşmesinde Suriye halklarını kaderi bir kez yine masadaki tarafların çıkarlarına kurban edildi. 

Suriye’de siyasi çözüm geliştirmek amacıyla yapılan Cenevre görüşmelerinin bir bütününde nelerin tartışıldığı ve bu görüşmelerden ortaya çıkan sonuçlara bakıldığında tek gerçekle karşılaşmak mümkün: Kürtler hesaba katılmadan Suriye’de bir siyasi çözümü tartışmak anlamsız…

Öte yandan, Cenevre-8’den çıkan sonuç bir kez yine Kuzey Suriye Federasyonu yetkililerini doğruladı. Konuya ilişkin birçok kez demeç veren yetkililer: „Bizim katılmadığımız görüşmelerden bir sonuç çıkmaz“ demişti.