
Almanya'nın Mannheim kentinde 8 Eylül'de startı verilen Öcalan'a Özgürlük Otobüsü, İsveç, Danimarka, Hollanda, Belçika, Fransa (Strasbourg), Almanya'nın bir bölümünde yaptığı turdan sonra İsviçre etabını sürdürüyor. Özgürlük Otobüsü gittiği kentlerde büyük bir hareketlilik yaratıyor. Öcalan'a Özgürlük İnsiyatifi'nin 1 Eylül'de, Öcalan'ın özgürlüğü talebiyle başlatmış olduğu imza kampanyası çalışmalarına büyük bir ivme kazandırıyor. Otobüsü karşılama için yapılan mitinglere Kürtlerin yanı sıra farklı halklardan insanlarda ilgi gösteriyor. Öcalan'ın özgürlüğü için, farklı halklara mensup insanlar da imza atıyor.
İsviçre'nin Basel kentinde otobüsü bin kişi karşıladı. Bu, 8 Eylül'den beri en büyük karşılamalardan biriydi. İsviçre'de St. Gallen, Wintertur, Zürih, Luzern, Basel, Bern, Biel, Lozan ve Cenevre kentlerindeki eylemlere katılarak imza atan çok sayıda kişi ve kurum temsilcisi "Avrupa devletlerinin siyasi tavrına rağmen, Öcalan inatla halklarla buluşturulmalı" mesajını veriyor.
Canel Ramanda (Öğrenci):
Uzun yıllardan beri Kürtlerin sesini sürekli sokaklarda, meydanlarda duyuyor ve onlarla karşılaşıyorum. Kürtler haklı bir mücadele veriyor. İnançlı ve kararlılar. Avrupa kamuoyu, mevcut devletlerin PKK ve Öcalan hakkındaki yorum ve görüşlerine inanmamalı. Devletler bir takım çıkarlar için bunu yapabilir ama kamuoyu bence devletler gibi düşünmüyor. Öcalan için başlatılan açlık grevleri (grevi şimdi duydum) ve otobüs turu ile birlikte devam eden imza kampanyası umarım kamuoyunun dikkatini çeker ve sadece televizyonlarda duydukları resmi söylemlerin dışında düşünürler.
Mustafa Atıcı (Basel Kanton Parlamentosu Milletvekili):
Otobüs turunun Türkiye'de devam eden açlık grevleriyle denkleşmesi her iki eylemi de oldukça anlamlı kılıyor. Kürtler son 30 yıldır sürekli ve devamlılıklarını aksatmadan ayaktalar. İnsanlar canlarını dişlerine takarak bir şeyler haykırıyorlar. Bu haykırışın anlaşılması gerek. Kürtler Öcalan diyor, özgürlük ve statü istiyor. Bunu görmemek, bastırmak veya dikkate almamak mümkün olabilir mi? Siz bastırdıkça, siz bu halkın istem ve taleplerini görmedikçe Kürtler, her geçen gün biraz daha meşrulaşarak inançlarına sarılıyorlar. Bu ve benzeri kampanyalar şüphesiz amacına ulaşıyor. Özellikle Avrupa'daki Kürtlerin sivil ve demokratik aktiviteleri kamouyunda ilgi ile karşılandığına tanık oluyoruz. Otobüs turu da oldukça anlamlı ve değerli demokratik bir eylem biçimidir diye düşünüyorum.
Martin Flückiger (BASTA Partisi Sekreteri):
PKK'nin 'Terörist', Öcalan'nın ise 'terör örgütü başı' olduğu yalanları 30 yıldan bu yana Kürtler tarafından boşa çıkarılıyor. Kürt halkı, kadını, erkeği ve çocuklarıyla PKK ve Öcalan'ı destekliyor. Bugün burada bu otobüsün gelmesiyle bir kez daha yaşıyoruz. Cezaevlerinde devam eden açlık grevleri PKK ve Öcalan'ın hangi kategoride olduğunu bir kez daha gösteriyor. Bu nedenle Avrupa hemen şimdi ve gecikmeden 'PKK terör örgütüdür' safsatasında vazgeçmeli ve Kürtlerden özür dilemeli. Geçmişte ve şimdi olduğu gibi Öcalan, PKK ve Kürt halkının haklı talepleri inatla Avrupa'da devletlerin gözüne sokulmalıdır.
Rahmi Guasmiel (Elektirik mühendisi):
Ben Kürtlerin mücadelesine saygı gösteriyorum. Yaptıkları her eylem çeşidine değer biçiyorum. Elbette bu Kürtlerin mücadelesi ve nasıl yürütüleceğine ancak onlar karar verebilir. Ama, ben şahsen devlet otoritelerine, özellikle Avrupa devletlerine hiç bir şey anlatılamayacağını, anlatmaya ve göstermeye gerek olmadığını söylemek istiyorum. Kürtler özgürlüklerini savaşla kazanacaktır. Getirilen tüm engeller ve yaptırımlar "savaşmayın" demek için yapılıyor. Evet insanlar ölüyor. Bu iyi bir şey değil ama, savaşmayınca da Kürtler ölüyor, öldürülüyor. Çıkarlara dokunuldukça görünür oluyorsunuz. Ahlaklı ve disiplinli bir savaş bence hak almanın tek yoludur. Ben Kürtlere buna inanıyorum.
Veysel Yıldız (Basel ve Çevresi Alevi Kültür Merkezi):
Biz Aleviler bir bütünen haksızlıklara, bastırılmışlıklara karşı çıkmalıyız. Çünkü bunu yaşayan biziz. Çünkü biz bir bütünün parçalarıyız. Şimdi Kürt halkı Ortadoğu, Türkiye, Kürdistan ve Avrupa'da ayağa kalkmış durumda. Açlık grevlerinde her an ölüm haberleri gelebilir. Bu çocuklar bizim çocuklardır. İki aydır Önderlikleri için Avrupa'nın dört bir tarafında bu otobüs karşılanıyor. Bu kavga, bu barış özlemi, bu mücadeleye hiçbir Alevi sessiz ve kayıtsız kalmamalı.
Mahir Sayın (Yazar):
Otobüs turu ülkedeki mücadelenin ve faaliyetin bir parçasıdır. Devamı ve birlikteliğidir. Açlık grevlerinin duyrulması, sayın Öcalan'a uygulanan tecrit, anadilde eğitim ve savunma hakkı, Kürtlerin statüsüzlüğü kabul etmemesi gibi taleplerin otobüs turu ile birlikte Avrupa kamuoyuna gösterilmesi, duyrulması çok önemlidir. Türkiyeliler ve Kürdistanlılar buna sahip çıkarak demokrasiye ve eşitliğe sahip çıkacaktır.
Chiristina Mosser (Turist):
İnsanların kendilerine lider olarak gördükleri ve saydıkları bir insan için mücadele etmeleri gayet doğal. Çünkü liderlik vasfını yine buradaki insanlar veriyor. Ben imza atarak onların istemlerine ortak oldum. Bu çok ilginç bir şey değil gayet doğal bir şeydir ve bence herkes bu talebin yanında olmalıdır. Kaldı ki, dünyanın her tarafında örgütler ve onların liderleri vardır. Öcalan'ın cezaevinde olması onun liderlik vasıflarını zayıflatmaz tam aksine güçlendirir.
Zih Leiu (Hasta bakıcı):
Ben de Öcalan'a özgürlük diyorum. Kürtlerin taleplerini saygı ile karşılıyorum. Kürt halkı ve Öcalan için bir çok şey maniple edildi ve ediliyor. Ben bunlara inanmıyorum. Fakat bunlara inananlar da var. O halde daha fazla tanıtım, daha fazla enformasyon gerekiyor. Otobüs turu iyi bir seçim olmuş. Düzenleyenleri tebrik ediyorum. Mandela ile Öcalan kardeşliği ilan edilmeli.
ALİ ONGAN/BASEL
Otobüs Cenevre'deydi
Öcalan'a Özgürlük Otobüsü'nün önceki günkü durağı İsviçre'nin Cenevre kentiydi. Otobüs turu eylemcilerini Cenevre'de Birleşmiş Milletler binası önünde bekleyen Kürdistanlılar karşıladı. Yapılan mitingte eylemin amacı anlatıldı, Ozan Şemdin'in müzik dinletisi eşliğinde halaylar çekildi. Eylemin ardından Cenevre Kürt Kültür Derneği'nde toplantı yapıldı. Yapılan konuşmalarda Türkiye ve Kürdistan'da, yüzlerce tutsağın açlık grevinde olduğu belirtilerek, Avrupa'da Kürdistanlıların daha fazla duyarlı olması istendi.
BENGÜL YAÐIBASAN/CENEVRE