Kürtlerin Cenevre 2 Konferansı’na bağımsız katılması talebiyle, İsviçre’nin Cenevre kentinde bir haftadan beri sürdürülen çadır eylemi, dün yapılan mitingle sona erdi. Mitingte yapılan konuşmalarda, Kürtlerin kendi kimliğiyle Cenevre 2’de temsil edilmemesi yönündeki kararın kabul edilmeyeceği vurgulandı.
Cenevre’deki Birleşmiş Milletler binasının önünde bir araya gelen yüzlerce Kürdistanlı, Cenevre 2’yi protesto etti. Atılan sloganlarla Rojava devrimi selamlandı. Ayrıca Kürdistan’ın sembol ve flamalarının taşınması alanda bir renk cümbüşü yarattı. Kürdistan ve dünya özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına bir dakikalık saygı duruşunun ardından konuşan sanatçı Seyitxan, “Rojava’da yeni bir yaşam yaratan Kürtler, bu konferansa çağrılmıyor. Kürtlerin bu konferansta temel bir katılımcı olarak yer alması gerekiyordu. Oysa Kürtlerin dışında diğer gruplar çağrıldı. Bu karar ikinci Lozan’dır. Biz Kürtler, ikinci Lozan’ı tanımıyoruz” dedi.

Devrimden rahatsızlar!

Bern Bölgesi Demokratik Kürt Halk Meclisi Başkanı Hanifi Ceylan ise konuşmasında şunları belirtti: “Bugün Rojava’daki halkımızın yarattığı devrime sahip çıkmak için buradayız. Devrim için Rojava’da şehit düşen savaşçılarımızı saygıyla anıyorum. Rojava’da gerçekleştirilen devrimi görmek istemeyenler, Kürtleri Cenevre 2 Konferansı’na çağırmadı. Onlar bu tutumları ile kendi taraf ve renklerini ortaya koymuşlardır. Biz Kürtler konferansa davet edilmeme yönündeki kararı kabul etmiyor; Rojava’da yaratılan devrime ve kazanımlara sonuna kadar sahip çıkacağımızı ilan ediyoruz.”

Kürt Yüksek Konseyi kararı kınadı

Kürt Yüksek Konseyi üyesi İlham Ahmed, Rojava Devrimi’nde herhangi bir çabası olmayanların Kürtler adına konferansa çağrıldığını söyledi ve kararı kınadıklarını ifade etti.
Rojava ve Suriye’deki Sûryanîler adına yapılan konuşmalarda da karar kınandı ve “Rojava Devrimi’nin bir şemsiye gibi bütün etnik grupları” kucakladığı belirtildi. Açıklamada, Asurî-Sûryanî halkının sonuna kadar Rojava Devrimi’ne sahip çıkacağı ve ikinci bir Lozan’a izin vermeyeceği dile getirildi.  

Brüksel’de BM’ye tepki
Belçika’daki Kürdistanlıların hedefinde ise Kürt Yüksek Konseyi’ne davet göndermeyen BM vardı. Kürdistanlılar,  başkent Brüksel’deki BM binası önünde düzenledikleri eylemle Kürtlerin Cenevre 2’ye kendi temsilcileriyle katılmaları gerektiğine vurgu yaptı. Cenevre 2 Konferansı’nı organize edenlere çağrı da yapan eylemciler, hazırladıkları dosyayı BM temsilcilerine iletti. Eylem, “Bijî berxwedana YPG”, “Bijî Rojava”, “Kürdistan için siyasal statü” sloganları ile sona erdi.

Helsinki’de AB’ye çağrı

Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de de Avrupa Birliği (AB) önünde düzenlenen mitingle Kürtlerin Cenevre 2 Konferansı’na katılması gerektiğine dikkat çekildi. Eksi 15 derecede düzenlenen mitinge dört parçadan Kürdistanlılar katıldı. Mitingte Kürdistan’ın dört parçasından temsilcilerden oluşan bir heyet AB Temsilciliği’yle görüşerek Kürtlerin taleplerini bildiren bir dosya sundu. Yapılan konuşmaların ardından eylem sloganlarla sona erdi.

 DENİZ COŞKUN-ERDAL ÖLMEZ/CENEVRE




‘PYD’yle işbirliğine gidilmeli’

Ortadoğu uzmanı Guido Steinberg, ABD ile müttefiklerinin Suriye’de giderek güçlenen IŞİD benzeri çete örgütlerine karşı Rojavalı Kürtlerin en büyük temsil organı olan Demokratik Birlik Partisi (PYD) ile işbirliği yapması gerektiğini söyledi.
Suriye’de Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) adlı El Kaide bağlantılı çete örgütünün etkinliğini artırması Batı‘da endişeyle izleniyor.  Giderek güçlenen El Kaide bağlantılı örgütlerin günün birinde Batı’yı da hedef alabilecekleri endişesini taşıyan Batılı ülkeler büyük bir ikilemle karşı karşıya. Bir yanda Esad rejimiyle işbirliği yapmak, diğer yanda tehdit boyutu Suriye’yi aşan çete örgütlerin güçlenmesine seyirci kalmak.

Üçüncü bir yol var

Deutsche Welle’ye konuşan Berlin merkezli Bilim ve Politika Vakfı’nın Ortadoğu uzmanı Guido Steinberg ise ABD ile müttefiklerinin üçüncü bir yolu tercih ederek IŞİD benzeri çete örgütlerine karşı mücadelede, PKK ya da PYD ile işbirliği yapabileceğini belirtiyor. Steinberg, muhalifler arasındaki bölünmeye işaretle ABD ile Avrupa’nın Rojavalı Kürtler ile işbirliğine şimdiye kadar çekimser yaklaştığını, ancak tehdidin boyutu karşısında dengelerin değişebileceğini ifade ediyor: “Avrupalılar, PYD ile daha yoğun bir işbirliğine gidecek olurlarsa Suriye’deki tüm Araplarda nefret uyandıracaklarını çok iyi biliyorlar.  Avrupalıların bu çekimser tutumunun arkasında yatan nedenlerden biri kesinlikle bu. Bunun bir sürekliliği olur mu, emin değilim. İç savaşın devamında Avrupalılar ve Türklerin de yanlarına alabilecekleri her müttefike ihtiyaç duyacağı bir durum ortaya çıkabilir. Benim kişisel tahminim, iç savaşın uzun süreceği ve bu nedenle bizi doğrudan tehdit eden tehlikelerin de çok daha büyüyeceği yönünde. Cihatçılar tehlikesi artık çatışmaya bakış açımızı tümden değiştiren bir boyut aldı. Cihadist örgütlerin varlığı Esad’ı güçlendiriyor. En azından Amerikalılar yakın vadede politikalarına terörle mücadele ögelerini de katacak. PKK ya da PYD ile işbirliği yapmaları da söz konusu olabilir.”

BERLİN